• 26.07.2021 06:18
  • (190)

Bütün dünya bir süredir aynı ortak gündemi tartışıyor; bu gündemin etkisinin hiç hissedilmediği nadir ülkelerden biri biziz.

Türkiye.

Fransa cumhurbaşkanı Emmanuel Macron şiddetli tepki gösteriyor. Pakistan başbakanı İmran Khan gerçek olduğuna inandığında dünyayı yapanların başlarına yıkacağından söz ediyor. Hindistan’da sivil toplum örgütleri ve medya kendi hükümetlerine ateş püskürüyor. İsrail’de sol muhalefet hükümeti suçluyor. Bizden ‘tık’ çıkmıyor.

Gündem teşkil eden olayda en sık adı geçen ülkelerden biri Türkiye oysa.

Olay şu: Başında vaktiyle İsrail ordusunda görev yapmış birinin bulunduğu bir teknoloji firması cep telefonları üzerinden casusluk yapan bir program geliştirmiş ve bunu İsrail devletinin onayladığı ülkelere yüksek para karşılığı kullandırıyormuş. Hedef seçilen kişinin ruhu duymadan telefonuna hakim olunuyor, kapalı iken bile mikrofonu ve kamerası açılıyor, içindeki mesajlar, fotoğraflar kopyalanıp indiriliyor, yaptığı konuşmalar, hatta bulunduğu mekanlardaki görüşmeler uzaktan dinlenip videoya çekiliyormuş…

En güvenilir bilinen Apple ürünü iPhone’lar bile çökertilebilmiş…

Şimdiye kadar telefonları değişik devletlerin takibi altına düşen kişilerin sayısının 50 bin kadar olduğu açıklandı.

[Programı devletlere satan İsrail firması belli bir süre için kullanım izni veriyormuş. Hedef seçilen her 50 kişi için yaklaşık 8 milyon dolar ödenmesi gerekiyormuş.  Konunun ciddi takip edildiği ülkelerden Hindistan’da, National Herald gazetesi, ulusal güvenlik bütçesi üzerinde yaptığı taramadan, kendi ülkelerinde en az bin kişinin bu programla izlendiği sonucunu çıkarmış. 50 kişi için 8 milyon dolar ödendiğine göre İsrail firmasına bin kişi için ne ödeme yapıldığını siz hesap edin. Gazete savunma bütçesine ek yapılarak programın satın alındığını, bunun da başbakanlarının İsrail’e yaptığı ziyaret üzerine gerçekleştiğini yazıyor. Medya üzerlerine gidilince, Hintli bakan, ‘‘Bu programı 40 ülke daha kullanıyor, bir tek bizim üzerimize geliniyor’’ tepkisini vermiş.]

40 ülke 50 bin kişiyi bu programla izliyor.

NSO’nun başındaki İsrailli Shalev Hulio..

Programın adı Pegasus. Firmanın adı da NSO. Firmanın başında Shalev Hulio var. Program 2010 yılından beri kullanımda.  Konunun şimdilerde gündeme taşınmasının sebebi  izinsiz dinleme ve casusluk amaçlı kullanım işinin üç bağımsız kuruluşun ortak çalışmasıyla bir projeye dönüştürülmesi. ‘Pegasus Projesi’ içerisinde yer alan Forbidden Stories grubu, Uluslararası af örgütü (Amnesty International) ve Toronto Üniversitesinin yurttaşlık laboratuvarı (Citizen Lab) bu konuyu dünyanın gündemine sokmayı başaran üç kuruluş.

Artık hangi devletin hedefi olmuşsa Fransa cumhurbaşkanı Macron’un telefonuna da ulaşmışlar. 

[İsrail’in Haaretz gazetesi, Macron’u izlettiren ülkenin Fas olduğunu yazıyor. Fakat Fas kralının ve başbakanının telefonları da hedef seçilenler listesinde yer alıyor. Dinleyeni de dinlemişler, sizin anlayacağınız. Onları kendi ordusu ile istihbarat örgütü dinlemekteymiş.

Telefonları hedef seçilen birkaç devlet başkanı ve başbakan daha var. Ancak programı satın alan devletler bu kolaylığı daha çok ülkelerindeki muhaliflerin takibi için kullanmışlar. 

Muhalefet partilerinin ileri gelenleri, sivil toplum liderleri ve özellikle de gazeteciler için… 

Türkiye’nin adı konuya ilişkin haberlerde sıkça geçiyor.

Bunun sebeplerinden biri, İstanbul’daki Suudi Arabistan başkonsolosluğu binasında katledilen gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın da Pegasus programının hedefi oluşu… Sadece onu değil, evlendiği Mısırlı eşi ile Türkiye’deki nişanlısını da dinlemiş Suudlular…

Dünkü Haaretz gazetesi Türkiye’de Kaşıkçı cinayetini soruşturan cumhuriyet başsavcısının da telefonlarına sızılmak istenen hedef kişiler arasında yer aldığını duyurdu. 

Gazete şunu da yazıyor: ‘‘Türk savcının telefonuna sızılması, sürmekte olan cinayet soruşturmasında kendisinin adının da geçip geçmediğini bilmek isteyen Suud veliahtı Muhammed bin Salman için kritik önemdeydi.’’

[Kaşıkçı’nın kanı NSO firmasının da elinde. Amerikan CBS televizyonunun 60 Minutes programına çıkan Shalev Hulio’ya bu hatırlatılınca verdiği cevap şu olmuş: ‘‘Şunu açıklıkla söyleyeyim: Bizim bu korkunç olayla hiçbir ilişkimiz yok.’’ Oysa var, nasıl olmaz? Kaşıkçı telefonu üzerinden adım adım izlenebilmişse bunu sağlayan İsrail’in NSO firması.]  

Suudlular programı satın alan 40 ülkeden biri. Kaşıkçı dışında bir başka hedef Mısır imiş Suudi Arabistan için. Mısır başbakanı, dışişleri, maliye, adalet ve teknoloji bakanları Pegasus’la Arap Zirvesi öncesinde dinlenmiş. Pegasus Projesi içinde yer alan Arap sitesi Daraj’a göre, zirvede Mısır’ın takınacağı tavrı önceden öğrenmeyi hedeflemiş Suudi Arabistan. 

Pegasus müşterisi bir diğer ülke de Birleşik Arap Emirlikleri. Dubai şeyhi Muhammed Raşid el-Mahtum’un evden kaçmak üzere bir tekneyle açılan kızı Latife’yi Oman açıklarında durdurup döndüren komando baskını o sayede başarılı olabilmiş. Kızın yerini onun ve annesinin telefonlarını Pegasus’la izleyerek belirlemişler.  

Müşterilerin büyük bölümü, anlamış olacağınız gibi, ‘İslam ülkesi’ olarak bilinenler… Şimdiye kadar ortaya dökülen bilgilere ve özellikle hedef seçilen telefonların sahiplerine bakılırsa, Ortadoğu’da her devlet diğerlerinin önemli isimlerini Pegasus’la izlemiş, izlemeyi sürdürüyor. 

Türkiye dinleyenler mi, yoksa dinlenenler mi arasında? Bizden birilerinin dinlendiği biliniyor da, Pegasus müşterisi miyiz, henüz bu konu meçhul.

İzlemeye değer.