• 24.12.2021 06:53

Önce “Nas ortada” dendi. Nas ortada dendiği vakit,

Anayasanın başlangıç kısmında, laiklik ilkesi gereği kutsal din duygularının Devlet işlerine ve politikaya kesinlikle karıştırılamayacağı,

2. maddesinde Türkiye Cumhuriyeti’nin demokratik ve lâik bir hukuk devleti olduğu;

24. maddesinde de Devlet’in sosyal, ekonomik, siyasal ve hukuksal temel düzeninin din kurallarına dayandırılamayacağı yazılı idi.

Nas ortada” ile başlayan bu süreç bana, 12 Şubat 2021’de yazdığım “Kapatma kararı ve bir ayrıntı…” başlıklı yazımı hatırlattı.

AYM kararını incelerken, AK Parti adına savunma yapan Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek’in savunması da dikkatimi çekmiş, satır satır okumuştum…

Anayasa Mahkemesi’nde AK Parti adına savunma yapan Cemil Çiçek bakın neler demiş:

“….bizim, dinî referanslar gösterdiğimiz iddia ediliyor. Peki, nerde dini referans göstermişiz? Hangi eylemde, hangi işlemde dini referans alarak biz düzenleme yapmışız, bunlarla ilgili herhangi bir şey yok”

“….bir iktidar partisinin bir muhalefet partisine nazaran laiklik karşıtı olması esasen imkânsızdır. Çünkü ne yapsa yargı denetimine tabi. Bunun gereğini yapmayanlar da zaten Ceza Kanunu’na göre suç işlemiş oluyor.”

“….Eğer siz çıkardığınız yasaları, çıkardığınız yönetmelikleri, tüzükleri yayınladığınız, dinî referans veriyorsanız, yani laikliğe aykırı dinin herhangi bir hükmüne dayanarak bir düzenleme yapıyorsanız, bu zaten hem iç hukukumuz bakımından mümkün değil hem de demokratik değerleri benimsememiş bir partinin, bir hükûmetin, bir iktidarın Avrupa Birliği çatısı altında yer alması mümkün değil.”

“…Dolayısıyla biz, hem evrensel laiklik anlayışına hem 1982 Anayasası’nın en başta 24’üncü maddesi olmak üzere bu konudaki düzenlemelere uygun bir laiklik anlayışını benimsiyoruz.”

Cemil Çiçek, bugün Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu Üyesi ve en son açıklamalarından birinde de şöyle diyor:

Anayasa toplantısında 50 +1'in hem bugün hem de gelecekte önemli sıkıntılara sebebiyet vereceğini ve Türkiye'yi bir kaosa sürükleyeceğini söyledim, yine söylüyorum”

Türkiye Cemil Çiçek’in ifadesi ile bir kaos yaşıyor…

Kaosun ekonomi temelinde, dini bir referans olan “Nas” ısrarı yatıyor.

Peki Nas hükümleri ekonomiye iyi geldi mi?

Nas ortada iken” faiz inecek, enflasyon inecek dendi. Bir ekonomik program açıklandı. Faiz indi ama enflasyon zıpladı. Milli paranın erimesine göz yumuldu, halkın yoksullaşması izlendi.

Türk Lirası’ndaki erime durdurulamadıkça yaşanan türbülansa Merkez Bankası beş kez müdahale etti. 21 günde 17 milyar dolar satıldı, döviz rezervleri iyice azaldı. Ama o da işe yaramadı.

Türbülans şiddetli fırtına eşliğinde devam ederken, Pazartesi gecesi yapılan açıklamalar ile “Nas”ın açık açık ret ettiği faiz örtülü olarak geri geldi.

Ama bu kez de Diyanet İşleri itiraz etti…

Diyanet’den hem de Yüksek Kurulu Başkanlığı’ndan derhal açıklama geldi,

"Bu tür mevduat hesaplarına tahakkuk ettirilen fazlalıklar faiz olup dinen haramdır. Söz konusu faiz oranlarının enflasyonun altında ya da üstünde olması, bu işlemi faiz olmaktan çıkarmazBu itibarla bankaların vadeli mevduat hesaplarına para yatırmak caiz değildir"

Diyanet, artırılan faizin üzerindeki örtüyü kaldırdı, yapılan faiz artımı dedi…

Bu kez de “Nas” ortada kaldı…

Şimdi önce Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurul Üyesi Cemil Çiçek’e ve sonra AK Parti vekillerine sormak gerek….

Kapatma davasında Cemil Çiçek ne demişti:

“….bizim, dinî referanslar gösterdiğimiz iddia ediliyor. Peki, nerde dini referans göstermişiz? Hangi eylemde, hangi işlemde dini referans alarak biz düzenleme yapmışız, bunlarla ilgili herhangi bir şey yok”

Ama şimdi var…

Türkiye’de halen bir anayasal devlet düzeni bulunuyor…

Anayasal düzen var ise Nas’a göre devlet yönetimi olamaz…

Hukuksal olarak netleştirilmesi gereken bir sıkıntılı durum var karşımızda.

Ne diyorsunuz?

Özellikle siz Cemil Çiçek…

Laikliğe aykırı dinin herhangi bir hükmüne dayanarak bir düzenleme yapıyorsanız, bu zaten hem iç hukukumuz bakımından mümkün değilyargı denetimine tabi, gereğini yapmayanlar ise Ceza Kanununa göre suç işlemiş olur, diyordunuz…

2008 yılında,

Laikliğe aykırı, dinin herhangi bir hükmüne dayanarak bir düzenlemenin suç olduğunu duyurmakta idiniz.

2021 yılında “Nas” ortaya gelmiş iken,

Şimdi ne diyorsunuz Cemil Bey?