Figen Çalıkuşu
Figen Çalıkuşu

Gazete: Karar Gazetesi

Müslüman Müslüman’ın malına....

  • 9.09.2022 07:15

Türkiye’de sefalet hızla artıp insanlar yoksullaşırken, AK Parti iktidarında üç ayrı konuttaki 4 kasada saklandığı iddia edilen 180 milyon dolar rüşvet boyutuna da eriştik.

Sade 180 milyon dolar mı, bilanço eksik kalmasın:

İzi kaybettirilen 100 milyon dolar şüpheli kredi... Başkalarının üzerine kaydettirildiği iddia olunan 100’ü aşkın mal varlığı...5 yıldızlı bir otel...

Sermaye Piyasa Kurulu’ndaki rüşvet iddialarının kamuoyuna yansıyan kısmı bile Titanic gibi... Kutlamak gerek... Böyle soygun tarihimizde görülmedi.

Hukukçu olunca insanın gözü ilk önce yargıya, kuzuların sessizliğinde olayları seyreden savcılara, yolsuzluğu, hırsızlığı, karanlık ilişkileri cezalandırmayan yeni zihniyete takılıyor....

Bu zihniyette esas mesele ne?

Tabii ki soygun...“Soyalım, daha fazla soyalım” düzeni...

Rüşvet, irtikâp, yolsuzluk ile mal edinme yanında bir de 15 Temmuz ile hız alan servet değişimi üzerinden mal edinmeyi yaşıyoruz.

Servet transferinin nasıl başladığını daha önce yazmıştım.

OHAL rejimi altında tutuklamalar, ihraçlar 15 Temmuz rejiminin beşerî kısmı ile ilgiliydi...Ama bir de ekonomik boyutu vardı.

6758 sayılı yasa ile “el konulan” malvarlıklarının yönetimi TMSF’ye aktarıldı. Sanki bu malvarlıklarının sahipleri hüküm giymiş, cezaları kesinleşmiş gibi malvarlıkları ellerinden alındı.

Ceza Muhakemesi Kanunu’ndaki kayyumlar yerine Tasarruf Mevduat Sigorta Fonu’nun kayyumları iş başı yaptı. Sayıları yedi yüzü aşan şirketlerdi bunlar. Ciroları milyarlarca lira.

Büyük bir servet transferi...

Aslında bu coğrafya “servet transferine” aşina idi. Büyük bir utanç olan, hazin “servet transferi” hikâyelerimiz var...

Örneğin sarsıntısı hiç dinmeyen Varlık Vergisi... Önceki gün de utanç verici 6-7 Eylül olaylarının yıldönümüydü...

“Türkleştirme Politikaları” olarak anılan sürecin çok önemli bir başka yüzüdür bu servet transferleri ...

Prof. Dr Ayhan Aktar “Varlık Vergisi ve Türkleştirme Politikaları” kitabında bu konuyu işler:

“Varlık Vergisi uygulaması, devletin ulusal burjuvazi yaratmak konusundaki ısrarının bir yansıması şeklinde de okunabilir.

Bunların yansıra dönemin basınının olaya bakışı, azınlıklar üzerinde estirilen terör, uygulayıcıların da bir süre sonra kontrolünden çıkan gelişmeler, yaklaşık on altı ay süren köşe bucak temizlik harekâtı, bu uygulamadan arta kalanlar. Varlık Vergisi uygulaması, Türkleştirme politikalarının bir devamıdır elbette.

Bir ötekileştirme ve dâhil etme politikasıdır. Servetin, Deli Dumrul usulü yeniden dağıtımıdır.”

Düne kadar hedef alınanlar “Türkleştirme politikasında” Müslüman olmayan vatandaşlardı.

Başarılı da olundu ve artık servet transferi yapacak “gayrimüslim azınlık” neredeyse kalmadı. Mahkeme kayıtlarına göre 4 bin 214 ev, 1004 iş yeri, 73 kilise, bir sinagog, iki manastır, 26 okul ile birlikte toplam 5 bin 317 mekân yağmalandı.

6-7 Eylül olaylarında evleri ve işyerleri yakılıp, yıkılan gayrimüslim vatandaşlarımız, mal ve mülklerini yok bahasına satarak, vatanlarını terk etmek zorunda kaldı. Milyonları aşan gayrimüslim nüfus, 2008 yılı itibarıyla bildirilen rakamlara göre artık 89 bin.

15 Temmuz sonrasında hızlanan ve ortaya çıkan tabloda, aşinası olduğumuz maya, hamurunu karmaya devam etti, “mangır” kısmı, irtikâp kısmı, rüşvet kısmı, “çökme” kısmı değişmedi...

Ama “servet transferi” yapılan kitle değişti... Gayrimüslimleri tüketince sıra Müslümanlara geldi anlaşılan...

Prof. Dr Ayhan Aktar’ın kitabından yaptığım alıntıda “azınlıklar” kısmını çıkarın ve bir daha okuyun... “Basınının olaya bakışı, estirilen terör, -sözüm ona- köşe bucak temizlik harekâtı bu uygulamadan arta kalanlar”...

Belki iktisat tarihçileri ve sosyologlar bu çarpıcı farklılığı da daha derinlemesine inceleyeceklerdir...

Şimdilik elimizdeki açık gerçek, 15 Temmuz dediğimiz sürecin çok kirli parasal yüzünün çürümeyi hızlandıran bir ivmeye sahip olduğudur.

Bu hızlı soygun zihniyeti, yargının hukuku boğazlamasının da sebebidir.

3 ayrı mekânda, 4 kasa ile saklanan 180 milyon dolarlık rüşvet iddiası... Böylesini hiç duymamıştık... Bu nasıl bir soygun, nasıl bir çürüme...

Bu nasıl bir açgözlülük.

Türkiye ilk seçimde paçasını bunlardan kurtaracak... Aksi takdirde sırtımızdaki gömleğe kadar soyulacağız.

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.