• 7.01.2015 00:00
  • (1784)

 Muhalefet kaç seçimdir aynı stratejiyle mücadele ediyor ama AKP yi yenilgiye uğratamıyor. Bunu bir kenara bırakalım, geriletemiyor bile. Bunun sebebi AK Partinin, toplumsal talepleri karşılama açısından hep bir adım önde olmasıdır.

Muhalefetin hiçbir kanadı bu konuda AKP nin önüne geçemiyor, ya da geçmek istemiyor. Daha geri konumlarda kalmayı, toplumsal talepleri geri çekmeyi savunuyor. HDP nin talepleri  ileri görünse de toplumun geneli açısından baktığımızda çoğunluğun güncel taleplerinin daha ötesinde olduğundan sosyal karşılığı gerçekliğe uygun olarak az oluyor. Çözüm sürecindeki olumsuz muhalefeti kendisine oldukça puan kaybettirmiş, en azından kazanma ihtimali olan puanları zayıflatmıştır.

Anlaşılan muhalefet partileri bu seçimlere de aynı stratejiyi kullanarak girecekler. Bu, AKP yi gözden düşürme stratejisidir ki halktan ilgi görmesi mümkün değil.

Öncelikle muhalefet bu yolda yalan-yanlış, komplovari, kandırmaca ve karalamaya yönelik o kadar çok yöntem kullanmıştır ki yalancı çoban pozisyonuna düşmüştür. Bunların çoğu da deşifre edilmiş olduğundan artık ne söylese itibar görmüyor.

Muhalefetin sözcülüğüne, daha doğrusu AK partiyi yıpratma misyonuna soyunmuş Hürriyet,  Cumhuriyet, Zaman, Sözcü, Aydınlık gibi gazeteler hemen her gün yanlış yorumlanmış, çarpıtılmış haber ya da yorumlarla halkı AKP den soğutmaya uğraştıkça bu yaptıkları hep geri tepiyor. Çünkü bunu inandırıcılıktan ve gerçeklerden uzak, karalamaya yönelik apaçık bir şekilde yapıyorlar. Bu, negatif muhalefettir ve sonuç almıyor.

Yetmişli ve seksenli yıllarda tutuyordu. Çünkü o zaman iktidar, siyasi partilerin çatışmalarına göre şekilleniyordu. Ama artık öyle değil. İkibinli yıllarla birlikte toplum bilinci çok farklılaştı. Bunun en önemli sebebi halkın son elli yıl boyunca edindiği siyasi deneyimdir. Halk değişik partileri sırayla denemiş, seçim dışı yollarla hükümetlerin nasıl devrildiğine defalarca tanık olmuş, sıra AKP nün temsil ettiği siyasi düşünceye gelince orada uzun erimli bir karar kılmıştır. AK Partinin söylemiyle yaptıkları arasındaki çelişkiler, diğerlerine göre daha azdır. Toplumun yıllardır birikmiş sorunlarının çözümüne el atmıştır. Bu süreçte AKP çözmek istedikçe muhalefet engellemek için çaba harcamış, halka daha iyi bir çözüm önermemiştir.

Çözüm sürecine, anadilde eğitime, 82 Anayasasının demokratikleştirilmesine, tüp geçide, yeni ve modern havaalanına, üçüncü köprüye, enerji yatırımlarına karşı durarak halkın güvenini kazanmak mümkün görünmüyor. Toplum, bunlardan yanadır çünkü. Seçim barajına yönelik eleştiriler ise AKP nin karşı önerileri üzerine geri çekilmiş, AYM yoluyla bir seçim propagandası malzemesine dönüştürülmek istenmiştir. Çevreciliği ve ağaç dostluğunu öne sürmek de inandırıcı değil, propagandif olarak algılanmaktadır. AKP bu yöndeki eleştirileri savuşturmayı başarmıştır.

Geriye yolsuzluk argümanı kalmıştır. Bunun ise aslında yolsuzlukla mücadele amaçlı değil de hükümeti alaşağı etmeye yönelik bir girişim olduğu daha ilk günden belli olmuştur. Toplumun hafızasında kuşkular oluşmuş olsa bile halk, sivil siyasete yönelik devirme girişime prim vermemiştir.

Şimdi yeni şeyler, aynı yöntemlerle denecek gibi görünüyor. Bu da genel seçimlerin galibini baştan belli ediyor. Seçimden sonra yeniden halka hot zotlar göreceğimiz aşikar.

Siyasi değişiklik önerilerine, yatırımlara, ekonomik iyileştirmelere falan karşı durularak seçim kazanılamaz. Siz, Ermeni soykırımı için taziye yayınladı diye ateş püskürürseniz halktan onay alamazsınız. Evet, o talepleri savunan bir kitle de vardır elbette. Ama %50 nin altındadır onların oranı. Her bir muhalefet partisine paylaştırılınca da %25 den fazla düşmüyor.

Finansal dünya krizi ülkemizi gerçekten ‘teğet’ geçti. Hükümet bunu sağlayabilmek için bir takım kural dışı işler (İran’la ambargo dışı ticaret gibi) de yapmıştır. Şimdi buradaki hükümetin zayıf noktalarına vurarak onu yıpratabileceğini sanmak  safdilliktir. Toplum her şeyin farkında. Farkında olmadığını, onu başka türlü yönlendirebileceğini sananlar yanılıyor. Bu iş, ‘bunlar da çalıyor ama hiç değilse iş de yapıyorlar’ basitliğinde değildir. Bunu anlamayanlar da seçim kaybetmeye mahkumdurlar.