• 27.01.2015 00:00
  • (2164)

 Ekonomik kriz ve kemer sıkma dönemleri halkları farklı tercihler yapmaya yöneltir. Bu yaşanan yoklukta en az günahı olan onlardır. Egemen sınıf ve devlet yöneticileri el ele vermiş, malı götürmüş ve devleti batırmıştır. Şimdi ise ‘acı ilacı içmek’  halka düşmüştür. İste halk da bu duruma tepkisini bir şekilde ortaya koyar. Almanya’da Hitleri iktidara getiren birinci dünya savaşının yol açtığı ekonomik sıkıntı ve Versay anlaşmasının Alman ulusunu derinden rencide eden ağır şartlarıdır.

Yunanistan da ekonomik krizin burgacında. Ülke boğazına kadar borçlandırılmış. AB, Dünya Bankası ve IMF ‘aldıklarını faiziyle öde’ diyor. Yunanlı yöneticilerin eli böğründe. Verecek cevapları yok. Alınan borçlarla bizdeki gibi havaalanları, köprüler, tüp geçitler falan yapılmamış, IMF gibi kuruluşlara olan borçlar sıfırlanmamış. Paralar buhar olmuş.

Borç verenler, batakçı Yunanistan’ın gırtlağına çökmüş durumu kurtarmak peşinde. Okkanın altına gidecek olan ise halk. Onlar da eskinin ‘düzen partilerine’ s..tiri çekti, Sryza’yı seçti.

Sryzanın 41 yaşındaki genç lideri Alexis Tsipras meslektaşım; İnşaat mühendisi. Ülkeyi yönetmeye soyunmuş. Yunan halkının onurunu kurtarmaktan söz ediyor. Yunanlıların çoğu ona inandı, oy verdi. Şimdi tek başına hükümet kurmaya iki sandalye eksiği var. O, bizde olduğu gibi gözünü transfere dikmedi. Seçimin hemen ertesi koalisyon görüşmelerine başlayıp işi bağladı bile. Bu performansı göz doldurucu.

Bizde de buna benzer şeyler oldu. Yerleşik düzen partileri her şeyi arap saçına çevirip halkın anasını ağlattılar. Halk da kızdı, Mesut’uyla, Tansu’suyla, Baykal’ı ve Denireli’yle hepsini sandığa gömdü AKP yi seçti. AKP bu güveni boşa çıkarmamaya çalışıyor. Bu yüzden 12 yıldır her seçimden güçlenerek çıkıyor. Muhalifleri ne yapsalar, ne kadar  doğru-yalan yollara sapsalar onu halkın gözünden bir türlü düşüremedi. Ama ne olacaksa onun kendi hataları yüzünden olacak.

Sryza ve Tsipras’ı da ayni sınav bekliyor. Seçim meydanlarında atıp tutmak kolay. Herkes merak ediyor bakalım sözünün eri mi diye.

Kabiliyeti elverirse bunu yapabilir. Yunanistan’ın kaderini değiştirebilir. Şartlar şöyleymiş böyleymiş hikaye. İnsanlar şartları değiştirmek için var. Dünya ekonomik sisteminin hep bu tarz işlediğine inandırıldık. Acaba farklı bir yaklaşım olsa, yerleşik değerler biraz sarsılsa yer yerinden oynar mı. Yunanlılar bu yaşadıklarından çok ders çıkarmışlardır. Bir dahaki sefere yoğurdu üfleyecekler. Tsipras, ben paranızı ödemeyeceğim demiyor ki. Suçluların çaresizliği ile boynunu giyotine uzatmış eski politikacıların tersine ‘dik durmaktan’ söz ediyor. Yunan halkının ezilmesinin önünü almak istiyor. Bunda ne bir hayal, ne bir efelik, ne de pişkinlik yoktur.

Bizde Sryza benzeri bir yapı yoktur. Bizim solumuz kısır çıktı. Kendini yenileyemedi. Biraz nefes almaya başlayınca seksen öncesi fabrika ayarlarına dönüverdi. Sistemle bir derdi yoktur. Varsa da bunu ikinci plana itmiştir. Varsa yoksa derdi, sistemle boğuşmakta olan AKP iledir. Kemalizm’in kuyruğunda, ‘mürteci’ saydığı bu kadro ile didişmektedir. Yanlış hedefe ok atıyor yani. Bu yüzden de Sryza gibi bir çıkış yakalayamadı. Durumu okuyabilmiş olanları yok denecek kadar az.

Sryza Yunanistan’ı ve dünyayı sarsacak değil. Öyle abartılı bir değişim beklemiyorum onlardan. Yunan halkını üzüm gibi sıkılmaktan kurtarsın yeter. Bakalım sadece AB nin patron devletlerinin dediği gibi midir her şey. İlla öyle olmak zorunda mıdır yoksa daha adil başka yollar da var mıdır? İşte Sryza, bunlarım cevabını bulacağımız bir deney yaşatacak. Ön yargılı olmak, yapamaz, edemez gibi şimdiden hüküm vermek doğru değildir. Bakalım yapabilecek mi? Zaten yapamazsa Altın Şafak gelir.