• 17.03.2015 00:00
  • (2255)

 Bu savaş Çanakkale savaşlarının 100. yıl anmaları nedeniyle gündemimize yine oturacak ve ‘Osmanlıyız, hep şanlıyız’ övünmeleri ile hamaset tavan yapacaktır.

Bu savaşa Osmanlıcılarla Kemalistler aynı mantıkla bakıyorlar. ‘Şanlı Tarih’......
Artık masallar dünyasından çıkıp tarihimize eleştirel bakmanın zamanıdır. Kendi kendimize ‘Türklük’ propagandası ( bu söz Çetin Altan’a aittir) yapmaktan vazgeçelim.

Birinci dünya savaşı Osmanlı’nın sonu oldu. Bakmayın siz ‘müttefiklerimiz yenildiği için biz de yenilmiş sayıldık’ avunmasına. Külli yalan. Hangi savaşı kazanmışız biz? Galiçya’da, Yemen’de, Kafkas ve Irak cephelerinde var mı zafer?

Bir tek Çanakkale’de itilaf devletlerinin Almanya karşısında Rusya’ya yardım etmek ve bu ülkeyi Kırım’dan işgal etmek üzere geçmelerini engellemişiz. Hem de 250 bin civarında vatan evladının ölümü pahasına.... Bunun hesabını birileri vermeyecek mi?

Osmanlı bu savaştan kaçamazmış da, mecburen girmiş de.... Bu da külliyen yalan. Padişah Sultan Reşat savaşa girilmesine karşıdır. İttihatçılar, katakulliyle savaşa soktular imparatorluğu. Bunlar Alman hayranıydı. İngiliz gemilerinden kaçıp ülkemize sığınan Goeben ve Breslau zırhlılarına Osmanlı bandırası çekip, Alman mürettebata fes giydirerek Sivastopol’u bombalattılar da savaşa öyle girdik. Hesapta Almanya savaşı kazanacak biz de onların yanında yer aldığımız için Balkan savaşlarında kaybettiğimiz topraklarla Kafkasları, hatta belki de Kırım’ı geri alacaktık. Kendileri de ‘muzaffer komutanlar’ olacaktı. Ham hayal.......... Bu hayal uğrunda Anadolu’nun yoksul köy fidanları Almanların ön savaş hattı elemanları gibi kullanılarak saz gibi kırılıp gitti.

Bu vatan savunması değildir. Bu düpedüz paylaşım savaşında taraf olmak, oradan nema beklemektir. Hesaplar geri tepti, Osmanlı yıkıldı gitti...
İşin gerçeği, Osmanlı zaten tarihsel dönemini tamamlamış bir devletti. Öyle ya da böyle ya yıkılıp dağılacak, ya da kendini yenileyip başka bir devlete dönüşecekti. Zaten de öyle oldu. Ama çok acılı yoldan. Kuzeyimizdeki Çarlık Rusya’sı Sovyetler Birliğine dönüştü, Avusturya-Macaristan dağıldı gitti.

Bize gelince..... Bir Ermeni soykırımı yaşadık. İttihatçı gözü dönmüşlüğü bu kadim Anadolu halkını Suriye çöllerine sürdü. Hem yolda, hem çöllerde binlercesi telef oldu gitti. Anadolu’nun birkaç bin yıllık Ermenileri buhar oldu uçtu, İttihatçılar mallarına mülklerine el koydu. Halbuki onlar ‘esastan’ Osmanlıydılar. Bakmayın ‘İngilizlerin’ oyuncağı idiler tezine. İttihatçılara göre kim değildi ki ‘İngiliz uşağı’... Araplar, Rumlar, Bulgarlar.......... Osmanlı çatısı altında kim varsa.....

Sarıkamış’ta doksan bin vatan evladı tek kurşun atamadan donarak şehit oldu. Bunun yaklaşık üç katını da Çanakkale’de kaybettik. Yemen üzerine türküler yakıldı....

Bütün bunların üzerinden atlayarak bir ‘Çanakkale Zaferi’ yaratmak mümkün değildir. Çanakkale’nin tek artısı, Karlofça’dan beri sürekli savaş ve toprak kaybeden (münferit başarıları saymazsak) bir devletin ilk kez güçlü Avrupa devletlerine boyun eğmeyişi olmuştur. O savaşta Çanakkale geçilmedi ama sonradan İngiliz donanması elini kolunu sallayarak İstanbul’a geldi. Biz ise Almanya’nın dünya fatihi olma rüyasının yanında ondan sebeplenmeyi düşünerek yüzbinlerce vatan evladını toprağa verdik...