• 2.02.2018 00:00
  • (1330)

 Milleti aptal sananlar, makarna-kömüre oy verdiğini düşünenler kaç seçimdir yanılıyor. Milletin %60 ının aptal olduğu tezi Aziz Nesin'e aitti. Ama buna kalpten inanan 'zeki' sayısı az buz değildir. Nerden mi belli? Buna inanmasalar millete 'aptal' muamelesi çekmezler.

Bir sabah kalkıp cumhurbaşkanlığı adaylığına 'besmele' çekerek başlamaya karar verdikten sonra kameralar eşliğinde cuma namazına koşuyorsanız millete aptal muamelesi yapıyorsunuz demektir. İş bununla kalsa hadi insan inancı gereği, çok ihmal etmiş olsa da Allah'a sığınarak başlamaktan başarı umabilir diyeceğim ama sonrasında gelenler böyle düşünmeme engel.

CHP nin bir ideolojisi olmadığını, iktidar uğruna her boyaya boyandığını çok yazdım. Bir fıstıki yeşil kalmıştı. Şimdi Muharrem İnce bunun bayraktarlığını yapıyor. Hem de 'ya bunları daha önce neden yapmıyordun' diye sorarlar morarlar diye endişe bile etmeden. Bir sabah kalktı ve birdenbire nasıl cumhurbaşkanı olabileceği konusunda hidayete eriverdi. Dindar olmalıydı. İri olmalıydı, diri olmalıydı. Ayetel Kürsi'yi okumadan ve de abdestsiz sokağa çıkmamalıydı; Gençliğinde ne kadar güzel Kuran okuduğunu, bu yüzden kendini hafız yapmak istediklerini hatırlamalıydı.

Bu yazdıklarım dinle ilgili olan yaptıkları. bunun dışında saman balyalamak, bisiklete binmek gibi etkinlikleri de oluyor. Henüz Cumhurbaşkanı olmamışken Balkan Türklerine ziyaretler düzenliyor. Bütün etkinlikleri hepimizin gözleri önünde cereyan ediyor. Hakkını teslim edelim çok iyi oynadığı bu vodvili izleyen halk ise bıyık altından tebessüm ediyor. Çünkü Muharrem İnce onların aptal olduğunu sanıyor ya da aptal yerine koymaya çalışıyor.

Kimin aptalca davrandığı 24 Haziran akşamı belli olur. Dindarlık oy getiriyor sanarak dindar olmaya karar vermiş bir siyasetçi bakalım ne kadar oy alacak. O sanıyor ki Tayyip Erdoğan dindarlık sayesinde oy alıyor. Bunun etkisi de vardır mutlaka ama inanın Tayyip Erdoğan'ın yaptıklarını yapan bir başka siyasetçi de ona yakın oylar alır. İşin esası budur. Dindar olmak başka dindar görünmeye, dindar rolü kesmeye çalışmak başkadır. O elbise herkesin üzerine oturmaz. Ne olacaksan önce kendin gibi ol.

İnce'nin bu eylemsel çizgisi bana, eski bir fıkrayı anımsattı. Bir zamanlar başbakanlık yapmış Yıldırım Akbulut hakkında çok fıkra üretilmiş, kendisi ile çok dalga geçilmişti. İşte o zamanlara ait bir fıkra bu.

Yıldırım Akbulut Sovyetler Birliği ziyaretinden döndükten sonra ünlü bir estetik uzmanına gider ve ona 'tam alnıma, saçlarımın bittiği yere Gorbaçov'un alnındaki lekeden yapabilir misin' der. Estetik uzmanı şaşırır; 'sayın başbakan nereden aklınıza geldi bu fikir' diye sorar.
''Gorbaçov'a, nasıl bu kadar akıllı olabiliyorsun, ben neden öyle olamıyorum dedim. O da işaret parmağı ile kafasına vurarak, 'sende bundan yok' dedi. O yüzden aynısından yaptırmak istiyorum' der.
Olay bu kadar basit. Vermemiş Mabut, neylesin Muharrem...

(NOT: Henüz Sovyetler Birliği dağılmamış ve Rusya haline dönüşmemişti. Lideri Gorbaçov da dünya çapında popülerdi. Gorbaçov'un alnındaki leke ise bir doğum lekesidir.)