Bencil Büyükler

  • 6.02.2015 00:00

 Türk futbolcusunu nasıl tarif edersin deseler herhalde "patlayamayan bomba" kelimelerini kullanırdım. Bu kadar yetenekli ve bir o kadar potansiyel sahibi olup 2 senede vasat bir futbolcu olarak karşımıza çıkan o kadar isim varki..

Mesela beni bu yazıyı yazmaya iten son Galatasaray-Gaziantep maçında sonradan oyuna giren Abdülkadir Kayali. Bir dönemin Ankaragücü'lü efsane yıldız adayı.. Hatirliyorum o dönem birçok Avrupa kulubüyle adı geçiyordu, geleceğin yıldızı diyorlardı. Milli takım alt yaş gruplarında sayısız maça çıkmıştı. Hatta hafızam beni yanıltmıyorsa Manchester City kendisini beğenmişti ve istemişti. Şimdi ise Gaziantepspor'da oynayan orta seviye bir oyuncu. Neredeeen nereye. Sonra Abdülkadir'e bak diye hayıflanırken başka kim vardı diye hafızamı yokladım Recep Niyaz geldi, Muhammet Demirci, İlhan Parlak Batuhan Karadeniz geldi aklima ve Cem Sultanları hatırladım. Hiç unutmam bir spor gazetesi Cem Sultan'a bir sayısında geniş yer vermişti. Galatasaray'ın sultanı diye tanıtmıştı okurlarına. Şimdi kim bilir nerede o "sultan".

Peki bu oyuncular nasıl bu hale gelmişti, neden hepsi yıldız dahi olamadan genç yaşta kayıvermişti... Ortak noktalarını düşününce oyuncuların hepsinim büyük takımlarımızın suyundan içmiş olduğu gözüme çarpıyordu. Düşüş yaşayanlar hep buralara yolu düşenler veya altyapıdan gelip bir türlü çıkamayanlar. Acaba burada suç oyuncudamıydı yoksa ortak noktaları olan büyük takımlarda mı ?

Bence burada her ikiside suçlanabilir. Oyuncu açısından kendisine dikkat edebilirdi , büyük şehirlerin sorunu olan hızlı yaşamadan uzak durabilirdi vb çok şey denebilir ancak şahsen ben buradaki büyük kabahatin takımlarımızda olduğunu düşünüyorum. Neden mi gösterdikleri  bencilce  tutum yüzünden.  "Ya benim olacaksın , ya da kara toprağın" mantığıyla hareket ediyorlar yıldız adayları için. Genç yıldız adaylarımızı takımdan göndermekten kaçınıyorlar. Göndericeksem de "benim oyuncum yıldız olcak , ona göre para verin" diyorlar. A takımla 1 maça dahi çıkmamış oyuncularına milyon €'lar istiyorlar. Ee haliyle oyuncuları isteyen takımlarda yıldız adayına baştan yıldız parası vermekten kaçınıyor. Böylece oyuncular da takımda kalmış oluyor. Takımda kalıp oynasa neyse ancak oda yok. Kadroya yedekten girerse lutuf oluyor onlar için.

Öyle kenarda tutarak oyuncu yalnızca kaybedilir. Oyuncu bu , oynaması gerekiyor. Çicek dahi su istiyor büyümek için.  İşte bunu anlayamıyor büyüklerimiz. Burada bazılarınız tamam oyuncular gitsin , büyük takımlar izin versin, kolaylık sağlasın ama gidip orada da yedek kalıyor diye düşünüyor olabilir. Doğru yedek kalıyor ama en azından disiplin altında çalışıyor. Bizim buradaki gibi "saldım çayıra , mevlam kayıra" sistemi içinde yoğrulmuyor. Sadece ya nasip diye beklemiyor.

Geçen yaz gündemde uzun süre yer alan Salih Uçan'ın transferini yukarıda bahsettiğim konuların apaçık bir örneği. Fenerbahçe yönetimi az sayıda maça çıkmış Salih için 10 Milyon €'lar istiyordu. Eminimki Salih ilerde o paraları çok rahat edecek ancak şimdi istemek makul mü ? Ne yaptı ki bu çocuk ? Eğer Roma illa da Salih demeseydi, ısrarcı olmasaydı bu transfer büyük bir ihtimalle yatacaktı. Belki Salih'te Sercanlar, Recep Niyazlar gibi 2 sene sonra ligde takım arayacaktı veya Muhammet gibi takım dahi bulamayacaktı. Ama şimdi Avrupa'da yedek dahi kalsa ismi bilinen bir genç bir yetenek.  Hiç yoksa en kötü durumda dahi İtalya ve Türkiye piyasasında bir değer olarak duruyor.

 Umuyorumki bu gidiş bir şekilde tersine döner. Nice Salihler görürüz yoksa " yıldız adayı biçer "olarak gördüğüm takımlar daha nice oyuncuları kaydıracak gibi duruyor. Enes Ünal ve Ozan Tufan transferlerinde yönetimlerinin aldığı tutumlara bakarak bunu net şekilde anlayabilirsiniz ...

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.