Gürbüz ÖZALTINLI
Gürbüz ÖZALTINLI

Gazete: Serbestiyet.com

Erdoğan da eleştirilir, çok da iyi olur

  • 17.11.2013 00:00

Hükümetin reform politikalarını destekleyen kimi aydınlarda, Erdoğan eleştirisine karşı yüksek bir hassasiyet göze çarpıyor. Bir kısmı, Başbakan’ın açıklamaları kendi demokrasi anlayışlarıyla bağdaşmadığında susuyorlar. Bazılarının tutumu ise daha sert. Bu açıklamaları kabul edilebilir kılacak argümanlar üretmeye soyunuyorlar. Daha da ötesi, her fırsatta, eski düzen güçlerinin stratejilerini “AKP iyi Erdoğan kötü” söylemiyle revize ettiklerini, Erdoğan’ı tasfiye etmeyi başarırlarsa ülkede faşizmin önünün açılacağını öne sürüyorlar.

Evet, vesayet cephesinin böyle bir akıl yenilenmesine gittiğini söyleyebiliriz.

Çok güçlü gördükleri Erdoğan’ı hırpalarlarsa muhafazakâr blokun çatlayabileceğini ve kendileri için umutsuz gözüken geleceğe dair bazı zeminler kazanabileceklerini düşünüyor olabilirler. Üstelik bu politika, “daha Batı’cı bir muhafazakâr iktidar” arzulayabilecek uluslararası güçlerin bu aşamada desteğini de arkasında bulabilir. Gezi’ye baktığınızda, sadece ağaç, kent, hayat tarzı duyarlılıklarıyla sokaklara çıkan sırt çantalı gençleri görebilen naiflikte değilseniz eğer, zaten bu “anti-Erdoğan” kampanyanın zengin oyuncu kadrosunu fark etmiş olmalısınız.

Buraya kadar tamam.

Fakat doğrusu ben Erdoğan’ın kabul edilemez çıkışları, başta Gezi’deki vahim tutumu karşısında, sadece eski düzen güçlerinin tuzaklarına odaklanan, bize Başbakanı eleştirmeyi değil kollamayı öneren seslenişi çok sorunlu buluyorum.

Neden?.. Anlatayım.

Öncelikle muhafazakârların sosyolojik ve siyasal gücünü sadece Erdoğan’ın liderlik başarısına bağlayan, Erdoğan’sız bir topluluğun ve onun siyasi partisinin yıkılıp gideceğini varsayan tespiti aşırı abartılı buluyorum. Eski düzen güçlerinin Erdoğan’ı muhafazakârlardan ayırıp başlı başına hedefe koymaları onların çaresizliğiyle ilgilidir, yoksa bu yolun onlara başarıyı garanti etmesiyle değil. Daha ileri giderek şunu da söyleyebilirim. Eğer eski düzen oyuncuları ya da küresel Erdoğan muhalifleri sorunun Erdoğan’ın varlığından ibaret olduğunu düşünüyor olsalardı, öyle sanıyorum ki onu tasfiye edecek bir yöntem bulurlardı.

Erdoğan’ın mimarı olduğu politikaların muhafazakâr güçlerin izleyebileceği tek mümkün hat olduğunu ilan etmek, reformları başarabilecek tek liderin O olduğunu ileri sürmek, tam da Karl Popper’in bilim dışının ölçütü olarak savunduğu formülle “yanlışlanamayacak” bir tezdir. Bu güne bakıp,” başka türlü olamaz” diyenler hiçbir zaman kanıtlayamayacakları bir varsayım uğruna bizden çok ağır bir talepte bulunuyorlar: “Eleştirmeyin.”

Evet bu çok ağır bir talep. Üstelik kendi önermeleriyle çelişiyor. Çünkü biz, tek mümkün politikanın bu politika olup olmadığını ancak o politikaların yanlış bulduğumuz yönlerini eleştirdiğimizde anlarız. Eleştirilerimiz toplumda karşılık bulursa, siyasetin mimarları da tek mümkün yol zannettikleri yönlerine yeni ayarlar verme ihtiyacı duyacaklardır. Zaten biraz yakından bakılırsa siyasi süreçlerin hep öyle ilerlediği görülür. Eleştiriler ve tartışmalar her an “mümkün olanı” yeniden biçimlendirir. Bu her zaman görünür yön sapmaları biçiminde gerçekleşmez. Ama sürekli alttan alta biriken bir “mümkün kılma” etkisi oluşur. Eleştiri ve tartışma dışı bir “mümkün olmak” hali yoktur. Sustuğunuz zaman “mümkün olana” susarak etki yaparsınız. Susmak, “mümkün olana” devam et demektir. “Yeni bir mümkün olma halinden” feragat etmek demektir.

“Erdoğan’sız olmaz” baskısıyla tartışmaları kapatmaya çalışmak, muhafazakâr dünyayı fazla hafife almak değil midir? Daha da öteye, bizzat Erdoğan’ın, kendi savunduklarının yankılarını, etkilerini pekâlâ tartan, gerekli manevraları yapabilen kapasitesini küçümsemek anlamına da gelmez mi?

İnandırıcı, gerçek eleştirilere ihtiyacımız var.

Yıkmak için değil. Düzeltmek için.

Farkındayım bu yazı, “eleştiri”ye dair soyut argümanlar üzerine kurulu.

Sıkılmış olabilirsiniz. Önümüzdeki günlerde “Gezi”ye ve “Öğrenci evleri”ne girebilirsem, filmin heyecanlı yerine gelmiş oluruz.

Herkese yeniden merhaba. Fakat aramızda kalsın, okumak ve gezmek yazmaktan çok daha iyi geliyor insana…

http://serbestiyet.com/erdogan-da-elestirilir-cok-da-iyi-olur/

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Resmi İlanlar