Hadi ULUENGİN
Hadi ULUENGİN

Gazete: Taraf GAZETESİ

Kahvaltı ve brunch çeşitleri

  • 15.09.2012 00:00

 KAHVALTI âdetim yoktur. İncecik bir dilim beyaz peynir veya iki-üç zeytinle yetinirim.


Fakat tabii gözümün çapağıyla gelsin fincan fincan kahve ve gelsin fosur fosur cigara!

Sıhhate ne denli mugayir olduğunu bilmiyor değilim. Lâkin pek nadiren lüle kaymağa bal sürsem bile yine de İskandinavlar gibi sabahın köründe salamura morina ve lapa yulaf tıkınamam. Mide fesadına uğrarım.

***

BEN böyleyim ama malûm, epey bir vakittir harici mekânda kahvaltıya gitmek modası peydahlandı.

Bu tür masa donatan lokanta ve kahvelerden geçilmiyor. Meğer hepsi de en lezizini sunuyormuş!

Hatta bilhassa pazar günleri yer kapmak için bazılarının önünde uzun kuyruklar oluşuyor.

Zaten bizdeki “trend” (!) de Amerikan Batı Sahili’nin “tatil sabahı kültürü”den kaynaklanıyor.

Kahvaltı anlamındaki “breakfast” kelimesi öğle yemeği manasındaki “lunch” sözcüğüyle birleşince“brunch” kısaltması türemiş oluyor ki, ekâbir günlerde iki öğünü tek bir sofrada bütünleştirmek kastediliyor.

***

SENELER ve seneler önce ben de böyle bir masaya oturmuştum. İlk ve de son oldu!

Brüksel’de her gece tezgâhına dirsek dayayarak ihtiyarladığım Anglo-Sakson bar aynı zamanda kalantor lokanta olarak işletiliyordu. Sabahı etmiş olduğum bir refakatçinin dırdırlı ısrarıyla pazar öğlen sularında gittik.

Kek midir, krep midir, yoksa Macar palaçinkasıyla gözleme arasında bir halt mıdır, çıkartamadım.“Pancake” diye vaftiz etmişler. Yenip yutulmaz lezzetteki o hamuru âlâ ve vâlâyla sundular.

Yanında da Kanada ormanlarındaki akağaçlardan süzülen usare ağda nevî bir şurup olarak veriliyor.

***

KADININ da sevdiğini sanmıyorum ama “in” mekânda “brunch”a geldi ya, pek memnun. Atıştırıyor.

Kalıbımı basarım ki yarın Konsey’deki meslektaşlarına ballandıra ballandıra dedikodusunu yapacak.

Oysa hepsi Amerikalı personel ahbabım olmasa ben, “bunu alın ve kovboy atına verin”diyeceğim.

Allah’tan o sıra cigara içmek henüz günah ve yasak addedilmiyordu. Derhal pakete davrandım.

Kahvaltıyla birlikte servis edilen Abdi Bey’in abdest suyu Yeni Dünya kahvesinden tiksindiğim için de bardaki Bill’e seslenip, her zamanki gibi sıvısı az, rayihası yoğun bir espresso istedim. Üçledim ve dörtledim.

Sonraki herzelerin tadına bakmadan da kafamı kör testereyle kesseler moda budalalığa noktayı koydum

***

HAYIR hayır, genel olarak modalara, özel olarak da ülkemizde yaygınlaşan şu “brunchvâri” kahvaltı âdetine karşı çıktığım sanılmasın! Modaların döşüm ve yaratıcılık dinamiği şırıngaladığını tabii ki biliyorum.

Yeni cins “tatil sabahı kültürü”nün de son tahlilde bir refah göstergesi oluşturduğundan eminim.

Fakat yine de yukarıdaki ilânlar içinde en çok “köy kahvaltısı” yaftasına şaşırıyorum. Fesuphanallah!

***

FESUPHANALLAH, çünkü sözkonusu refah onları da değiştiriyor ama aslında köylülerin şehirlilerin tasavvur ettiği anlamda bir kahvaltı âdeti mevcut değildir. Böyle bir sofra kültürüyle haşır neşir olmamışlardır.

Horozlarla kalktıklarında tarhana çorbası kaynatırlar ve sıvıya yufka ekmeği banarlar.

Hadi bilemediniz, kırk yılda bir pintiliği bırakır ve o horozun haremindeki tavuk yumurtasına kıyarlar.

Bu olgu bizim coğrafyayı da aşar. Meselâ Fransız köylüler başka çorbalara somun doğrarlar. Po İtalya’sının toprak adamları ise mısır bulamacı kaşıklarlar. Aynı bulamaç Polonya’da arpa-yulaf melezine dönüşür.

Dolayısıyla “hakiki” köy kahvaltısı ilânlarına rastladıkça, af buyurun ama popomla gülmem geliyor.

Bari “en Kaliforniya usulü köy ‘pancake’i” diye eklesinler de milletin ağzı daha çok sulansın!

***
ASLINA bakarsanız yukarıdaki gelişmenin şimdilerde yine en “trendy” ve en “siyaseten doğrucu”olan şu organik, ekolojik, biyolojik, botanik, fişmanik beslenme modasıyla atbaşı gittiğini tabii ki farkediyorum.

Zaten de ben o “siyaseten doğruculuk”tan, dolayısıyla sözkonusu şımarıklıklardan asla hazzetmediğim içindir ki lâfı köy kahvaltısından açıp bu beslenme zırvalıklarına ağır topçu salvosu göndermek istiyordum.

Fakat işte gevezeliğim tuttu ve sütun bittiği için de konu sizin başka bir “brunch” sabahınıza kaldı.

“Pancake”inizin üzerine akağaç usaresinden şurup sürmeyi unutmayın. Aman aman, afiyet şeker olsun!


[email protected]

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.