Hadi ULUENGİN
Hadi ULUENGİN

Gazete: Taraf GAZETESİ

Patriot gerçeği

  • 2.02.2013 00:00

 ULUSALCILAR yeni bir cazgırlık başlattı. Kalpazan komünisti, neo-Nazi Maocusu, Odacıbaşı dezenformatörü falan, şimdi de Patriot füzelerine karşı vaveyla kopartıyorlar.

Hatta sözkonusu ikinciler cüretkârlığı NATO personeline fiilen saldırmaya vardırlar.

Neymiş? Ankara’nın ısrarı karşısında Brüksel’in bin bir nazla Türkiye’ye yolladığı bu savunma bataryaları Suriye’ye yönelik bir “emperyalist taarruzu” (!) hazırlamak içinmiş.

Yalan! Baştan sona kadar yalan! A’dan z’ye kadar koskoca ve kuyruklu bir yalan!

Hem silahların niteliği açısından yalan, hem de politikanın izdüşümü açısından yalan!

***

YALAN en önce bu füzelerle asla saldırı yapılamayacağı gerçeğinden kaynaklanıyor.


Patriot
’lar hiçbir kara veya deniz hedefini vuramazlar! Böyle bir kapasiteleri yoktur!

Tüm teknoloji ancak hasım güdümlü roketleri havada imha etmekle sınırlıdır. O kadar!

Zaten de bunun için Patriot, yani Türkçesiyle “yurtsever” diye vaftiz edilmişlerdir.

Çünkü askerî lügatlerde silahlar genel olarak kullanış biçimlerine göre isimlendirilir.

Örneğin, SSCB kıtalararası füzelerine kavak ağacı anlamındaki Topol adını vermişti.

Yahut TSK yeni inşa edilmekte olan taarruz helikopterleri için Atak etiketini seçti.

Kaldı ki aynı rampalar Saddam’ın muhtemel bir Scud hücumuna karşı ilk Körfez Savaşı sırasında da ülkemize gelmişti. Kıyamet kopmadı. Kuveyt’ten sonra geri gittiler.

Dolayısıyla, niteliği itibariyle Patriot’ların Beşşar Esed ve avenesinin tepesine inmesi maddeten imkânsız olduğuna göre, Baas’ın 5. kolu olarak faaliyet yürüten ulusalcı cazgırların “emperyalist saldırı” (!) yalanı ancak kör cahilleri ve avanak saftirikleri kandırabilir!

***

ÖTE yandan sözkonusu rampaların ülkemizde konuşlandırılması uluslararası siyaset açısından da o“emperyalistler”in (!) Şam’a müdahale edeceği anlamına gelmiyor.

İnsaf! Başta ABD olmak üzere Batılı ülkelerin Suriye’deki katliamı havaya bakıp ıslık çalarak geçiştirdiklerini göremeyecek kadar kör müyüz? Kıllarını kıpırdatmaya niyetleri yok!

Nitekim de Ankara’nın çok doğru bir girişimle bu füzesavar füze sistemlerinin kendi topraklarına yerleştirilmesinde ısrar etmesi işte yukarıdaki vurdumduymazlıktan kaynaklandı.

Israrın geri planında da Esed’in Türkiye’ye saldıracağı gibi bir endişe yatmıyor.

Eceli gelen köpeğin cami duvarına işemesi ihtimali şimdiki aşamada sıfıra yakındır!

***

ÖYLEDİR ama aynı Türkiye’nin sırf sembolik anlam taşıyan Patriot’ları talep etmesi NATO’yu elini taşın altına sokmaya zorlamak için yapılmış bir atılımdan başka şey değildir.

Onca sınır, kabak hep bizim başımızda patladı ve patlıyor. Müttefikler arazi oldular.

Kaldı ki füze yerleşimini “savaş kışkırtıcılığı” diye nitelemek de başka bir iftiradır.

O savaş iç harp olarak zaten sürüyor. Kan gövdeyi götürüyor fakat kimse tınmıyor.

Ve bu lakaytlık son derece vahim bir gelişmeye de zemin yaratıyor.

Muhalif Suriye kamuoyu Batı’nın ehven-i şer olarak Esed’i yeğlediğine hükmediyor.

Siyasi arena boşluk kaldırmayacağından da “İslamcılar” hızla ivme kazanıyor.


“Cihat” 
(!) narası atan “radikaller” (!) bugün dünkünden çok daha güçlüdürler.

Zaten sözkonusu lakaytlık sürdüğü takdirde de yarın daha güçlü olacaklardır.

Dolayısıyla Ankara’nın füze angajmanı vasıtasıyla İttifak’ı “iteklemek” iradesi, orta vadede devasa boyuta ulaşmak ve Afganistan’a dönüşmek rizikosu içeren bir “esas savaş”ı önleyebilmek kaygısından kaynaklanıyor ki, bu yaklaşım esas olarak doğru ve isabetlidir!

***

İMDİİ, Patriot’ların kapasitesinden diplomasinin fotoğrafına dek bütün bunlar nesnel ve inatçı gerçekleri yansıttığına göre ulusalcı koronun “istemezük” şamatası ne oluyor?

Tabii ki yalanın ve dezenformasyonun dik alası oluyor ki, eh şükür, bizler aşılıyız!


[email protected]

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.