Hadi ULUENGİN
Hadi ULUENGİN

Gazete: Taraf GAZETESİ

Siyonizm suç mu

  • 6.03.2013 00:00

 BAŞBAKAN “Siyonizm bir insanlık suçudur” demekle baltayı yine taşa vurdu.

Diplomatik ve realpolitik bir pot kırmak gafını geçiyorum. Esas mesele şudur:


Hayır, Siyonizm suç değildir! İnsanlık suçu hiç mi hiç değildir!

Daha doğrusu, bütün milliyetçilikler ne kadar suçsa veya değilse, Siyonizm de işte o kadar suçtur yahut değildir! Ne fazlası, ne eksiği vardır!

Geçmişte BM tarafından takbih edilmesi ise o günkü konjonktürden kaynaklanmıştır.

Zaten “Üçüncü Dünyacılık” tarihe karıştığı an New York kararı da çöpe atılmıştır.

Diğer taraftan, yukarıdaki ideolojinin Yahudi kimliğini din salçasına da bulayarak hayali ve uydurma bir kavmî aidiyet yaratmış olması sözkonusu gerçeği değiştirmez.


Panturanizm
PancermanizmPanslavizm vs. de aynı tür dürtüler üzerinde yükselirler.

Onlar da aynı oranda hayali ve uydurmadır ama hiçbiri “insanlık suçu” addedilmez.

***

ÖTE yandan, Siyonizm de diğer pek çok 19. yüzyıl milliyetçiliği gibi bir tepki ve savunma milliyetçiliğidir. Uzun uzun tarihçesine girecek değinecek değilim ama şu kesindir.

Bu modern ve laik ideoloji, iman kültürü hariç Yahudilerin bulundukları ulus-devletin aidiyetini benimsemek iradesine rağmen onların yine “öteki” sayılmasından kaynaklanmıştır.

1894 Fransa’sındaki Dreyfus iftirası da gerçeği “dank ettirten” esas olay olmuştur.

Tevradî bir “Arz-ı Mevud”a atfen “ülkü vatanın” Filistin olarak belirlenmesi ise yine her milliyetçiliğin üretmek zorunda olduğu “kurucu efsane”den başka bir şey değildir.

Kaldı ki, hatırlatırım: Siyonistler epey bir müddet sözkonusu Filistin yerine Afrika’da, Güney Amerika’da yahut Madagaskar’da da devlet kurulması projesini tartışmışlardı.

Fakat obur bir İngiliz emperyalizminin öngörüsüzlüğünden dolayı, deyim yerindeyse kabak mazlum ve mağdur Filistin halkının başında patladı.

***

EVET, tabii ki Filistin halkı mazlum ve mağdurdur! Tabii ki kendisinin asla sorumlu olmadığı “Shoah”soykırımının bedeli ona ödetilmektedir. Tabii ki sonsuz defa haklıdır!

Daha 1967 Savaşı’nın 5 haziran gecesi safını belirlemiş olan ve o zamandan beri de taviz vermeyen bu satırlar yazarı için yukarıdaki gerçekleri tartışmak dahi abesle iştigaldir.

Artı, yine bu satırlar yazarı bütün milliyetçiliklere olduğu gibi Siyonizm’e de hasımdır.

Üstelik, varlığını kabullenmesine rağmen İsrail’in siyasetlerinden de tiksinmektedir.

Dolayısıyla, Siyonizm’in insanlık suçu olmadığını söylemem ne Davudî yıldızlı ülkeye sempati duymaktan, ne de yukarıdaki ideolojiyi haklı kılmak işgüzarlığından kaynaklanıyor.

Fakat şunu da eklemek zorundayım: Eğer tarih boyunca dışlanmış; bin bir kıyımla katledilmiş; nihayetinde de soykırıma uğramış bir Yahudiliğe ait olsaydım, Siyonizm ve İsrail karşıtlığında yukarıdaki kadar kesin ve mutlak olabilir miydim, doğrusu bilemiyorum!

***      

NEYSE, şimdi tekrar Başbakan’a dönelim. Şüphesiz ki dile getirdiği suçlama Türkiye’de de, bölgede de büyük prim yapar ve yapıyordur. Bu topraklar bu tohuma mümbittir.

Ancak sözkonusu “prim”in bilinçaltında kâh açıkça, kâh gizlice ifade edilen habis bir anti-Semitizm’in, yani Yahudi düşmanlığının yattığını görmemek için de kör olmak gerekir.

Sağdan sola, günümüzde o düşmanlığın en kolay tezahürü Siyonizm karşıtı söylemdir.

Ve tamamen aynısı fakat tamamen zıt açıdan da geçerlidir.

Yani velev ki eleştiri sırf Siyonist milliyetçiliğe ve İsrail politikasına yönelmiş olsun, bizzat Siyonistlerin bunu anti-Semitizm mugalâtasıyla “pazarlayacağı” diğer bir gerçektir.

Şu kesin: Anti-Semitizm’le anti-Siyonizm arasındaki kalın ve hayati çizgiyi döne döne vurgulamayan bir suçlama ne mağdur ve mağdur Filistin halkının acısına deva olabilir; ne de Yahudi düşmanlığı gibi çirkef ve ilkel bir cerahatin tedavisine merhem sürebilir.


[email protected]

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.