Hadi ULUENGİN
Hadi ULUENGİN

Gazete: Taraf GAZETESİ

Kim sahte sosyal demokrat

  • 23.05.2013 00:00

 MALÛM, Avrupa Parlamentosu’ndaki sosyalist grup geçen hafta Kemal Kılıçdaroğlu’nu Brüksel’den geri postaladı.

CHP lideri ipin ucunu tam kaçırıp Esed’e duyduğu mahcup hayranlığı orada bile dile getirmek gafletine düştü. Tuttu, Başbakan Erdoğan’ı Baas kasabıyla kıyaslamaya kalkıştı.

Çizmeyi aşmanın bu kadarına dayanamayan ve sözkonusu siyasi akıma o Parlamento’da önderlik yapanHannes Swoboda da ânında kapıyı gösterdi.


“Briç kulübünde pişti oynanmaz”
 diyerek Kılıçdaroğlu’yla görüşmeyi reddetti.

Buna aslında adıyla sanıyla kovulmak denir ama tabii işin içine nezaket girdiğinden durum “randevu iptali” diye geçiştirilmeye çalışıldı ki, eh belki kavuğum yutar.

Ve şimdi sıkı durun!

***

YUKARIDAKİ ibretlik gelişme karşısında CHP Eskişehir Milletvekili Süheyl Batum ne tepki vermiş biliyor musunuz?

Sözkonusu Avrupalı sosyalistleri “sahte sosyal demokratlar” olarak nitelemiş!

Tereciye tere satmak deyimi işte tam burada geçerlilik kazanıyor!

***

ÖYLE, çünkü düşünün ki bu lâfı kelâm buyuran zat Ergenekon ve Balyoz davalarını “vah vah, koca askeri yıktılar. Meğer ordu kâğıttan kaplanmış. Biz de asker sanmıştık”hayıflanmasıyla ve militarizmin daniskasıyla yorumlamış bir ulusalcı saylavın ta kendisidir!

Ve yukarıdaki kimliğine rağmen de her şeyiyle sosyal demokrasinin beşiği, teorisyeni ve pratisyeni olan Avrupalı sosyalistlere “sahte” diyebilmek cüretini gösterebilmektedir.

Üstelik de bundan bir nebze hicap duymamaktadır ve yüzü dahi kızarmamaktadır.

***

BREH breh breh, demek ki Batum ve partisi “hakiki” (!) sosyal demokratmış!

O hâlde de demek ki, çok eski ve çok köklü bir sanayi toplumunun kurumu olan CHP 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren yoğun işçi mücadelelerinin içinden gelmiştir...

Demek ki tarihteki ilk sendikaların kuruluşuna ön ayak olmuştur...

Demek ki Proudhon’u, Marx’ı, Engels’i, Bernstein’i falan hatmetmiştir...

Demek ki post-endüstriyel üretim tarzı hakkında yepyeni projeler geliştirmiştir...

Dolayısıyla da, demek ki kaçın kurası olan bu örgüt sosyal demokrat geleneği, terbiyeyi ve disiplini sahiplenerek kendisini “asıl”, ötekilerini ise “sahte” addetmek hakkını ve salâhiyetini kendinde bulabilmektedir...

Tekrar breh breh ki, cüret cehaletten gelir hesabı, ulusalcıların kantarın topuzunu bu raddeye vardırmaktan bile çekinmediğini görünce insan ancak küçük dilini yutuyor.

Tabii bir de ezelden beri dil pelesengi edilen “biz bize benzeriz” sözünü hatırlıyor.

***

HADİ diyelim ki öyle olsun ve biz bize benzeyelim!

Kabul de, bu durumda bile kodları evrensellik kazanmış bir sosyal demokrasi ne onunla asla ilgisi olmayan bir CHP’ye benzetilebilir; ne de aşırı sağcı bir ideoloji müsveddesi olarak piyasaya sürülenulusalcılık aynı evrensel platformda “sol” (!) diye yutturulabilir.


Süheyl Batum
 istediği kadar Avrupalı sosyalistleri “sahtekâr” diye sıfatlandırsın ve hemcinsleriyle beraber ulusalcı hezeyanları “solculuk” (!) diye pazarlasın... Kim takar?

Bizzat her iki kavramın da mucidi olan “tereciler” tabii ki bu teresini almazlar.

Nitekim almıyorlar ve işte Kılıçdaroğlu’nu Brüksel’den kapı dışarı ediyorlar.

Çünkü altını zaten kendisi dökmüş sarraf mesleğinin erbabıdır ki, sosyal demokrasinin hakikisini sahtesinden ayırırken CHP’nin, Batum’un ve ulusalcıların “bize benzer” ölçeğini değil evrensel kıstasları kullanacağından her defasında onlara “kalp” damgasını vuracaktır!


[email protected]

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.