Hadi ULUENGİN
Hadi ULUENGİN

Gazete: Taraf GAZETESİ

Londra’da satır, Batı’da İslamofobya

  • 26.05.2013 00:00

 BATI’da hızla ivme kazanan ve İslamofobya denen Müslüman husumeti tabii ki gökten zembille inmedi ve inmiyor.

Tabii ki Beyaz Adam’ın intikamcı içgüdülerinden kaynaklanmıyor.

Londra’nın göbeğinde ve “Cihat” (!) uğruna satırla İngiliz askerinin kesildiği korkunç cinayet son örnektir ki, İslamofobya Muhammedî din adına her gün daha çok vahşileşen, daha çok yoğunlaşan ve daha çok sayısızlaşan olaylara duyulan meşru tepkide hayat buluyor.

***

ÖYLE, nitekim sıradan Batılı televizyonu açıyor ve ekranda ya Pakistan’daki Şii camiinin ya da Kahire’deki Kıpti kilisesinin bombalandığını görüyor.

Gazeteyi açıyor ve sayfada ABD’deki iki Çeçen yetişkinin tekrar “Cihat” (!) adına kalabalığın ortasında dinamit patlattığını okuyor.

Çok daha önemlisi, öz be öz kendi evinde ve kendi ülkesinde pencereyi açıyor ki, aşağıdaki Mağribi haytaların eğlence olsun diye otomobil kundakladığını veya başını örtmedi diye genç kız dövdüğünü seyrediyor.

Sonra kapıyı açıyor ve sahanlıkta, yine Müslüman kökenli daire komşusunun küvette kurban boğazlamak için içeriye koç sokmaya çalıştığını fark ediyor.

Ve tabii, itiraz edersem belki beni de boğazlar korkusuyla gıkı çıkmıyor ama o sıradan Batılı ilk seçimde en İslamafob ve en aşırı sağ partiye oy vermek kararı alıyor.

***

İMANLI veya değil, yukarıdaki inanç kültürüne ait olduğumuz için bin bir dereden su getirerek ve bin bir kulp takarak sözkonusu İslamofobyayı Batı’nın benmerkezci refleksleri ve ötekini dışlama dürtüleriyle açıklamaya kalkışmak belki hoşumuza gidebilir.

Haçlı seferlerinden başlayıp sömürgeci geçmişe uzanır ve onlardan hareketle de suçu hep o Batı’ya yüklenmeye çalışılabiliriz.

Zaten de klasik Şeriatçısından ulusalcı İslamcısına bu tür teorileri üretenler ibadullah!

Fakat böylesine bir kendini kandırmaca asla ve asla gerçekle bağdaşmıyor.

***

BAĞDAŞMIYOR, çünkü anti-Müslüman husumet sırf Beyaz Adam’ın diyarında değil Hint’ten Çin’e, Muhammedî olmayan bütün medeniyetlerde de büyük hızla yükseliyor.

Budist, Konfüçyanist hatta animist uygarlıklar da İslam’la çok ciddi sorun yaşıyorlar.

Üstelik bunlardan biri ne yekdiğeriyle, ne de Batı Hıristiyanlığıyla o Müslümanlıkla çeliştiği ölçüde çelişiyor.

Dolayısıyla şu nesnel ve inatçı gerçeği dobra dobra saptamak durumundayız:

***

TEOLOJİK, sosyolojik ve psikolojik nedenleri her ne olursa olsun, hem İslam Âlemi’nin kendisi; hem de aynı İslam’a mensup olan, daha doğrusu kâh onun adına hareket ettiğini söyleyen, kâh kültürü arkasına sığınan bireylerin çok ciddi bir bölümü diğer bütün din kimliklerine ait birey ve birimleri korkutuyor.

Evet evet ve bunu da dobra dobra itiraf etmek zorundayız:

Müslümanlık bugün Müslüman olmayanların önemli bir kesimi tarafından sırf katı bir hoşgörüsüzlük dini olarak değil, aynı zamanda vahşet saçan bir korku dini olarak algılanıyor.

Taliban’a, El Kaide’ye, Selefi’ye bir de Suriye’de düşman yüreği yiyen “mücahit” (!) veya İngiltere’de asker kafasını kesen “şeriatçı” (!) eklenince korku had safhaya çıkıyor.

Dolayısıyla, her korkuda olduğu gibi burada da korunma içgüdüsü tepkisellik üretiyor ve sözkonusu doğal refleks İslamofobya olarak tezahür ediyor.

Bu korku yalnız ve yalnız bizzat Müslümanlar tarafından yok edilebilir ki, yegâne yöntemi Londra’da satır tutan o eli kıracak cesaret ve dirayeti gösterebilmekten geçmektedir.


[email protected]

http://www.taraf.com.tr/hadi-uluengin/makale-londra-da-satir-bati-da-islamofobya.htm

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.