Hadi ULUENGİN
Hadi ULUENGİN

Gazete: Taraf GAZETESİ

Şarlatan komplo

  • 22.06.2013 00:00

 ÖNCEKİLER gibi Gezi Parkı’na ilişkin son komplo teorileri de tamamen uydurmadır!

Tek kelimesi bile doğru değildir! Hayal mahsulünün de ötesinde, hezeyan mahsulüdür.

Zaten şu an o teorileri üfüren penguen gazete, çok saygın kalemlerine rağmen bir yandan “Batı, Müslüman soykırımına hazırlanıyor” türü provokatörlüklere imza atan, diğer yandan da Şam’daEsed tavafına giden İslamcı ulusalcı bir şarlatan tarafından yönetiliyor

Yani yazık ki, AKP kendi kadrolarının böylesine meczup bir tip aracılığıyla “dünyaya açıldığını” (!) sanarak aslında onların dünyaya kapanmasına çanak tutuyor

Neymiş? Taksim daha önce ABD’deki Yahudi lobisinin Türkiye hakkında yaptığı bir think tanktoplantısında planlanmışmış. Hedef de Erdoğan’ı indirmekmiş. Zaten de küresel kumpas gelişmekte olan tüm ülkelerde çıngar çıkartarak onlara darbe vurmayı amaçlıyormuş.

Elinin körü! Gördünüz mü zehir hafiyeyi?

Dünyayı her şeye kâdir bir gücün yönettiğine inanan bu zavallı beyin sistematiği, tıpkı hemcinsi laikçi ulusalcılar gibi, af buyurun ama sinek yellense ABD’den Batı’dan bilecek.

***

OYSA Taksim’in geri planında asla “yabancı parmağı”(!) yoktur! Olmadı da!

Sonsuz spontane hareket aynı zamanda da sonsuz y-e-r-l-i bir karakter arzetti.

Eylemcilerin esas itibariye Batılı kodlar kullanması; artı, yine o Batı’dan geniş manevi ve medyatik destek bulması ise hiçbir şekilde onların manipüle edildiği anlamına gelmiyor.

Fakat doğru, uluslararası medya gelişmelere büyük yer verdi ve hatta bazen olayları çarpıtmak pahasına protestoculara fazlasıyla hoşgörülü yaklaştı.          
Doğaldır!

***

DOĞALDIR, çünkü Arap Baharı’nın Tahrir Meydanı falan da naklen yayınlanmıştı.

Bu takdirde tabii ki Mısır’dan çok daha önemli bir ülke olan Türkiye de izlenecekti.

Üstelik olayların çevrecilik gibi özünde Batılı bir tema etrafında başlaması; artı, Gezi direnişçilerinin talepler ve hâl ve oluş tarzları itibariyle o Tahrir’le kıyaslanmayacak ölçüde yine Batılı bir manzara yansıtması, onları aynı Batı kamuoyu nezdinde çok sempatik kıldı.

Şu gerçek ki sıradan Batılı için ojeli elleriyle pankart tutan genç kız imajı, çember sakalıyla “duran adam”“karşı duran adam” imajından sonsuz defa daha yakındır.

Artı, polisin başlardaki hoyrat tutumu sözkonusu kamuoyunda ciddi tepki yarattı.

Dolayısıyla da ister istemez resmî ağızlardan itidal çağrıları geldi.

Bu da Ankara’nın AB üyeliği zaten yokuşa süren başkentlerin eline enfes koz verdi.

Öte yandan, dünyadaki İslam algısının giderek kötüleştiğini saptar ve AKP’nin de son tahlilde yine İslam’la özdeşleştirildiğini düşünürsek, bütün komplo teorilerini çöpe atarak uluslararası medyanın ilgisini ve Batı’nın genel yaklaşımı açıklamakta hiç mi hiç zorlanmayız

***

FAKAT tabii ki ciddi yanılgılara düşüldü. Epey defa da pire deve yapıldı.

AKP mitinginin CNN’de protesto diye yansıtılmasını stüdyo hatası saysak bile Türkiye’ye gönderilen muhabirler “sosyal medyada”(!) ulusalcılar tarafından üfürülen yalanları çoğu kez gerçekmiş gibi kabullenmekle acemi ve kötü bir gazetecilik sınavı verdiler.

Üstelik düne kadar zıt yönde komplo teorisi üreten ve Erdoğan’ı “ABD ajanı” ilân eden oulusalcılar yukarıdaki Batı desteği karşısında bu defa bayram edip eylemi gaspa çalışırken, aynı yabancı gazetecilerin “lâfta demokrasi diyorlar ama darbeyi ve Esed’i destekliyorlar” diye onların gerçek yüzünü teşhir etmemesi diğer vahim eksiği oluşturdu.

Kabul de her biri teker teker açıklanabilecek bu olgular Taksim’de yabancı parmağı ve Batı oyunuolduğu yönündeki komplo teorilerini ve sefil iftiraları asla doğrulamıyor.

Tek bir şeyi doğruluyor: Ötekini bilmedikleri için ötekinden ödü kopanlar, hayatı ve olayları ancaköteki nefretinde izah etmeye yeltenen şarlatan meczuplardan medet umuyor!


[email protected]

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.