Hadi ULUENGİN
Hadi ULUENGİN

Gazete: Taraf GAZETESİ

İsrail her derde deva dayak oğlanı mı

  • 23.08.2013 00:00

 MALÛM, ağzından çıkanı kulağı artık hiç mi hiç duymayan Başbakan Mısır’daki darbenin arkasında sırf İsrail parmağı keşfetmekle yetinmedi.

Bir de bunun “belge”si (!) olduğunu söyledi. Peki, neymiş o “belge” (!)?

***

EFENDİM Fransız filozof Bernard-Henri Lévy bundan iki sene önce gerçekleşen bir konferansta “Demokrasi illa sandık demek değildir. O demokrasiye hasım Müslüman Kardeşler Mısır’da iktidar olacağına ben orduyu tercih ederim” şeklinde konuşmuş.

Yani aslında kendi mantığına göre ehven-i şer bir tercihten yana tavır koymuş.

Eh, Lévy hem Yahudi asıllı, hem de kısmi eleştirelliğe rağmen İsrail politikalarına pek toz kondurmuyor ya, dolayısıyla Recep Tayyip Erdoğan’a göre Parisli felsefecinin sözlerini Kahire’deki darbeyi Davudî yıldızlı ülkenin tezgâhladığı şeklinde yorumlamak gerekiyormuş.

Pes! Komplo teorisini bu raddeye vardırabilen bir zihin sistematiğine gerçekten pes!

***

BİR kere, kırk küsur yıldır izlediğim ve hemen bütün kitaplarını okuduğum Bernard-Henry Lévynev-i şahsına münhasır bir şahsiyettir.


Entellokrasi
 denen ve Paris züppeliğiyle özdeşleşen münevveranın baş temsilcisidir.

Sözkonusu özelliğini de kasten medyatikleştirir. Kendi hesabıma buna diş biliyorum.

Ama inkârı mümkün değil, pek çok insani kampanyaya öncülük edebilmesi de işte böylesine reklamcı bir kişilik sayesinde gerçekleşebilmiştir ki, nitekim şimdi sıkı durun!

***

ACABA Başbakan yukarıdaki Lévy’nin en az iki girişimde bizzat Erdoğan’ın ve temsil ettiği İslami hassasiyetli siyasetlerin paralelinde mücadele etmiş olduğunu biliyor mu?

Meselâ, şu hazin komplo teorisini AKP liderinin kulağına fısıldamış olan bir o kadar hazin danışmanlarBernard-Henri Lévy’nin Bosna’daki rolünü de kendisine anlattılar mı?

Çünkü Balkan’daki vahşeti havaya bakıp ıslık çalarak izleyen Batı eğer nihayetinde müdahaleye zorlandıysa bunun geri planında filozofun bitmez tükenmez çabaları vardır.

Kelle koltukta defalarca Saraybosna’ya giden ve her türlü forumda ABD’nin ve AB’nin umursamazlığını teşhir ve telin eden Lévy sırf Fransa’da değil tüm Avrupa’da kamuoyunu öyle bir ayağa kaldırdı ki, hükümetler katliamı durdurmak için metazori asker gönderdiler.

Zaten rahmetli İzzet Begoviç de Parisli entellokrata defalarca şükran beyan etti.

Bitmedi, Bernard-Henri Lévy Libya’da da yine AKP iktidarının dış politikasıyla yüzde yüz benzeşen bir tutum sergiledi. Sanırsınız ki Ankara’yla eşgüdümlü çalıştı.

Bir yandan Kaddafi’ye muhalif grupların birleşmesinde somut arabuluculuk üstlendi, diğer yandan daSarkozy hükümetini Mağribi diktatöre karşı aktif davranmaya itekledi.

O hâlde?

***

O HÂLDESİ şu ki, Erdoğan’ın komplo mantığından yola çıkan birileri de şimdi yukarıdaki örnekleri “belge” (!) diye sunup “işte Yahudi entelektüelle aynı boyutta siyaset güttüğü için Türkiye Başbakanı da İsrail’le ortaktır” dese, buna kim ne cevap verebilir?

Kaldı ki ulusalcılar falan zaten hiç durmadan diyorlar!

Üstelik hem içeride onlar, hem de dışarıda aynı kumaştan dokunmuş Mısırlı komünist Samir Amin ve benzerleri yemin billah aslında bugünkü darbecilerin değil bizzat Muhammed Mursi’nin “siyonist ajanı” olduğunu söylüyorlar.

Başka bir deyişle, Müslüman Âlemde kimin başı sıkışsa, birbirleriyle zıt kutupta yer almalarına rağmen hepsi İsrail’i her derde deva bir dayak oğlanı olarak sunmakta birleşiyorlar.

Bunun gerek derin bilinçaltında yatan, gerekse AKP politikalarında tezahür eden boyutlarını yarın işleyeceğim.


[email protected]

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.