Hadi ULUENGİN
Hadi ULUENGİN

Gazete: Taraf GAZETESİ

Çin ve komünizm

  • 30.11.2013 00:00

 BAŞBAKANIMIZ zırt pırt Şanghay İşbirliği Teşkilatı’ndan dem vuruyor ama bırakın bu otoriter devletler ittifakını, bizim medya o ŞİT’in belkemiği sayılan Çin’i dahi es geçiyor.

Sarı ülke aktüalitesi sağa sola sıkıştırılan cim karnında nokta haberlere indirgeniyor.

Oysa kasım ayının ikinci haftasında Komünist Partisi Merkez Komitesi plenumu gerçekleşti ve bu üst düzey toplantıdan en azından kâğıt üstünde önemli kararlar çıktı.

Evet, Komünist Partisi ya!

***      

PEKİİ, Çin’deki gelir uçurumunun hangi ülkelerle eşit olduğunu biliyor musunuz?

Güney Afrika ve Honduras!

Ben söylemiyorum. İngilizce olarak yayımlanan resmî organ Global Times’ta okudum.


Gini
 Endeksi denen hesaplamaya göre Milli İstatistik Bürosu bu sonuca varmış.

Düşünebiliyor musunuz, iktidardaki kurumunun adı komünist partisidir (!) ama zenginlerle fakirler arasındaki maddi girdap Kara Kıta ve Latin Amerika derinliğine varmıştır.

Şimdi tekrar dünkü yazıma, yani 1956’dan itibaren Moskova’yı revizyonist ilan eden ÇKP’nin SSCB’yi sosyalizmden saparak kapitalizme geri dönmekle suçlamasına geleceğim.

***

ZAVALLI Kruşçov! Hatta ona halef olan zavallı BrejnevAndropovÇernenko...

Ne kadar masummuşlar! Ne denli zemzem suyuyla yıkanmışlar! Ve de ne kızılmışlar!

Zira bir ara reform meform diyerek ufacık iktisadi açılım denemeleri yapmışlardı ama Çin’dekinin yüzde birini, binde birini, milyonda birini bile akıllarından geçirmemişlerdi.

Komünist nomenklatura en kabadayısı Zil limuzine bindi ve trenle Kırım tatiline gitti.

Nerede eşitsizlik oranı taş çatlasa bire onu aşmamış müteveffa Sovyetler Birliği’nin vasatlık gradosu, buna karşılık nerede bugünkü Çin’in 122 adet dolar milyarderi; Şanghay’ın, Kanton’un, Nankin’in sayısız finans işletmesi; Hunan’ın, Şongking’in, Kansu’nun gırtlağına kadar rüşvet, yolsuzluk ve safahata batmış yerel despotu ve tabii, nerede bir lokma, bir hırka ücretiyle çalıştırılan yüzmilyonlarca işçinin, köylünün, göçmenin sefalet encamı?

Bunlar o “revizyonist” (!) denen SSCB’de tahayyülü dahi imkânsız olan şeylerdi!

Fakat önce naif, sonra enayiyiz ya, bu satırların yazarı da dâhil, Pekin’in “Sovyetler kapitalizme döndü” mavalına inanan avanaklar olarak cinnet yıllarında Maoculuğa sapmıştık.

***

HAYIR, tabii ki yukarıdaki tabloyu onaylamıyorum ama belki biraz ekonomik gerçekçilikle, biraz da ezeli Çin sempatimle gelişmeleri öyle aman aman da eleştirmiyorum.

Hem nispeten kaderci davranarak kalkınmak için böylesine yöntemlerin zorunlu olabileceği ihtimalini yabana atmıyorum, hem de Konfüçyüsçü bir itaat toplumunun bu yolu seçmesinde rasyonel nedenlerin bulunduğu varsayımını es geçmiyorum.

Şu sıralarda da, fazla umutlanmasam bile başta sözünü ettiğim yeni Merkez Komitesi plenumunun bilhassa eşitsizlik uçurumu üzerinde durmasını ve bunları biraz dengelemek için piyasaya müdahil davranmak kararı almasını olumlu bir gelişme olarak değerlendiriyorum.

***

FAKAT beni delicesine öfkelendiren şeyi, son otuz yılda o uçurumu Honduras ve Güney Afrika raddesinde derinleştiren ve deyimin tam anlamıyla vahşi kapitalizmin dik âlâsını uygulan bir ülke yönetimin hâlâ ve hâlâ “komünist” (!) sıfatı kullanması oluşturuyor.

Hele hele, hanidir neo-Nazi karaktere bürünen ama otomatik pilota bağlı oldukları için hiç utanmadan Çin’in yine de sosyalist kalmaya devam ettiği yalanını savuran bizim ulusalcı Maocular veyakalpazan komünistler tiksintinin ötesinde, doğrusu bana öğürtü veriyor.

Tekrar dünkü yazımla bitiriyorum: Cinnet yıllarımın kızıl literatürünü kütüphanemde ancak tavan merdiveniyle ulaşılan cezalı bölüme kaldırmakta ne kadar haklıymışım!


[email protected]

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.