Hadi ULUENGİN
Hadi ULUENGİN

Gazete: Taraf GAZETESİ

Çürümüş bir şey var!

  • 21.12.2013 00:00

 BAŞLIĞI William Shakespeare’in Hamlet ’inden aktardım. Aslı “Şu Danimarka Krallığı’nda çürümüş bir şey var ” şeklindedir.


Birinci perdenin dördüncü sahnesinde muhafız Marcellus kaos ve entrikaları böyle tanımlar.

Herhâlde “Olmak veya olmamak, işte bütün mesele bu ” cümlesinden sonra piyesin en can alıcı pasajı budur. Şimdi cümleyi şöyle değiştirmek gerekiyor:

“Şu Türkiye Cumhuriyeti’nde çürümüş bir şey var! ”


ÖYLE, zira düşünün ki o Türkiye’de iktidar bakanlarının efradı, kamu bankalarının yöneticileri veya dev şirketlerin patronları yolsuzluk ve rüşvet iddiasıyla gözaltına alınmıştır.

Paralar, fotoğraflar, bantlar falan, ortada haniyse bir suçüstü durumu vardır.

Fakat öte yandan, haklılığı ne olursa olsun, ancak uzun bir hafiyelik sürecinde gerçekleşebilecek böylesine dev bir operasyon hiyerarşik üstlerden gizli olarak yürütülmüştür.

Zamanlaması da eklendiğinde paralel bir devlet aygıtından söz etmek gerekmektedir.

Ama diğer taraftan hükümetin gelişmelere yegâne tepkisikomplo diye bağırmak ve soruşturmadan dolayı “suçlu” (!) addettiği yetkilileri azletmek veya tayin etmek olmuştur.

Ortada sadece öfke, kin, misilleme ve tabii kaosun ve entrikanın dik âlâsı mevcuttur.

O hâlde Marcellus’unHamlet ’teki sözünü “Şu Türkiye Cumhuriyeti’nde çürümüş bir şey var ” şeklinde yeniden formüle etmek kadar normal bir şey olamaz.


ÇOK çok özetlemeye çalışırsam durum Ergenekon veBalyoz süreçlerini andırıyor.

Ama tabii yukarıdaki iki dava da eski statükoyu tasfiye etmek ekseninde gelişmişti.

Şimdiki ise henüz yerleşiklik kazanmamış bir yeni statüko bünyesinde gerçekleşiyor.

Artı, kamplaşma değişiklik arz ediyor ki, bunları benzetmenin dışında tutuyorum.


ERGENEKON veBalyoz süreçleriöz itibariyle haklı, doğru ve meşrudu! Çünkü zanlıların ciddi bir bölümü demokrasi kriterleri açısından suç addedilen fiillerden sorumluydu.

Fakat gerek soruşturma, gerek duruşma, gerekse karar aşamalarındaşekil açısından çok vahim yanlışlara meydan verildi. Oysa adli hukuk asla o şekilden bağımsız düşünülemez.

Nitekim sonunda ortaya birhesaplaşma tablosu çıktı veöz hayati ölçüde zaafa uğradı.


İMDİİ, dediğim gibi, hedefin ve aktörlerin farklı olması kaydıyla bugün yaşanmakta olan skandal gelişmelerde deöz yine haklı, yine doğru ve yine meşrudur!

Demek ki iddiasının aksine AKP yolsuzluk ve rüşvetten arınmış bir ak kaşık değildir.

Bunun ortaya çıkması ise bir yandan gelecekteki siyasi tercihleri daha gerçekçi zemine oturtacaktır, diğer yandan da ülkeyi belki bir nebze daha temiz ve ahlâki kılacaktır.


KABUL de, belki yönetmelik açısından kılıfına uydurulabilir ama astların böylesine kapsamlı bir harekâtı üstlerden gizli biçimde gerçekleştirmesi asla kitabına uygun değildir!

Zanlıların suçu ve operasyonun hayrı ne olursa olsun burada bir anormallik mevcuttur.

Dolayısıyla, hanidir sürdüğü anlaşılan bir takibat eğer iktidarla Hizmet Camiası arasındaki zıtlaşmanın zirve noktasında kamuoyuna mal ediliyorsa, o iktidar da tabii ki kendi açısından haklı olarak komplo, intikam ve paralel örgüt iddialarını gündeme getirecektir.

Üstelik sözkonusu iktidarı ve lideri savunma refleksiyle aziller gerçekleştirerek ve özeleştiri yerine misillemeyi seçerek durumunu vahimleştirse bile, açık söyleyelim, eğer iddia doğruysa, bu yeni olumsuzluklar dahi Camia’nın hareket tarzını meşru ve masum kılmaz.

Yani burada daşekil tıpkı yukarıdaki davalarda olduğu gibi yineöz ü gölgelemektedir.

Hamlet ’i değiştirerek tekrarlıyorum:Şu Türkiye Cumhuriyeti’nde çürümüş bir şey var!


DÜZELTME: Dünkü yazımda gaflete düşerek “Holodomor” yerine “Holomor” yazdığım için özür diler, düzeltirim. —HU.


[email protected]

 

http://www.taraf.com.tr/hadi-uluengin/makale-curumus-bir-sey-var.htm

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.