Hadi ULUENGİN
Hadi ULUENGİN

Gazete: Taraf GAZETESİ

Camia ve iktidar

  • 1.03.2014 00:00

 DOĞRU, Fethullah Gülen Hocaefendi camiasına atfedilen ve iktidara bel altından vuran operasyonlar dizisinin siyasi, ahlaki, hatta dinî açıdan onaylanabilecek bir yanı yoktur.


AKP hükümetine ve liderine yönelik haklı ve meşru muhalefetimiz her ne olursa olsun, bunu en baştan ve en net şekilde söylemek de etik bir yükümlülüktür.


***


ÖYLE, çünkü 17 Aralık’tan beri olup bitenlerde kişi mahremine, birey özgürlüğüne ve devlet sırrına tecavüz sözkonusudur.


Artı, ortada o devlet bünyesinde sızma yöntemiyle örgütlenmiş bir paralel yapı vardır.


Nitekim iktidarın lügatini kullanırsak, zamanlamalar da gerçekten de manidardır.


Harekâtın koordineli ve dakik niteliğini görmemek için ya saf, ya kör olmak gerekir.


Dolayısıyla, vücut kendi içinde iki organ besleyemeyeceğinden ve yukarıdaki hususlar da adli ve ahlaki suç olduğundan, gelişmelerin demokratik rejimde yeri yoktur ve olamaz.


***


ANCAK dikkat, daha ilk cümlede atfedilen kelimesini kullandım.


Zira organik ve hiyerarşik bir bağın somut delilleri şu âna kadar ortaya konulmadı.


Camia’ya yönelik suçlamalar birer iddiadır ki, kesin hüküm için vakit henüz erkendir.


Fakat şöyle de denebilir: “Be adam, ortada açık bir teşkilat ve cebinde kartını taşıyan üye mi var ki sana şema çizeyim? Böylesine yapılanmaların organizmasını çıkartmak çok zordur ve sen Bolşevik rahle-i tedristen geçmiş olduğun için bunu zaten bal gibi bilirsin.


Nitekim iktidar sözcüleri yukarıdaki argümanı dile getiriyorlar. Bu da doğru!


***


DOĞRU, çünkü örgüt yapısı itibariyle yarı-tariki, yarı-Cizvit ve yarı-komünizan bir çehre sunan veBediüzzaman öğretisine uygun olarak İslami ögeleri modernite unsurlarıyla bütünleştirenGülen Hocaefendi Camiası’nın 17 Aralık’taki kolektif “suçu”nu (!) adli açıdan ispatlamak, yukarıdaki yapının elâstikiyet ve gizliliğinden ötürü gerçekten de kolay iş değil...


Dolayısıyla burada iktidar sözcülerinin geliştirdiği argümanlara belirli ölçüde hak vermek ve olaylar dizisini alt alta yazarak, perde arkasındaki ipleri gerçekten de aynı Camia’nın çektiği sezgisini inandırıcı bir hipotez olarak kabullenmek gerekiyor.


Amenna da, bunun doğruluğu AKP hükümetini ve liderini aklar mı?


Asla!


***


ASLA, çünkü biçimdeki yanlış, yani yukarıdaki yöntemlerin ahlaksızlığı ve suçluluğu, o yöntemlerle ortaya çıkan özün daha da ahlaksız ve suçlu olduğu gerçeğini değiştirmiyor!


WikiLeaksve Snowden de yasal değildi ama kirli çıkıları sergilediği için alkış yağdı.


İmdii, buna karşılık bizim, rüşvet ve yolsuzluk kâh kumpas operasyonlarla, kâh kanunsuz dinlemelerle ortaya döküldü diye rüşveti ve yolsuzluğu yutmamız mı isteniyor?


Başka bir deyişle, polis mesai saatleri dışında, kendi bölgesi haricinde ve garez ve intikam güdüsüyle hırsızı enseledi diye aynı hırsızı serbest bırakıp polisi mi kodese tıkacağız?


Ayyuka çıkmış bir kepazeliği sırf kepazelik kitabına uygun şekilde teşhir edilmedi diye örtüp, o yavuz hırsızın evsahibini bastırmasını kabullenecek miyiz?


***


İKTİDARIN yapmak ve yaptırtmak istediği şey de budur! Dayattığı rota bu yöndedir!


Oysa sözkonusu iktidarın diktatoryal ölçüde otoriterleştiği ve tehdit addettiği bütün nefes borularını tıkadığı gözönüne alınırsa, vuruşların bel altılığına rağmen 17 Aralık mimarlarının birson çare veya çaresizlik dürtüsüyle hareket etmiş olduğu da söylenebilir.


Yine doğru, mazeret oluşturmaz ama düşündürücü unsur oluşturur ki, hayırsız, şer ve pespaye gelişmeleri değerlendirmek için yukarıdaki genel tabloyu az çok okumak gerekir.



[email protected]

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.