Hadi ULUENGİN
Hadi ULUENGİN

Gazete: Taraf GAZETESİ

Gül, komplo ve yeni dünya

  • 21.03.2014 00:00

 “DIŞ güçler iddiası kabul etmiyorum ve doğru bulmuyorum. (...) On yıldır bizi öven, göklere çıkartan, takdir eden çevreler şimdi bizi eleştiriyorsa niçin şimdi konu ediliyor? Bu tür söylemler üçüncü dünya ülkelerine yakışacak türden söylemlerdir. (...)


Türkiye'yi yıkmak isteyen varmış gibi komplo teorilerine inanmıyorum.


***


PARAGRAFI tekrar akl-ı selimin sesini yükselten Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’den alıntıladım. Çankaya önderi Danimarka ziyareti sırasında Türk gazetecilere böyle konuştu.


Ve Gül salı günü Kopenhag’da bu açıklamaları yaparken Başbakan aynı gün aksini iddia ediyordu. Gelişmelerden dış güçleri sorumlu tuttu ve uluslararası komplodan dem vurdu.


Zaten de iktidar yanlısı medya ve kalemşorları bu teraneyi hiç durmadan tekrarlıyorlar.


Efendim yeni bir dünya kuruluyormuş da; Türkiye güçleniyormuş da; bunu gören Erdoğanorada liderliğe güreşiyormuş da; dolayısıyla başta ABD ve İsrail olmak üzere Batı Gülen Hocaefendi Camiası aracılığıyla dehşet bir kumpas kurmuşmuş... Ölme eşeğim ölme!


***


GÜL’ün kaydettiği gibi, yukarıdaki belagatin beyin şeması üçüncü dünyaya aittir.


İktisadi değil ruhi olan bu zihni mekanizmanın geri planında da iki ana öge mevcuttur.


İlk unsur, psikolojide früstrasyon denen ve derin bilinçaltında yerleşiklik kazanmış olan ezilmişlik kompleksinin bir travma şeklinde dışavurumundan kaynaklanır.


Yine psikolojik anlamdakiBen buradan itibaren yaşadığı her başarısızlıktan ötekini sorumlu tutar. Suçu ona mal eder. Ve bireylerde geçerli olan araz milletlerde de geçerlidir.


Meselâ PrensesDiana Mısırlı sevgilisi Dodi’yle birlikte trafik kazasına mı uğradı?


Yavuklunun Karun zengini babası tek bir delil sunamadan “Kraliyet ailesi Araplardan nefret ediyordu, dolayısıyla ikisini de İngiliz gizli servisi öldürdü”diye yaygara basacaktır.


Çünkü o baba o Mısırlı kimliğindeki früstrasyonu aşamamıştır ve böyle bir komplo teorisi de hem kendi ulusunu, hem bütün bir Arap âlemini hoşnut edecek ölçüde cazibelidir.


Veya Ukrayna mı karıştı mı? Bizde de kendisine katılan dinperest- laikperest ulusalcı koroyla birlikte Rusya yine hiçbir ispat ortaya koymaksızın Batı’yı hedef gösterecektir.


Zira gerek aynı Rusya, gerek bizimkiler o Batı’ya karşı ebedi kompleks besledikleri için suçu ona yüklemek hem intikamcı bir rövanş, hem de ferahlatıcı bir ruh oluşturacaktır.


***


ÖTE yandan, komplo teorilerinde belirleyici olan ikinci unsur kadir-i mutlak bir elin her şeyi belirlediğine dair inançtır. Bu, gayr-ı mantıki, hatta metafizik bir dürtüdür.


Fakat komplo teorisyenleri hem kendileri inanmak, hem de başkalarını inandırabilmek için rasyonel düşüncenin sebep- sonuç ilişkisinden yola çıktıklarını iddia ederler.


Örneğin, Türkiye’de yaşanmakta olanları yukarıdaki silsilede açıklamaya kalkışırlar.


Yahut 11 Eylül’deki El Kaide saldırısını bizzat ABD ve İsrail’in düzenlediğini “ispatlamak” (!) için daha sonraki Afganistan ve Irak işgallerini örnek gösterirler.


Başka bir deyişle, o kadir-i mutlak elin hesapladığını varsaydıkları sonuçtan yola çıkarak sebebe vardıkları tezini geliştirirler.


***


OYSA aslında tabii ki kendilerine ait olan bu varsayımların âfâkiliği zaten bir yana...


Ötesi, muhakeme seviyeleri yukarıdaki rasyonel düşüncenin bam telini oluşturan ve sonuçları illâ sebeplere tâbi olmayan sayısız tesadüfi ve kaotik faktörün de belirleyebileceğini öngören akılcılığı yakalayamadığı içindir ki, işte her taşın altında dış parmak keşfederler.


Yok efendim yeni bir dünya kuruluyormuş da, Türkiye oranın lideri olmasın diye komplo düzenlenmişmiş... Sevsinler!


Bunu öyle yeni falan değil, olsa olsa köhne mi köhne bir üçüncü dünya yutar.



[email protected]

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.