Hadi ULUENGİN
Hadi ULUENGİN

Gazete: Taraf GAZETESİ

Kim yaptı

  • 29.03.2014 00:00

 KİM yaptı ve ne amaçla yaptı?


İlk ve esas soru budur!


Yoksa bant kayıtları her devletin mahreminde geçen türden diyaloglar içeriyor ki, abartmak ancak sahtekâr barışperestlerin ekmeğine yağ sürer.


Dolayısıyla benim sorum o mahremi internette ifşa ve teşhir eden aktöre odaklanıyor.


Ve eğer aşağıdaki olgu geçerlilik taşıyorsa da hiç şüphesiz ki o aktör bir haindir!


Böyle bir suç dünyanın bütün ülkelerinde hıyanet-i vataniye kapsamına girer ve en ağır biçimde cezalandırılır.


Fakat...


***


FAKATİ şu ki, ihanet kelimesini ancak o cürmü gerçekleştiren kişi veya kurum bizim aidiyetimizi taşıdığı takdirde kullanabiliriz.


Yani failin içimizden biri olması gerekir.


Diğer bütün durumlarda yabancı bir devletin klasik casusluk faaliyeti sözkonusudur.


Dolayısıyla, tersi ispatlanmadığı müddetçe dâhili bünyemizdeki hiçbir şahıs, yapı veya organizma çağrışımlı şekilde bile olsa hain diye suçlanamaz. Kimseye iftira atılamaz.


Oysa isim telaffuz etmediler ama gerek Başbakan, gerekse iktidar medyası skandal patladığı andan itibaren yine Gülen Hocaefendi Camiası’nı işaretlemeye başladılar.


***


KENDİ hesabıma ihtimal vermiyorum. Veya vermek istemiyorum.


Hizmet hareketinin ve manevi önderinin bu tür bir girişime tenezzül etmeyeceğine dair kanaatim bir yana, faraziye olarak dahi neden yapsınlar ki?


Çünkü işin içine ayan beyan o ihanet olgusu gireceğine göre en ateşli AKP karşıtlarının bile böylesine bir cürmü asla affetmeyeceği açıktır.


Artı, iktidarın tam seçim arifesindeki mağduriyet belagati yüzergezer kitleleri dahi insiyaki bir refleksle ona yaklaştıracaktır.


Dolayısıyla Camia niçin kendi ayağına ateş etsin? Herhalde benim kadar aklı vardır...


Zaten işi komplo teorileri üretmeye vardırırsak aynı iktidarın aynı mağdur konumu pekiştirmek için son tapeyi bizzat sızdırdığı yönündeki zırvaları da ciddiye almak gerekir.


Oysa bunların her ikisi de hezeyandır ve üçüncü bir aktörün varlığını, yani herhangi bir yabancı ülkenin casusluk şebekesini düşünmek vakti artık çoktan gelmiştir!


Kim olabilir?


***


ZEHİR hafiye miyim, tabii ki bilmiyorum!


Fakat doğru, sezinlemeden kaynaklanan şüphelerim var ama delil olmaksızın düşmanlarıma bile iftira atmak kitabımda yazmadığı için ülke adı telaffuz edecek değilim.


Zaten de benim üstüme ne vazife!


Ancak bugüne kadarki bütün ifşa ve teşhir gelişmelerinden hep iç düşmanı sorumlu tutan iktidarın, yani devleti yöneten mekanizmanın bir de olup bitende dış güçler olabileceği varsayımını artık ciddiye, hem de sonsuz alması gerekiyor.


Çünkü hırsız bir kulak eğer o devletin en mahremini bile dinliyor ve sonra da bunu kasten aleni kılıyorsa, sözkonusu devletin içine düştüğü çok, pek çok vahim durum bir yana, böyle bir olgu hainlik değil resmen casusluk yapan dış aktörlerden bağımsız düşünülemez.


Son derece sofistike biçimde donanmış bir yabancı aygıt veya aygıtlar es geçilemez.


Nitekim soruyorum: Tapelerin ifşaatı uluslararası planda kimin ekmeğine yağ sürdü?


Bu soruyla da tekrar başa dönmüş oluyorum ki, cevabı sizin ferasetinize bırakıyorum.



[email protected]

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.