Hadi ULUENGİN
Hadi ULUENGİN

Gazete: Taraf GAZETESİ

1 Mayıs 2015 çağrısı

  • 3.05.2014 00:00

ÖNCE otoriteye sesleniyorum:

 

Bırakın, kurtlarını döksünler! Bırakın Taksim’de deşarj olsunlar!

 

Madem sahte bir efsane yaratarak Meydan’ı kutsal bir sembole, tabuya, mabede dönüştürdüler, bu takdirde artık izin verin de senede bir gün hançerelerini orada yırtsınlar.

 

Ve görmezden gelin, 1 Mayıs’ta muzaffer edayla afra tafra kessinler.

 

Cüce egolarını tatmin ederler ve gelecek seneye kadar da bununla oyalanırlar.

 

***

 

HAYIR, hiçbir şey olmaz!

 

Tamam, tabii ki yine vitrinleri, bankomatları, camları, kepenkleri kırmaktan; sağa sola molotofkokteyli atmaktan; çıkmaz sokaklara slogan boyalamaktan imtina etmeyeceklerdir.

 

Fakat bu zarar her yasaktan sonra ortaya çıkan vandallığın yanında devede kulak kalır.

 

Bir kere, hayat bütün şehirde felce uğramaz. Korku karabasanı kenti istila etmez.

 

Gerilim alanı daralmış olur ki, muhtemel arbedeler benim de ikamet ettiğim mahalle başta olmak üzere yakın semtlerle sınırlı kalır. Eh kader, biz zaten şerbetlendik...

 

Yine kapıyı bacayı kapar, ışığı söndürür ve maskeleri hazırlayarak arka odaya geçeriz.

 

Ancak en önemlisi, böylesine müsamahalı bir yaklaşım, gerek içeride, gerek dışarıda daha mülayim ve daha hoşgörülü bir imaj sunacaktır. Çelişkileri kısmen yumuşatacaktır.

 

Dolayısıyla otoriteye tekrar sesleniyorum: 2015 1 Mayıs’ında Taksim’i artık ferahfeza bir serbestiyle donatın ki, hem sahte efsane sona ersin, hem de şehrin üstüne sükûnetler insin!

 

Şimdi gelelim öbürlerine...

 

***

 

KENDİLERİNE solcu diyen yoldaşlar, bilin ki bu satırların yazarı kaçın kurasıdır...

 

Sizlerinmağduruoynamasını asla yutmayacak kadar feleğin çemberinden geçmiştir.

 

Bir kere ağzınızla kuş tutsanız, tek tük istisnaları tenzih ederim ama o şanlı diye yere göğe koymadığınız ve adına hareket ettiğinizi söylemek cüretini gösterdiğiniz proleterlerin, işçilerin, emekçilerin 1 Mayıs’ı illâ Taksim’de kutlamak istediğine kimseyi inandıramazsınız.

 

Çünkü siz o proletaryaya, o sınıfa, o emekçilere sonsuz uzaksınız! Yabancısınız!

 

Dolayısıyla da mutlaka Meydan diye tutturanlar yalnız ve yalnız tekrar sizlersiniz.

 

Yani yüz bin parça fraksiyondan oluşan ve hem nitelik, hem de nicelik itibariyle ultra marjinal kalan aşiret grupçuklarısınız ki, totaliter yelpazeniz en pespaye Stalin hayranlarından en rezil ulusalcı faşistlere, bir yenilmişler ve bir hezimete uğramışlar koalisyonunu kapsıyor.

 

***

 

ÖTE yandan siz Taksim’e üzüm yemek için değil, sözkonusu yenilginin ve hezimetinintikam içgüdüyle hiç olmazsa bir günlüğüne bağcıyı dövebilmek için çıkmak istiyorsunuz.

 

Nitekim önceki gün tekrar gördük. Elinize fırsat geçtiği an, en haşin zaptiyeye bile rahmet okutacak bir barbarlıkla güvenlik görevlisini linç etmeye yelteniyorsunuz.

 

Ve sonra da hiç utanmadan mağdur pozlarına bürünüyorsunuz ki, biraz naif ve hayli ahmak iyiniyetlilere yutturabilirsiniz ama bunu benim külahıma yutturamazsınız.

 

***

 

FAKAT yukarıda dediğim gibi, varsın Taksim Meydanı 1 Mayıs’larda sizlere açılsın.

 

Bir yandan orak-çekiçli kızıl bayraklarınızla, diğer yandan da“Mustafa Kemal’in askerleriyiz”li sloganlarınızla mastürbasyonunuzu dobra dobra yapın. Doyumla tatmin olun.

 

Olun ki, adına konuştuğunuzu iddia ettiğiniz insanlar sizin cibilliyetinizi tam anlasın.

Gaflete düşüp gelecekler bir daha hiç gelmesin. Sempati duyanların bile sıdkı sıyrılsın.

 

Solcugeçinen yoldaşlar, evet, bundan böyle her 1 Mayıs’ı Taksim’de serbestçe kutlayabilin ki, başta işçiler, proleterler ve emekçiler olmak üzere bütün bir Türkiye halkı sizlerin Meydan’da olduğunu bilmenin ferahlığıyla kendi özgürlüğünü ve sükûnetini kutlasın.

 

[email protected]

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.