Hadi ULUENGİN
Hadi ULUENGİN

Gazete: Taraf GAZETESİ

BM rasathanesi

  • 22.10.2014 00:00

 HADİ, felaket tellallığı yapmamak için hezimet gibi ağır bir deyim kullanmayalım.

Fakat yine de güneş balçıkla sıvanmaz.

Çünkü malûm, Türkiye geçen hafta New York’ta cidden büyük bir başarısızlığa uğradı.

O kadar çabaya, o kadar kulise, o kadar lobiye rağmen Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi geçici üyeliğine seçilemedi.

Üçüncü turda topu topu 73 oy alabildi ki, bu rakam 2009-2010 döneminde 151 olmuştu ve Ankara sözkonusu üyelik sandalyesine daha ilk turda oturmuştu.

***

EH, kendi basiretsizliği karşısında hükümetin tabii ki uluorta ağlayacak hâli yok!

Sanki New York öncesi şu kadar oy çantada keklik, bu kadar ülke yan cebimde diye medyaya gaz vermemişmiş gibi iktidar sözcüleri şimdi üç maymunları oynuyor.

Ne ses seda var, ne de mazeretle bile olsa gelişmeyi bir nebze açıklama çabası...

Havaya bakıp ıslık çalandan başka tek bir Allah’ın kuluna rastlamıyoruz.

İşin garibi, CHP İzmir Milletvekili Rıza Türmen gibi birkaç istisnayı hariç tutarsak, muhalefet temsilcileri de öyle aman aman bir tepki göstermediler.

***

OYSA BM’deki hazin sonuç aslında ikili ve vahim bir hoşnutsuzluğun tezahürü oldu.

Bir yandan AKP tarafından uygulanmakta olan dış politikaların milletler camiasında destek bulmadığını, diğer yandan da iç siyasetteki otoriter gidişatın aynı milletler camiasında rahatsızlık yarattığını ortaya koydu.

Dolayısıyla yukarıdaki muhalefetin boş demagojiler yerine böylesine somut ve güncel bir veriden yola çıkarak hükümete “yüklenmesi”gerekirken o da New York’u es geçti.

Neyse, politikacılara akıldanelik yapmak benim üzerime vazife olmadığına göre tekrar yenilginin nedenlerine dönüyorum.

***

DAHA düne kadar, yani dış siyasette Kahire ve Şam’a ilişkin Ankara yaklaşımlarının nobranlaşmasına, iç siyasette ise Gezi olaylarına yönelik AKP tavrının hoyratlaşmasına kadar Türkiye uluslararası arenada pırıltılı ve yükselen bir yıldızaddediliyordu. Bu, inkâr edilemez!

Nitekim de onun içindir ki ta Kıbrıs müdahalesinden beri hayali dahi kurulamayan BM Güvenlik Konseyi üyeliği 2009-2010 döneminde hiç zorlanmadan elde edilebildi.

Lâkin yukarıdaki virajlardan itibaren durum değişti.

***

NE zaman ki hükümet gerek Mısır’daki gayr-ı meşru darbe, gerekse Suriye’deki meşru isyan karşısında kraldan fazla kralcı davrandı ve devlet realpolitiklerini gözardı ederek duygusal bir rota tutturdu, farklı nedenlerden de olsa hem Batı’yla, hem Rusya, Çin ve İran’la, hem de bir dizi İslam ülkesiyle çelişir duruma düştü.

Hele hele IŞİD ve fasilesinden gruplara kol kanat geren, en azından onlara göz yuman bir görünüm sunulması sözkonusu çelişkilerin üzerine tuz biber ekti.

Artı, iç bünyedeki otoriter, pederşahi ve haşin gidişat demokratik ve etik değerlerini paylaşmak iddiasında olduğumuz yukarıdaki Batı’yla bizim aramızdaki mesafeyi daha da açtı.

***

O hâlde şu tür bir benzetme yapalım: Dünün pırıltılı ve yükselen yıldızı heyhat bugün hızla sönük ve kayan bir yıldız yörüngesine meyleder oldu.

Zaten New York rasathanesindeki oylama da teleskop başındaki astronomların bu uzaklaşmayı saptadığı anlamına geliyor.

Fakat de yine umalım ki bazı kozmografik durumlarda olduğu gibi rota aniden değişsin ve yıldız tekrar eski yörüngesine girsin...

[email protected]

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.