Hadi ULUENGİN
Hadi ULUENGİN

Gazete: Taraf GAZETESİ

Papa ve Doğu Hıristiyanları

  • 3.12.2014 00:00

 UZUN müddet Katolik inanca ve Papalık makamına çok hasmane yaklaştım.

Üstelik bu saplantı cinnet yıllarımla sınırlı kalmadı. Sonra bile bir süre devam etti.

Ve sanıyorum ki sözkonusu düşmanlık hem o yıllardaki genel laikçi şartlanmamdan, hem de daha önce eğitildiğim Hıristiyan Biraderler kolejine duyduğum tepkiden kaynaklandı.

Nefret ancak akıl çağına girdiğim ve olgunluk seviyesine ulaştığım zaman son buldu.

Şimdi bir parantez açıyorum.

***

ÇOK satan ulusalcı gazete Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kendisini ziyaret eden Papa Françesko’yla el sıkışmasını “öp Papa’nın elini” manşetiyle duyurdu.

Aklı sıra kelime oyunu yaparak “öp babanın elini” demeye getiriyor. Dolayısıyla da Müslüman bir liderin Hıristiyan ruhban karşısında “küçüldüğünü” (!) ima ediyor...

Öte yandan, yine ulusalcı ama az satan “Karanlık” varakpare de aynı Papa’nın Patrik Hazretleri 1. Bartolomeo ile İstanbul’da buluşmasını “Ekümeniklik” diye ispiyonladı.

O da Fener’in Vatikan koruması altında “Batı ajanı” işlevi gördüğünü çağrıştırıyor...

Tekrar hatırlatayım: Her iki organ da “dinci” (!) denen cihete değil tam tersine, laiklik konusunda mangalda kül bırakmayan kesime hitap ediyor ki, parantezi kapatıyorum.

 

***

FREDERICH Nietzsche Papalığa başkaldıran ve Protestanlığın kurucusu olan Martin Luther’i “Latin inceliklere aklı ermeyen bön ve köylü rahip”diye tanımlamıştı.

Bu sözün derinliğini neden sonra, ancak o akıl çağına ulaştıktan sonra kavrayabildim.

Çünkü gerçekten de Alman papaz Vatikan’ın dogma ve ritüellerini reddetmekle aslında kutsalın içini boşaltmış, dolayısıyla aynı filozofun “Tanrı öldü” diye özetlediği nihilist inançsızlık tragedyasına kapıyı aralamış oldu.

Oysa Katolikliğin iki büyük erdeminden bir tanesini, tabir caizse böyle bir tongaya gelmeyerek papası, hiyerarşisi, ruhbanı, organizması, aforozu, ikonası vs.’yle sözkonusu kutsalı inananlar nezdinde dokunulmaz kılan litürji ve töreden taviz vermemesi oluşturuyor.

Diğer büyüklük ise o Katolikliğin önce Aziz Augustinus, sonra Aquinalı Tommaso aracılığıylaEflatun ve Aristo felsefesiyle harmanlanmış; bu sayede de Kadim Yunan’ın hümanizma ve rasyonalizmini iç bünyede senteze dönüştürmüş olmasından kaynaklanıyor.

Nitekim Doğu Kiliselerinin Roma’ya oranla çok daha marjinal kalmasını muhtemelen onların böyle bir sentezi tam gerçekleştirememiş olmasında aramak gerekiyor.

***

SÜRYANİSİ, Keldânisi, Marunisi, Kıptisi, vs.’siyle o Doğu Kiliseleri ki, hepsi Nil’den Fırat’a uzanan “Dâr-ül İslam”sathında yer alıyorlar. Ve encamları hiç parlak değildir!

Gördükleri bin bir baskıdan dolayı zaten pek çoğu öz be öz vatanlarını terk etmişken kalanlar da Irak’ta kelleyi IŞİD’e kaptırmamak; Mısır’da manastırı cihatçılara yaktırmamak yahut Türkiye’deHrant’ın akıbetine uğramamak için tedirginlik içinde solumaya çalışıyorlar.

İşte Papa da ülkemizi ziyaretlerinde bu vahim durumdan duyduğu kaygıyı dile getirdi.

Artı, her türlü terörizme ve ayırımcılığa karşı, başta Müslümanlarla olmak üzere, hangi dinin aidiyetini taşırsa taşısın bir “iman edenler koalisyonu” önerdi.

Vatikan’ın siyasi devlet sıfatını kat be kat aşan çok geniş bir ruhani önderlik ve temsilcilik yansıttığı düşünülürse, “medeniyetler çatışması”nın önüne geçebilmek için PapaFrançesko’nun bu haklı serzenişini ve yapıcı çağrısını son derece ciddiye almak gerekiyor.

Lâkin sahtekârca laik geçinen ve vicdan hürriyetinden dem vuran ulusalcı nefret tacirleri dahi yukarıda örneklediğim gibi Papa’ya ve onunla konuştuğu için Cumhurbaşkanı’na ve Patrik Hazretleri’ne dahi kin ve öfke kusuyorsa, artık varın gerisini siz düşünün...

Ve, sözümona laikleri bile böyleyse İsa Mesih Doğu Hıristiyanları nasıl korusun.

[email protected]

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Yorumlar (1)

  • Hrac Madooglu
    Hrac Madooglu
    3.12.2014 21:00

    Dunyanin sorunlarini Papanin cozecegine veya cozume katkida bulanacagina inaniyorsaniz, tarih size hicbirsey ogretmemis demektir. Dinler bugunku sorunlarin nedenlerinden biridir. Ozellikle Katolik kilisesi. Birkac ornek vereyim: Katolik dininde kadin haklari diye bir sey yoktur. Kadinin gorevi mumkun oldugu kadar cok sayida cocuk dogurmaktir. Kurtaj yasak oldugu gibi, hamilelikten korunmak da gunahtir ve yasaktir. Yani her cinsel iliskide amac cocuk yapmaktir. Hatta tecavuze ugrayip hamile kalan bir kadin bile kurtaj yapamaz. Bu yuzden prezervatif kullanmak da gunah sayilmaktadir ve AiDSin yaygin oldugu ulkelerde bile insanlarin bu olumcul hastaliktan korunmasinin bile dine aykiri oldugu vurgulanmaktadir. Bosanmak ta Katolik dininde yasaktir. Ote yandan Katolik kilisesinde binbir turlu ahlaksizlik surekli ortbas edilmeye calisilmaktadir. Rahipler arasinda pedofillik yaygindir. Dinler arasinda bir hosgoru olabilmesi de gercekci degil. Kendi dinimden olmayan gunahkardir, cennete layik degildir demez mi Semavi dinler?