İktidar sevdalısı üç lider

  • 11.01.2024 07:10

Biri 20, diğeri 28, öteki 30 yıldır iktidarda kalan üç lider, koltuktan uzak kalmaya dayanamıyor. Yeni planların ve girişimlerin sonu gelmiyor

Geçen Kasım ayında bu köşede eski Sovyet coğrafyasının, ekonomik açıdan olmasa da "siyasi iktidarların sürekliliği" bakımından epeyce istikrarlı göründüğünü yazmıştım:

"Mesela, Belarus'ta Aleksandr Lukaşenko 29 yıldır başta.

Tacikistan'da İmamali Rahman ondan da eski: 31 yıldır.

Azerbaycan'da İlham Aliyev 20 yıldır. Ondan önce de babası Haydar Aliyev ülkeyi 10 yıl yönetmişti.

Rusya'da Vladimir Putin 23 yıldır (eğer onun bir dönem başbakanlık makamına geçerek koltuğunu Dmitriy Medvedev'e bıraktığını düşünürsek 19 yıl yapıyor).

Kazakistan'da Nursultan Nazarbayev 28 yıl başta kaldıktan sonra, 2019'da iktidarı başkasına devretti ama şimdi buna çok pişman."  

"Sen de benim hatalarımdan birisin"

Nazarbayev'le ilgili pişmanlık konusunda falcılık falan yapmamıştım ama galiba şu sıralarda yazdıklarım fal gibi "çıkıyor".

Aslında 28 yıllık liderlik ona yetmemişti (ulusun ve devletin başı anlamına gelen "yelbası" ünvanını vermişlerdi ona 14 Haziran 2010'da, 15 Şubat 2023'te iptal ettiler). Evet, o kendi isteğiyle koltuğu 2019'da bir başkasına, dönemin Başbakanı Kasım Cömert Tokayev'e bırakmıştı. Ama elini iktidardan çekmemişti, birçok konuya karışıyordu, ona sadık insanlar hâlâ kilit konumlardaydı…

Ocak 2022'de Kazakistan'da kanlı olaylar yaşandı. Tokayev, Rusya önderliğindeki Kolektif Güvenlik Örgütü kuvvetlerini yardıma çağırdı, sonra da kısa sürede teşekkür ederek onları geri gönderdi. Devamında birçok operasyon daha oldu, anayasa referandumu ve erken seçimler yapıldı.

Bugün Tokayev son derece güçlü. Nazarbayev ise eski etkisini büyük ölçüde yitirmiş durumda.

83 yaşındaki eski lider geçenlerde bir kitap çıkardı. Gazetecilerin çoğu onun ikinci bir eşinin ve iki oğlunun daha olduğunu itiraf etmesiyle "olayı gördüler". Ama aslında Nazarbayev yeniden ortaya çıkma denemesi yapıyordu.

Üç hafta önce (20 Aralık'ta) Moskova'da Putin ile Nazarbayev arasında içeriği açıklanmayan bir "özel görüşme" yapıldığı duyuruldu. Komplo teorisi üstatları "çok yakında Putin desteğiyle eski liderin yenisini devireceği" beklentisine girdiler bile.

Bu arada Tokayev, yeni yılın ilk demeçlerinden birinde "Ülkemizde Cumhurbaşkanı Başkomutanlık görevini, eski Cumhurbaşkanı da Güvenlik Konseyi Başkanlığı görevini aynı anda yürütüyordu. Bunun er ya da geç iktidarda güç çatışmasına yol açacağı belliydi" dedi ve Ocak 2022 olaylarını düşünmeye devam ettiğini, bu arada Nazarbayev ve ekibinin "ikili iktidar" çabalarına karşı onları uyardığını dile getirdi.

Yani?

Yani Nazarbayev yeterli güce sahip olmadan yeni bir hamle yapmaya başladıysa, yakında iktidarın bugünkü sahiplerinden çok daha sert darbeler alabilir…

İktidardan ayrılsa bile iktidardan pay istiyor

Belarus Devlet Başkanı Aleksandr Lukaşenko 10 Temmuz 1994'ten bu yana ülkeyi yönetiyor. Altı dönemdir Başkan.

Bazı seçimler muhalefet ve Batı tarafından oldukça tartışmalı bulunmuştu. Özellikle de 9 Ağustos 2020'deki son başkanlık seçimleri.

Eşleri hapiste veya yurt dışında olan kadınlar, "ev hanımı" Svetlana Tihanovskaya çevresinde birleşerek ciddi bir alternatif oluşturdular. Olaylar, gözaltılar, işkenceler ve türlü şaibeli durumlar yaşandı.

Sanırım bir ara Lukaşenko da başta kalabileceğinden umudunu kesmiş gibiydi. Ama ordu ve haber alma kurumlarında yeterli desteği olmayan muhalefet, kısa bir sessizlikten sonra Putin'in de mevcut yönetiminin devamından yana tavır koyması sonucu, başarılı olamadı. Sadece tutuklu ve siyasi göçmen sayısı arttı.

Yeltsin döneminde Rusya ile birleşme amacını gerçekleştirerek ortak devletin başına geçme hayali kuran Belarus lideri, Putin ile fazla anlaşamadı. İkili ilişkilerde sık sık gerginlikler yaşandı. Ancak son seçimler ve Ukrayna savaşı ile Belarus, Rusya'ya daha bağımlı hale geldi.

Ülkeyi daha uzun süre yönetmek ister gibi görünen 69 yaşındaki Lukaşenko, bu yıla garip bir hamle ile başladı: Ölürse, öldürülürse veya iktidardan düşürülürse hem kendisine hem de akrabalarına birçok ayrıcalık ve avantaj talep eden yasal düzenlemeler yaptırdı.

Yeni yasada neredeyse yok yok: Devletin yasama ve yürütme organlarına doğal üyelikten kendine ve yakınlarına ömür boyu dokunulmazlık hakkına, son maaşın yüzde 100'ünü almaktan ev, arsa, otomobil, koruma ve sağlık hizmetlerine, hatta ücretsiz ulaşımdan bedava toplantı salonları kullanımına kadar "iğneden ipliğe" her konunun düşünüldüğü bir yasal düzenleme yapıldı.

Görünürde Belarus'ta bir devrim, ayaklanma veya darbe kokusu yok gerçi… Ama "hain Batı ve yerli işbirlikçileri"nin neler yapacağı belli mi olur…

Kan davası ve kan bağı

Çeçenistan lideri Ramazan (Ramzan) Kadirov genç denilebilecek yaşta (47) iktidara fazlasıyla doyanlardan. Ama doyup da bırakamayanlardan.

Malum, Çeçenistan, Rusya Federasyonu'nun problemli cumhuriyeti ve 30 yıllık yakın geçmişte yaşanan iki Rus-Çeçen savaşı bu durumu fazlasıyla kanıtlıyor.

İkinci savaş sırasında Kremlin'e karşı silah elde çatışan İmam Ahmet Kadirov saf değiştirip Putin'in temsilcisi oluyor ve bir yıldan kısa süren Çeçenistan devlet başkanlığı sırasında, isyancı Çeçenlerin 2004'te düzenlediği bir terör eylemi sonucu hayatını kaybedince, koltuğu boş kalıyor.

Ramazan daha 30 yaşında bile değil ama birilerini geçici ve vekaleten atayarak bir süre durumu idare ediyorlar. Sonra Ramazan başa geçiyor. Geçiş o geçiş… Şu anda 20 yıl…

Genç lider Moskova'nın neredeyse sınırsız maddi ve siyasi desteğiyle cumhuriyeti istediği gibi yönetiyor. Baskı ve zorbalık haberleri sıradanlaşıyor. Çeçenleri eleştiren Rus gazeteci Anna Politkovskaya, eski Rus bakan Boris Nemtsov ve bir dizi kişi "kuşkulu" suikastlarla hayatını kaybediyor.

Kadirov (kısa süre önce), Orta Çağ'dan kalma "kan davası" geleneğini açıkça savunan bir konuşma yapıyor: Suçluyu bulamazsanız onun akrabasını öldürebilirsiniz. Nasıl ama!

"Kan davası"nın yanı sıra bir de "kan bağı" var: Kadirov'un çok sayıda akrabası ve köylüsü Çeçenistan'da kilit görevlerde. 20'li yaşlardaki çocukları bakan ve sektör yöneticileri düzeyinde görev yapıyor.

16 yaşındaki oğlu Adem, Kuran yakma suçundan hapisteki bir Rusu kamera eşliğinde dövüyor ve bu sahneyi sosyal medyada baba Kadirov övünçle paylaşıyor. Sonra bu çocuğa birçok ödül veriyorlar Çeçenistan'da ve Rusya'nın başka yerlerinden.

"Padişah" diyorlar Çeçen lidere. Gerçekten de yarattığı apayrı bir ülkede hüküm süren bir padişah gibi davranıyor.

Kaç eşi ve kaç çocuğu olduğu üzerine çeşitli kaynaklarda farklı iddialar var. Açıkça Şeriat'ı savunduğu zamanlar az değil.

Ama Başkan Putin'e her zaman Çeçenistan'dan yüzde 100 civarında garantili oy çıkıyor; daha ne yapsın Kadirov?..

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Resmi İlanlar