Halil BERKTAY
Halil BERKTAY

Gazete: Serbestiyet.com

Liebknecht, Reichstag önünde

  • 28.04.2012 00:00

 Esasa gelelim. Reichstag’ın 11 Ocak 1916 oturumu. Saat 14. Hükümete ayrılan masada iki bakan (Helfferich ve Delbrück) oturuyor. İlk gündem maddesi, Parlamento Üyesi Dr Karl Liebknecht’in soruları.

Liebknecht’in birinci sorusu : Süregelen savaş sırasında, Türk İmparatorluğu’nda Ermeni halkının yer ve yurtlarından sürülmüş ve yüz binlercesinin boğazlanmış olduğu, İmparatorluk Şansölyesi’nin [Başbakan] malûmu mudur ? İmparatorluk Şansölyesi, [bu işin sorumlularına] gerekli cezaların verilmesi, Türkiye’de kalan Ermeni nüfusun durumunun iyileştirilmesi ve bu gibi korkunç olayların bir daha tekrarlanmaması için, Türk Hükümeti’yle ne gibi görüşmelerde bulunmuştur ?

Başbakan <[I>Reichskanzler Bethmann Hollweg] adına, İmparatorluk Özel Danışmanı V. Stumm yanıtlamış; sanki Yusuf Halaçoğlu veya Emin Çölaşan konuşuyor : Ermenistan’da meydana gelen kışkırtıcı gösteriler üzerine, Türk Hükümeti’nin bazı vilâyetlerin Ermeni nüfusunu yerlerinden sürüp[İngilizcesinde “deport” deniyor] yeni yaşam alanlarına sevk etmek zorunda kaldığı, Şansölye’nin bilgisi dahilindedir. Bu önlemlerin söz konusu nüfusa etkisi konusunda, Türk Hükümeti’yle halen bir görüş alışverişi içindeyiz. Daha fazla ayrıntıya girmemiz olanaksızdır.

Liebknecht üsteliyor : Ek bir sorum olacak. İmparatorluk Şansölyesi, Profesör Lepsius’un Ermenilerin mutlak imhasından söz ettiğini ve Türkiye’nin Hıristiyan ahalisinin bu dehşetten Alman Hükümeti’ni sorumlu tuttuğunu da biliyor mu ?

Kıyamet kopuyor. Sağdan soldan “Bu yeni bir soru ! Bitirin !” bağırışları geliyor. Herhalde, Şükrü Elekdağ ve Cemil Çiçek’lerin o günkü Alman muadilleri faaliyette. Meclis Başkanı Dr Kaempf, “Bu yeni bir soru olduğu için size söz veremem” diyor.

Liebknecht direniyor : Sayın Başkan, sorunun tamamını duymadan [salondan gülüşmeler]yeni bir soru olup olmadığına karar veremezsiniz. Her halükârda, Başkanın kendi kanaatiyle değil [oha sesleri] salondan gelen telkinler sonucu bunun yeni bir soru olduğuna hükmettiğini belirtmek isterim.

Başkan Kaempf : Sizden nasıl başkanlık yaptığımı eleştirmeye kalkmamanızı rica ediyorum [alkışlar]. Şimdi bir sonraki soruya geliyoruz.

Karl Liebknecht buradan, genel olarak Alman militarizminin, ele geçirdiği bütün topraklardaki uygulamalarını sorgulamaya geçiyor : Hükümet, halen Alman işgali altında olan bölgedekinüfusun durumuna ilişkin verileri, uygun önlemlerin alınabilmesi amacıyla çok yakın bir zamanda Reichstag’a sunmaya hazır olacak mıdır ? İşgal bölgesinin halkı için alınan önlemlere; yaşam araçlarına (yiyecek, giyecek, barınak), sağlık koşullarına, haklarına, sayılarına ilişkin daha fazla bilgi [alabilecek miyiz] ? Sonra, Alman makamları tarafından bu topraklardaki halka karşı ne tür ceza ve misilleme önlemlerinin tertip edildiği ve gerekçelerine, örneğin kaç kişinin idam edildiğine, ordunun el koyduğu mal ve mülke ve bu operasyonlarda kullanılan yöntemlere dair bilgiler ? Ve bu insanlara, örneğin Belçika halkına salınan katkı paylarına dair bilgiler ?

Bakanlık Müsteşarı Lewald cevaplıyor : İmparatorluk Şansölyesi, Dr Liebknecht’in talep ettiği malzemeyi Reichstag’a sunmayı reddeder. Ancak, ilgili Reichstag komisyonu istediği takdirde, işgal topraklarındaki sivil makamların faaliyetine ilişkin bilgi verecektir.

Liebknecht : Ek bir soru. Savaşın başından bu yana, Alman makamları misilleme amacıyla kaç yer ve binayı yıkmış; aynı amaçla kaç kişi tutuklanmış ve öldürülmüş bulunmaktadır ?

Başkan Dr Kaempf : Bu yeni bir soru. Usulsüz ve yok sayıyorum.

Dr Karl Liebknecht, önceden yazılı olarak vermiş bulunduğu üçüncü sorusunu okuyor : Hükümet (a) Alman askerî ve sivil makamları tarafından, kişisel özgürlüklere ve toplanma hakkına karşı sıkıyönetim çerçevesinde alınan (toplantıların yasaklanması, derneklerin feshi, özel haberleşmenin mahremiyetine müdahale, tutuklamalar, evlerin aranması gibi) önlemlere ve özellikle de savaş süresince duruşmasız asker ve polis gözetiminde bulundurulanların sayısına, ayrıca bu gibi gözaltıların nedenleri ve süresine ilişkin; (b) savaş sırasında ordu mensuplarına verilen cezaların sayısı, süresi ve nedenlerine ve keza, savaşın başından bu yana askerî hapishanelerdeki mahkûmların sayısına ilişkin malzemeleri, daha fazla gecikmeksizin Reichstag’a sunmaya hazır mıdır ?

Bakanlık Müsteşarı Lewald : İmparatorluk Şansölyesi, Dr Liebknecht’in talep ettiği malzemeyi Reichstag’a sunmayı reddeder.

Karl Liebknecht bağırır : Bu da çok tipik doğrusu !

Başkan Dr Kaempf : Dr Liebknecht’in usule aykırı bu sözlerine izin verilemez.

Liebknecht : Ek bir soru. Alman askerî ve polis makamlarının hemen her yerde kurduğu karanlık odalarda [gülüşmeler] siyasî açıdan makbul olmayan kişilerin, Reichstag üyeleri dahil, mektuplarının gizlice açılmakta olduğu, İmparatorluk Şansölyesi’nin malûmu mudur ?

Muazzam gürültü. Başkan oturumu sona erdiren çanı çalıyor.

Karl Liebknecht : Gündemin Başkan ve Reichstag tarafından böyle otokratik bir tavırla hasıraltı edilmesini protesto ediyorum.

Şayet yorum gerekiyorsa, onu da haftaya bırakayım.

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Resmi İlanlar