Halil BERKTAY
Halil BERKTAY

Gazete: Serbestiyet.com

Nazi dehşeti (2) nasıl motive oldu ve örgütlendi; neler yaptı-yaşattı

  • 16.04.2017 00:00

 [15 Nisan 2017] Ön plandaki beş kişi içinde soldan ikinci, bütün harekâta kumanda eden SS tuğgenerali Jürgen Stroop. En sağdaki, “Frankenstein” lâkabıyla ünlü SS manga komutanı Josef Blösche. Stroop, ayaklanmayı tamamen ezmek için bütün binaların alt katları ve bodrumlarından itibaren alev makinalarıyla ateşe verilmesini emretmiş. Ayaklanma sırasında ölen 13,000 kadar Yahudiden belki 6000’i diri diri yanarak can verecek. Fotoğrafta galipler, marifetlerini gururla,  kibirle, soğukkanlılıkla (bazıları gülerek) seyrediyor.

Jürgen Stroop savaş sonrasında yakalandı, yargılandı ve insanlığa karşı işlediği suçlardan ötürü (Getto’nun SS yöneticisi Franz Konrad’la birlikte) 1952’de Polonya’da asılarak idam edildi. Stroop’un maiyetinden pek çoğu 1943-45 arasında çeşitli cephelerde (bazıları Polonya ve Yugoslavya’da partizanlarca) vurulup öldürüldü. SS’lerin en yüksek komutanı Heinrich Himmler ve Varşova Gettosu’nun “likidasyonu”nun baş sorumlusu sayılan, bazı tarihçilerin “en iğrenç örgütün en iğrenç mensubu” diye nitelediği Odilo Globocnik, savaş sonunda, 1945 Mayıs ayı içinde intihar etti. Ama tabii bütün bunlar, ayaklanma bastırıldığında ele geçirilen son 57,000 kişi dahil, Varşova Gettosu’ndan ölüme (en az 254,000’i Treblinka’ya) yollanan toplam 400,000 küsur Yahudiyi geri getirmeye yetmedi.

                                                                    *          *          *

Zar zor canlandırmaya çalıştığım bu insanlıktan çıkmışlık nasıl mümkün oldu? Gerisinde bir ideoloji vardı, bir de örgütlenme. İdeoloji, daha 1920’lerin başlarında Hitler’in Mein Kampf’ında ortaya konmuş; 1933’e kadar adım adım yayılmış ve popülerleşmiş; 1933’ten sonra ise resmiyet kazanmış, kanun gücüne erişmişti. (a) İnsanlarda rasyonel düşünme kapasitesi bırakmayan aşırı-milliyetçi bir hezeyanın; (b) bu mistik sürükleniş içinde, milletin kollektif iradesinin tek temsilcisi olarak “organik lider”e mutlak biat ve itaatin; (c) milliyetçiliğin “bilimsel ırkçılık” uzantısı üzerinden “insanaltı” (subhuman) olarak tanımlanmış “düşman öteki”lere ise ne gerekiyorsa yapılmasını kabullenmenin... tikel, benzersiz bir bileşimiydi.

 

Çok güçlüydü. Epistemolojik özgüvenin doruğuydu. Hukuk ve hukuk dışılık, ya da suç olan ve olmayan arasındaki bütün ayırımları siliyor; en eski tektanrıcı inanç sisteminin Tevrat’ta ifadesini bulan “öldürmeyeceksin... çalmayacaksın... komşunun hiçbir şeyine tamah etmeyeceksin” gibi hükümleri dahil, insanlık “birlikte yaşama” kültürü ve ahlâkı adına binlerce yıldır ne biriktirmişse hepsini yerle bir ediyor; diktatörlüğün yeni manevî evrenine intisap edip bütün icaplarını yerine getirmek konusunda en ufak bir şüphe ve tereddüde yer bırakmıyordu. Mesele, sonradan mahkeme önünde mırıldanılan “emirleri yerine getirdim” türü klişelerden ibaret değildi. Çok daha derindi. Asıl tartışılmaz emredicilik, ideolojinin içselleştirilmesinden kaynaklanıyordu. Tepedeki resimde, Stroop’un yüzüne ve beden diline yansıyan küstahlığın temeli buydu. Yaklaşan yenilgi ruhlarını biraz olsun çökertip onları sıradanlaştırıncaya, Hannah Arendt’in çok kısmî bir gözlemle “kötülüğün banalliği” (the banality of evil) diye tarif edeceği noktaya getirinceye kadar, önde gelen Nazilerin ister tek tek, ister grup halinde çekilmiş bütün fotoğraflarına, hep aynı sınır tanımaz arrogans damgasını vuruyordu.

                                                              *          *          *

Dehşetin ikinci ayağı ise örgütlenmeydi. İdeolojinin maddeleşmiş haliydi Faşist/Nazi örgütlenmesi. Yukarıda sözünü ettiğim aslî ideolojik emrediciliği, çeşitli militer ve paramiliter hiyerarşilerin pratik emrediciliği ile tamamlıyor ve pekiştiriyordu.  

Bu noktada, korku filmlerinden fırlamış kelimelerin tüyler ürpertici çağrışımları giriyor devreye.  SA’lar (ve Ernst Roehm). SS’ler (Heinrich Himmler ve Reinhard Heydrich). Gestapo (tekrar Himmler). Wehrmacht (Alman ordusu). Waffen-SS (ordunun elit SS zırhlı ve motorize piyade tümenleri). Konzentrationslager (temerküz veya toplama kampları). SS-Totenkopfverbande (SS’lerin toplama kamplarını yöneten “Kuru Kafa” birimleri). Einsatzgruppen (özellikle Sovyetler Birliği için tasarlanmış, ordunun peşinden ilerleyerek Yahudileri ve Komünistleri toparlayıp imha etmekle görevli ölüm mangaları). “Nihaî Çözüm” (Yahudi soykırımı projesi). Generalplan-Ost (Genel Doğu Planı). İmha Kamplarıveya Ölüm Kampları (yirmiyi aşkın temerküz kampından altı yedi tanesinin, gaz odaları ve krematoryumlarla donatılıp “Nihaî Çözüm”ün uygulanmasına hasredilmesi). Houses of Death: AuschwitzTreblinkaMajdanekSobiborÖlümün Evleri.

Ve bir de işgal altında yaşama deneyimi. Karargâh binaları. Nazi bayrakları, swastika’lar. Bir yanda işbirlikçiler (Quisling’ler, collabo’lar, Mareşal Pétain ve benzerleri). Yerli nüfusun aç kalması pahasına, tarım ürünlerinin müsaderesi (Almanya’yı beslemek için). Fabrikalar ve tarlalarda yarı-köle koşullarında çalışıp III. Reich’ın emek açığını kapatsınlar diye, ister Fransa’dan ister Macaristan’dan gene Almanya’ya zorunlu işçi sevki. Diğer yanda Mukavemet hareketleri (Yugoslav partizan’ları, Fransız Résistance’ı, Yunan andartiko’su (gerilla savaşı) ve andartes’i (gerillaları). Tutuklamalar, geçici kamplar, sorgu ve işkence merkezleri. Her direniş veya itaatsizlik eylemine karşı, misilleme adına acımasız, çığrından çıkmış katliamlar. Çekoslovakya, Lidice ve Lezaky. İki küçük köy. Haziran 1942: Lidice’de bütün erkeklerin, Lezaky’de kadfın-erkek bütün yetişkinlerin kurşuna dizilmesi. Toplam (en az) 1300 ölü. Yunanistan, Komeno. Küçük bir köy. 16 Ağustos 1943: 317 ölü. Fransa, Oradour-sur-Glane. Küçük bir köy. 10 Haziran 1944: çoğu kadın ve çocuk 642 ölü. Sokak sokak, parsel parsel Yahudi avı. (Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Nazizmle suçladığı) Hollanda’da, Amsterdam’da bir ev: Anne Frank Evi. Bir kitap: Anne Frank’ın Hâtıra Defteri.

Kısa bir anahtar sözcükler listesi, Nazizm için. Tutun ki bir 20. yüzyıl tarihi ders kitabının Faşizm-Nazizm bölümleri için hazırlık notları. Hepsini tek tek tanımlayacağım.

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.