Halil BERKTAY
Halil BERKTAY

Gazete: Serbestiyet.com

Bize nasıl yalan söyleniyor?

  • 18.04.2020 00:00

  [17 Nisan 2020] Bir süre kabullendim, resmî rakamları. Artık değil. Neden? Günlük ölüm sayısının 5 gün üstüste 95-98 arasında gitmesindeki tuhaflık farkedilir edilmez… ölüm sayısı 107 - 115 - 125 oldu. Toplam ölüm sayısının toplam vaka sayısına oranının 10 gün üstüste yüzde 2.1’den şaşmamasındaki tuhaflık farkedilir edilmez… enteresandır, bu gösterge de hemen oynadı ve yüzde 2.2 oldu; halen ufak ufak 2.2’nin üzerine tırmanıyor.

Bu en ciddîsi, en vahimi, ama yaşatılmak istendiğimiz pembe hayaller ve bunlarla kuşatılma yöntemlerimiz işin tepesinden ibaret değil kuşkusuz. Basın yeni bir uzmanlık peydahlamış durumda. Doğruculuğun, 5N1K’ya sadakatin zıddı. Herhangi bir haberi alıp nasıl rötuşlayabilir, bütün vurgusu ve eksenini nasıl kaydırabilir, bambaşka bir hale getirebiliriz? Kimileri bunun üzerine çalışıyor. Bu arada, kamuoyunun zaten zayıf olan bilim okuryazarlığını iyice yokediyor.

Amerika’dan bir arkadaşım, çok çarpıcı bir örneğini gönderdi sabah sabah. Başlangıç için, bkz https://twitter.com/yekvucutcom/status/1250802598527057920. Yayınladıkları, orijinalinde çeşitli emojilerle renklendirilmiş tweet’te, “Chicago Üniversitesi Ekonomi Profesörü Ufuk Akçiğit eline hesap makinesi alıp korku pompalayanlara rağmen Türkiye'nin koronavirüs ile mücadelesini kazanacağını öngörüyor” diyorlar.

Fakat öyle mi acaba? Ufuk Akçiğit bunu mu demiş gerçekten? Ya da ne demiş, nasıl demiş? Yekvucut.com sitesinin tweet’inde kaynak gösterilmemiş. Prof. Akçiğit’in kendi sitesine baktığımızda, biraz farklı bir tablo ortaya çıkıyor. Sırf kaba bir manipülasyonu teşhir etmek için değil; başlıbaşına değerli bir tahlil olduğu ve aynı zamanda gerçek bilim dilinin nasıl bir şey olduğunu gösterdiği için de, link’leri dahil fakat çok yer tutan tabloları hariç, aynen aktarıyorum.

                                                      *          *          *

Önce şuraya bakalım: https://twitter.com/ProfUfukAkcigit/status/1245273669909315589.

[1 Nisan] Covid19 konusunda diğer ülkelerin bizden önce yaşadıkları bize, onların verilerini inceleyip, dersler çıkarıp, gerekli önlemleri alma fırsatı sağlıyor. Araştırma takımımdan Elif Özcan-Tok, Marta Prato, ve Baran Çekim ile verileri inceledik. Sizlerle de paylaşmak istiyorum.

[1 Nisan] Bu mini çalışmada Johns Hopkins Üniversitesi, Dünya Bankası ve OECD'den kamuya tamamen açık veriler kullandık. Amacımız bilgi kirliliğini engellemek ve yaşananlar hakkında bilimsel gerçeklikler sağlamaktır.

[1 Nisan] 1) Görsel 1 bize zaman içinde ülkelerdeki vaka sayılarını gösteriyor. Avantajımız problemin Türkiye'de geç başlamış olması, ki bu bize zaman kazandırıyor. Ancak grafik hızla artmış ve Türkiye diğer ülkelere hızla yaklaşıyor. Daha net olmak için haftalık büyüme hızlarına bakalım.

[1 Nisan] 2A) Görsel 2 her ülkedeki toplam Covid19 vaka sayısının 15in üzerine çıktığı günü o ülkenin “miladı” kabul ediyor. Ve o tarihten sonraki ilk ve ikinci haftanın büyüme hızlarını çiziyor (Türkiye için 15 Mart). Yatay eksen ilk, dikey eksen ikinci hafta büyüme hızını gösteriyor.

[1 Nisan] 2B) Ne yazık ki iki haftada da büyüme hızı oldukça yüksek (%150-200 civarı). Buradaki iyi haber ikinci hafta (23-30 Mart) ilk haftaya gore (15-22 mart) bir miktar yavaşlama var. Bu hız çok daha yavaşlatılmalı.

[1 Nisan] 3) Virüsü yavaşlatıp sağlık sistemine zaman kazandırmamız gerekiyor. Yoksa hastalar için yatak, ventilatör vs yetmez. Peki yatak başına düşen vaka sayısı ne zaman idare edilemez hale geliyor? İtalya bu oran 0.3 olduğunda havlu attı. Görsel 3 bunu belgeliyor.

[1 Nisan] 4) Türkiye vaka/yatak oranında nerede? Görsel 4 ülkelerde “milat”larından sonraki iki hafta boyunca ortalama vaka/yatak oranını gösteriyor. Ne yazık ki İtalya ve İspanya'nın ilk 2 haftasının üzerindeyiz. Ama avantajımız, onlar gibi olmamak için biraz zamanımız var. Peki ne kadar?

[1 Nisan] 5A) Görsel 5’te ekonometrik sentetik kohort metodu ile gelecek günler için şu şekilde tahmin yapıyoruz. İlk adımda, bizden önce bizim aşamalarımızdan geçmiş ülkeleri kullanarak, Türkiye'nin 31 Mart’a kadar olan patikasına benzer bir patikayı tekrarlatıyoruz.

[1 Nisan] 5B) İkinci adımda, o ülkelerin verileriyle Türkiye'nin nereye gidebileceğini tahmin ediyoruz. Kötü haber, önlem almazsak, 15 Nisan’a kadar İtalya’nın havlu attığı duruma ulaşabiliriz. İyimser haber ise, diğer ülkelerin düştüğü hataya düşmemek için önümüzde az da olsa zaman var.

[1 Nisan] 6) Sonuç olarak, İtalya ve İspanya'nın yaşadığı korkunç sonu yaşamamak için toplum olarak bilinçli ve akılcı olmak zorundayız. Bu ne yazık ki öteleyebileceğimiz bir sorun değil. Toplumda genç yaşlı demeden her birey üzerine düşen ödevi yapmak zorunda.

                                                            *          *          *

İki gün sonra ise, bkz https://twitter.com/ProfUfukAkcigit/status/1245963502797414401.

[3 Nisan]1) Covid19 için önemli rakamlar açıklanıyor. Bu rakamları nasıl yorumlamalıyız? Aşina olmayanlar için bilgilendirme tweeti yazıyorum. Sonuç: Rakamların "BÜYÜME HIZINA" bakmalıyız. Nedenini ekibimden Elif Özcan-Tok ve Marta Prato ile hazırladığımız grafiklerle anlatacağım.

[3 Nisan] 2A) Örnekle başlayalım. Virüslü biri Türkiye’ye gelsin ve virüs, her gün hastadan 2 kişiye bulaşsın. Birinci gün “yeni hasta sayısı” 1*2=2 ve toplam hasta 3 olacak. Bu 3 kişi ertesi gün 3*2=6 kişiye daha bulaştıracak ve toplam sayı 9 olacak. Bu şekilde hasta sayıları 1, 3, 9, 27,

[3 Nisan] 2B) 81, 243, 729… diye gidecek. Bu Türkiye’nin ilk hafta hikayesi: İlk hafta virüs g=%200 hızında yayıldı. Kısaca, yayılma oranı g olan bir virüsün başlangıçtan itibaren T tane gün sonraki vaka sayısını hesaplamak için, ilk günkü hasta sayısını T kere (1+g) ile çarpmak gerekir.

[3 Nisan] 3) Görsel 1 virüsün 132 ülkede yayılmasını gösteriyor. Yayılma Çin, İtalya, İspanya ve Türkiye’de hızlı. İkisi aynı patikadayken, neden Çin’in ortalama büyümesi (%30) Türkiye'den (%53) daha küçük? Çünkü Çin, 18. günden sonra yavaşlıyor.Bunu bu grafikte gözle anlamak mümkün değil.

[3 Nisan] 4) O sebeple, yavaşlamayı görebilmek için dikey ekseni 10’un katları olarak yazalım. Görsel 2 bunu yapıyor. Eğer büyüme oranı zaman içinde sabit olsaydı, bu grafikteki patikalar düz bir çizgi olacaklardı. Hafif kıvrılarak gitmeleri, büyümede gözle görülür yavaşlamayı gösteriyor.

[3 Nisan] 5) Görsel 3 aynı şeyi yeni vakalar için gösteriyor. Türkiye grafiğinde de olmak üzere çoğu ülkenin düz çizgi yerine, (azalarak artan) eğimli patikaları yeni vakalarda yavaşlamalar olduğunu gösteriyor. Peki bu yavaşlamalar ne kadar yeterli?

[3 Nisan] 6) Görsel 4 toplam vaka seviyesini 10un katları olarak yatay eksene, yeni vaka sayılarını da 10un katları olarak dikey eksene çiziyor. Bu enteresan grafikte Çin ve G. Kore, ülkelerin gittikleri kötü patikadan çıkmayı başarmışlar. Japonya ve Singapur patikadan kaçmayı başarmışlar.

[3 Nisan] 7) Çin bu patikadan çıkmayı nasıl başardı? Görsel 5, vaka sayısı 350yi geçtikten sonraki 5 hafta için, her günkü vaka sayısını, o hafta başındaki değerine bölüyor. Sonuçta Çin, 5 hafta boyunca büyüme oranını g=%39’dan g=%1’e kadar indirmeyi başarmış. Peki Türkiye’de durum nasıl?

[3 Nisan] 8A) İki gün önceki tweet zincirimde önümüzdeki günler için bir tahmin grafiği çıkarmıştık. Görsel 6 bunu tekrarlıyor. Yaptığımız tahminlere göre, Türkiye eğer kendi patikasına benzer ülkeler gibi ilerlerse, önümüzdeki 2 hafta boyunda ortalama %9 hızında artış yaşar.

[3 Nisan] 8B) Ve bu %9luk artış sonucunda vaka sayısı 15 Nisan itibari ile İtalya’nın üretimi durdurduğu seviyelere gelebilir. Ancak büyüme hızını tahmin edilenin yarısına ve hatta dörtte birine indirebilirsek, bu bizi çok rahatlatacaktır.

[3 Nisan] 9) Bugüne kadar alınan önlemler nasıl bir etki yaptı? Görsel 7, alınan bazı önlemleri ve virüsün yayılma oranındaki azalmayı gösteriyor. Önlemler büyümeyi %200’lerden %21’lere indirmiş. Devam edip, büyüme hızını biran önce %2 civarına düşürebilirsek, İtalya’ya yaklaşmayacağız.

[3 Nisan] 10) O sebeple, lütfen herkes üzerine düşeni yapmaya devam etsin. “Bana/bize bir şey olmaz” demek, çok büyük acılara sebep olur. Lütfen çevremizdekileri bilinçlendirelim ve kendi önlemlerimizi sonuna kadar alalım. Büyüme hızını ancak hep birlikte düşürebiliriz. Saygılarımla…

                                                   *          *          *

Bu tweet zincirlerinde, “korku pompalayanlara rağmen Türkiye'nin koronavirüs ile mücadelesini kazanacağını öngörüyor” diye özetlenebilecek en ufak bir şey var mı? Tersine, Ufuk Akçiğit ve ekibinin analizleri, Türkiye’nin ilk 3 haftasının sonunda uyarıyor ve uyarıyor ve uyarıyor. Yani, illâ bu terimlerle konuşacaksak, ancak “korku pompaladıkları” söylenebilir. Peki, haksız mı çıkmışlar? Asıl önemlisi bu tabii. Yukarıdaki 3 Nisan, 8B tweet’inde Prof. Akçiğit, “vaka sayısı 15 Nisan itibarı ile İtalya’nın üretimi durdurduğu seviyelere gelebilir” diyor. Yanlış mı çıkmış dersiniz?

İtalya’da ilk vaka 15 Şubat’ta, Türkiye’de ilk vaka 10 Mart’ta kaydedilmiş. Buna göre, İtalya’nın ilk 5 haftası 21 Mart’ta dolmuş. 22 Mart’ta, yatak başına vaka sayısı 0.3’e ulaşmış ve bu kritik noktada temel üretim tamamen durmuş, durdurulmuş İtalya’da. Türkiye’nin ilk 5 haftası ise 14 Nisan’da dolmuş (buna göre, 5 hafta + 3 gün noktasındayız). Durum nedir? Aşağıdaki kümülatif vaka sayıları tablosunda bunu göstermeye çalışıyorum.

                                               İtalya                                                  Türkiye

Başlangıç tarihi                      15 Şubat                                             10 Mart

1. haftanın sonu                      79 vaka (22/2)                                   98 vaka (17/3)

2. haftanın sonu                      1,128 vaka (29/2)                              1,872 vaka (24/3)

3. haftanın sonu                      5,883 vaka (7/3)                                13,581 vaka (31/3)

4. haftanın sonu                      21,157 vaka (14/3)                            34,109 vaka (7/4)

5. haftanın sonu                      53,578 vaka (21/3)                            65,111 vaka (14/4)

Bugün itibariyle                      168,441 vaka                                     74,193 vaka

                                               (62. gün,                                             (38. gün,

                                               8 hafta + 6 gün)                                  5 hafta + 3 gün)

 

Özetle, resmî açıklamalardaki iyimserlik denemelerine karşın, Prof. Ufuk Akçiğit’in 1 ve 3 Nisan tweet’lerinde öngördüğü “kötü durum senaryosu” gerçekleşme yolunda.

                       

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.