BİR DEMET ŞİİR (I)

  • 31.10.2011 00:00

                           ÇİÇEKLERDE SEVERİM

 

                            Acılar savururum

                            Al şafakta rüzgârlara

                            Kiraz değil mendilimdeki

                            Kan’dır

 

                            Karlar yağar

Al acılar üstüne

Donar alyuvarlarım

Düşer mendilim avuçlarımdan

Kan’dır

 

Ala boyar birileri kentleri

Bir kız düşer kaldırımlara

Kiraz değil dudakları

Kan’dır

 

Ala boyar birileri dağları

Bir filinta düşer dağlara

Karanfil değil kar üstünde

Kan’dır

 

Ağlar al şafakta yetimler

Ağlar kurşun dulları

Büker boynunu gelincik

Solar dalında narçiçekleri

 

Birileri ala boyar ölümü

Bense alı çiçeklerde severim

 

 

                                               Hasan ÖZTÜRK

 

 

 

 

 

 

 

GÜL SOLAR GÖZLERİMDE

 

 

Her görüşme gününde onlar

Tel örgülere asılı birer çiçektiler

Postalların altında çimen

Boynu bükük büyüyen

Gelinciktiler

 

Yasaklara takılırdı ellerim 

Okşayamazdım hasretimi

Okşayamazdım ellerim yanardı

Yettiğince nefesim koklardım

İkisi de uzaktan gül kokardı 

 

Tenleri gül kokardı yüzleri hüzün

Ve yüzleri bir acılar harmanı

Fırtınalarla sallanırdı kirpikleri

Birer domdom kurşunuydu

Tel örgülere takılı gözleri

 

Umutla bakardım yüzlerine            

Haydi derdim içimden bir gülümse

Bin takla atardım tel üstünde

                            Gül pembesi dudaklarına

                            Bir gülücük konsun diye

 

                            Konmazdı

Dudaklarında pembe gülücükler

Hiçbir zaman olmazdı

Eylül fırtınasıydı gülücüklerini çalan

Gözlerindeki kurşun bakışlar

Ondandı

 

Nice yıllar geçti

Hasretin hüküm sürdüğü

Aylardan bilmem kaçıncı

Eylüldü

Onlar halen tel örgülere takılı

Birer gonca güldü

 

Ne zaman anımsasam o günleri

Koklayacak kadar yakın

Dokunamayacak kadar uzak

Bir çift gül solar gözlerimde                   

 

Hasan ÖZTÜRK

 

 

 

 

                            BOYNU BÜKÜK İKİ NERGİS

                           

                            Boynu bükük iki nergis

                            Bir cam önünde

                            İki gözüm bir sap gelincik

                            Yerde sürünür

                           

                            Gün olur

                            İki nergis boyun büker

                            Bir cam önünde

                            Uğramaz olur

                            Her sabah pencerenize konan

                            Minik serçe

                            Bir sap gelincik yerde sürünür

                           

                            Bülbül ölünce

                            Gülün soluşunu gördünüz mü siz

                            Ya da güneşe tapan

                            Ayçiçeklerinin ayinini izlediniz mi hiç

                            Niye boynu büküktür gelinciğin

                            Nasıl delip çıkar kayaları narin bir çiçek

                            Güvercin gagasında niye taşır karanfili

                           

                            Sizler çiçeklerle bölüştünüz mü hiç

                            Bölüp ölüm acısını orta yerinden

                            Bir tek sabır çiçekleri bölüşür yasını

                            Ranzasından zorla koparılıp alınan

                            Sonsuza götürülen yoldaşın acısını    

                           

                            Ben ne zaman iki gözü iki çeşme

                            Pembe bir leylak görsem dalında

                            Erguvana sarılıp ağlayan

                            Bir hanımeli görsem

                            Ya da yerde sürünen bir sap gelincik

                            Bilirim ki körpe bir civan düşmüştür

                            O gün kara toprağa

 

                            Boynu bükük iki nergis

                            Bir cam önünde

                            İki gözüm bir sap gelincik

                            Yerde sürünür

                                              

 

                                                                  Hasan Öztürk

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.