Deniz Gören Pencere

  • 8.05.2012 00:00

 TKP Davası’ndan yargılananları Konca’ya topladıklarında, üç katlı ranzalarda ve çoğumuz ikişer ikişer yatıyorduk. Kişi başına düşen kullanım alanı bir metrekareden daha azdı. Yine de mutluyduk. Eski arkadaşlarımıza kavuşmuş, yeni arkadaşlar tanımıştık. Mutluluğumuza mutluluk katan bir başka şey daha vardı koğuşta. Ranzalardan birinin en üst katından baktığında deniz görünüyordu. Arkadaşlarla fırsat buldukça oraya çıkar, denizi seyrederdik.

 
Bu mutluluk, ne kadar sürdü pek anımsamıyorum. Ancak, çok uzun sürmediğini iyi biliyorum. Bir gün, gardiyanlardan biri elinde bir kutu boyayla gelip, denizi seyrettiğimiz o pencerenin camını, yüzünde sadist bir gülümsemeyle boyadı...
 
O cam boyanmadan önce yazdığım şiirdir:

Deniz Ötesi Hasret 

Oturmuşum denize doğru
Bir yanımda mersin dalı
Bir de ben tek başıma
Meltemlerle oynaşır gözlerim
Bir pavurya tırmanır taşa
Bir gül düşmüş denize

Taş taş sabır yüreğim
Taşta yosun gözlerin
Sen ki yalnız
Sen ki kuş gözleri korkak
Deniz ötesi saçlarında rüzgâr

Yüreğim gül vurgunu
Savrulur ötelerde saçların
Ben şimdi yalnız
Oturmuşum denize doğru
Tel tel okşar saçlarımı meltemler
Deniz üstünde batar güneş
Heyamolalar söyler balıkçılar
Bir akşam volisinde

Kayabaşında bir martı
Balık oynağı bekler kırık kanatlarıyla
Bense söyleyecek türkü bulamam
Dönsün isterim hava

Açarım göğsümü sevdana
Acır rüzgârlar halime
Meltemler susar mersin dalında
Bir gül vurur kıyıya
Bir de deniz ötesi hasret

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.