YENİ ANAYASA PLATFORMU

  • 22.03.2011 00:00

Yeni anayasa platformu(YAP), bir sivil toplum kuruluşunun düzenlediği bir organizasyondur. Bu organizasyon bütün illeri dolaşıp konferans düzenlemekte ve katılımcıların yeni anayasanın içeriğinin nasıl olması gerektiği ile ilgili önerilerini dinlemektedir. İşte Yeni Anayasa Platformu’nun ev sahipliğini 19 Şubat günü düzce yaptı ve bu platforma bende katıldım.
Düzce’de ki Platforma Oyuncu Lale Mansur, Profesör Doktor Erol Katırcıoğlu, Anayasa Uzmanı Doçent Doktor Osman Can, Gazeteci Yaşar Güven ve Moderatör Balçiçek İlter(Haber Türk’te Söz Sende programını sunuyor) katıldı. Moderatör Balçiçek hanım gelen konuklara yaklaşık beş dakika verip, ondan sonra sözü katılımcılara bırakacağını söyledi. Ben platforma giderken onlar konuşacak biz dinleyeceğiz ve sonunda yazılı birkaç öneri söyleyeceğiz sonra eve döneceğiz diye gittim. Ancak hiçte beklediğim gibi geçmedi ve çok şaşırdığımı söyleyebilirim.
Sayın Lale Mansur, bütün etnik gruplara haklarının verilmesi gereken bir konuşma yaptı. Sayın Erol Katırcıoğlu, yeni anayasa yapılırken ekonominin önemini ve ekonominin ona göre düzenlenmesi gerektiğini içeren bir konuşma yaptı. Sayın Osman Can, anayasaların tarihini ve geçmiş anayasaların iyi taraflarını ve günümüzde bulunmayan yasaları anlattı. Sayın Yaşar Güven, Etnik guruplara haklarının verilmesi ve demokrasinin yaygınlaştırılmasını; %10 barajının düşürülmesi gerektiğini içeren bir konuşma yaptı. Ve ondan sonra onlar dinleyici pozisyonuna geçti. Salondakilere yeni anayasada ne bulunmasını istedikleri soruldu ve söz almak isteyen herkes konuşma yapmak için mikrofonun başına davet edildi.
Salonda çok farklı istekler dile getirildi. Ancak yuhalama, ıslık çalma yumurta atma ve benzeri protestolarının olmaması ve herkesin birbirini dinlemesi beni son derece sevindirdi. Kendisinin çoban olduğunu söyleyen biri “ benim vergimden diyanet beslenmesin, seçimlerde benim vergilerimden ne CHP ne MHP ne AKP Yüksek seçim kurulundan para almasın, okulda bana ne Atatürk ne Osmanlı anlatılmasın” dedi. Kendisinin doktor olduğunu söyleyen biri “herkesin değer yargılarına göre birkaç anayasa hazırlansın; A, B, C, D, E şeklinde kim hangisinden yargılanmak istiyorsa ondan yargılansın” dedi. Bir başkası “ ben çocuklarıma okulda Kur’an dersi veren bir anayasa istiyorum” dedi. Bir başkası “ben dindarlara sahip çıkan bir anayasa istiyorum dedi’’. Bir başkası “Çerkezlere anadilde eğitim verilsin” dedi. Bir başkası “işçilere hakları verilsin” dedi. Bir Başkası “ben yirmi yaşa gelince asker gitme zorunluluğu olmayan bir anayasa, birbirimiz için ölmeyi değil birbirimiz için yaşamamamız gerektiğini söyleyen bir anayasa istiyorum” dedi. Bir başkası “ başörtüsü sorununu çözen bir anayasa istiyorum” dedi. Bir başkası “%10 barajı kaldırılsın” dedi. Bir başkası “sendikalara gereken önem verilsin” dedi. Bir başkası “ devletin Kürtlerle yüzleşmesini ve ona göre anayasanın içeriğinin düzenlenmesi gerektiğini” söyledi. Bir başkası “şiddetin sona erdirilmesi ve ona göre anayasanın düzenlenmesi gerektiğini söyledi”. Bir başkası “herkesi kucaklayabilecek bir anayasa; çoğulcu bir anayasa değil tek bir kişi bile olsa, kendini o anayasanın içinde hissedebilecek bir anayasa istiyorum” dedi…
Tüm bu istekler salonda dile getirildi ve herkes birbirini gayet sakin bir şekilde dinledi. Salonda söylenen çoğu şeye katılmakla beraber sadece bir kişinin söylemlerine katılmıyorum. Kendisinin emekli bir asker olduğunu söyleyen bir kişi “bu topraklarda sizlere hangi anayasayı yaptıysak beğendiremedik; Osmanlı kanun-i esasiye yaptık beğendiremedik, ulu önder Atatürk 1921-1924 anayasasını yaptı beğendiremedik,1961,1982 anayasası yapıldı beğendiremedik. Bırakın bu anadilde eğitim saçmalıklarını, bunlar batının oyunu, tek vatan tek millet tek dil” şeklinde bir konuşma yaptı. Aslında bu konuşmayı yapan kişinin bir asker olması sebebiyle her ne kadar normal bir şey değilse de normal karşılıyorum. Kendisinin de dediği “ ne yaptıysak beğendiremedik” ibaresi önemlidir aslında. Çünkü haklıdır. Şöyle ki, bugüne kadar yapılan tüm anayasaları onlar yapmıştır biz değil. Biz yapamadığımız için bugün bu haldeyiz.
Kendim de konuşma fırsatına nail oldum ve 9 maddelik yeni anayasa talebimi söyledim.
1.Anayasal vatandaşlık tanımının hiçbir etniseye dayandırılmadan yapılması
2.Anayasadaki değişmez hükümlerin kaldırılması
3.Başörtüsü sorununa kalıcı çözüm getirilmesi; başörtüsünün üniversitelerde ve kamusal alanlarda serbest olması, başörtü takanlara herhangi bir şekilde sözel ve fiziksel tacize maruz kalmaması buna anayasal güvence sağlanması
4.Türkiye’de özel mülkiyetin çıkardığı sonuçların incelenmesi, bunun için ayrıca platformlar düzenlenmesi buna anayasal güvence sağlanması
5.Eğitim ve sağlığın ücretsiz olması
6.Dindar insanlara, dinlerini sadece evlerinde veya mabetlerinde yaşamayı değil, kendi dinlerinde olan toplumsal ıslahatı öngören değerlerin incelenmesi ve bunların faaliyete geçirilmesi
7.Üniversitedeki özgürlük alanlarının genişletilmesi(okullardaki sivil polislerin çıkarılması)
8.Eğitim sisteminin yeniden düzenlenmesi; devletin resmi ideolojisini öğrencilere empoze etmemesi
9.1921 Anayasasında olan özerkliğin Güneydoğu ve Doğu Anadolu’ya uygulanması
Bizler “bizim devlet için değil, devletin bizim için olduğu” gerçeğini asla unutmamalıyız. Ve herkesin fikrine saygı göstermeli, onların özgürlükleri için mücadele etmeliyiz. Nitekim Rousseau der ki:” Ben senin halk ve inancının düşmanı olsam da, senin ve inancının özgürlüğü uğruna canımı feda etmeye hazırım.” Yapılacak olan yeni anayasanın, her kesi kucaklaması ve kendisini o anayasanın içinde bulabileceği bir anayasa olması temennisiyle…

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.