Fetullah Gülen Hareketinde Kadrolaşma ve Kul Hakkı

  • 19.09.2011 00:00

Yaz boyunca gündemden düşmeyen haberlerin başında şike skandalları vardı. Ve bu şike olaylarında adı gündemden düşmeyen isimlerin başında Fenerbahçe yer alıyordu. “Gerçekten şimdiye kadar şike olayları yok muydu ki şimdi bu olaylar gündeme geldi?” sorusu ister istemez akıllara geliyor. Fenerbahçe’nin Vefadan men edilmesi ve süper ligden düşürülmemesi ise hukukun tıkandığı önemli noktalardan birisi idi. Futboldan az çok anlayan sokaktaki herhangi bir insana sorsan, futbolda yıllardır “şike” olduğunu söyler ve buna rağmen takımını destekler. Adı şike skandallarında karışan takıma “takımın bu tutumunu nasıl buluyorsun diye sorduğumda ise; “herkes yapıyor, biz yapınca mı suç?” cevabı ile karşılaşıyorum. Böyle gelmiş, böyle gider hesabı…

            Fettullah Gülen harekâtında kadrolaşma olduğu da gün gibi aşikâr olan bir durumdur. Polislik sınavlarında soruların kendi cemaat mensuplarına verilmesi, Memurluk sınavlarında yine kendi adamlarına öncelik verilmesi, KPSS sorularının çalınması, ÖSS’de şifre olayları, Rektör Seçimleri, öğretim görevlilerinin seçilmesi, okul müdürlükleri, gardiyanlık… gibi bir çok mevkilere kendi adamlarının yerleştirilmesi herkes tarafından bilinen bir gerçektir. Ancak gel gelelim bu durumun önlenmesinde ya kimse bir şey yapmıyor veya yaptırılmıyor.

Bu cemaat’e mensup kişilere bu işin nedenini sorduğunda da kendilerini savunma şekli şöyledir; ”Bu ülkede yıllarca Kemalistler, ulusalcılar, solcular, milliyetçiler tüm devlet kadrolarını ele geçirmiştir. Şimdi biz, bu ülkenin gelişmesini İstediğimiz için; bu kadrolara kendi adamımızı yerleştiriyoruz. Peki, bu işin “sizin dininize” göre uygunluğu nedir? Sorusunu sorduğunda ise şöyle bir cevap alıyorsun; “ İyi birisinin bir işe yerleşmesi, kötü birisinin yerleşmesinden daha iyi değil mi?”

Tabi ki bu durum karşısında aklı, vicdanı olan ve İslam dinini bilen herkes; bu tutumun yanlış ve zararlı olduğunu bilir. Bu görüşü destekleyen cemaat mensuplarına sorularım şunlar;” haşa siz Allah mısınız ki insanları buşekilde bu bizdendir “iyi” diğerleri  “kötü” diye ayırabiliyorsunuz? Birçok insan sınavlardan iyi bir puan karşın mülakatlardan geçememektedir. Bu insanların elinden bu hakkı almak, kul hakkına girmiyor mu? Sizin peygamberiniz değil miydi ki 20 yaşındaki sahabeyi komutan olarak atayıp,  bu göreve başta Ebubekir ve diğer seçkin sahabeler talip olmasına karşın onları atamamıştır?”

Şüphesiz gerek peygamberin gerek İslam dininden öğrendiğim “bir işin ehli kimse o kişinin göreve atanmasıdır”. Yine bu durumu İslam tarihinde Hz. Osman’ın kendi akrabalarını yönetici olarak atadığını ve İslam tarihinde kırılmanın başlıca sebepleri arasında görmekteyiz. Bu durum bizler için bir ibret değil midir?

Cumhuriyet tarihinden beri ulusalcıların her türlü mevkide kendi adamlarını getirdiği bir gerçektir. Ancak bu konuda İslam dininin bir farkı olması gerekmez mi? Şimdi soruyorum size; dün ulusalcılar, bugün “Fetullah Gülen cemaati”  değişen ne?

 

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Yorumlar (2)

  • ali uzun
    ali uzun
    2.10.2011 15:39

    Hasan kardeşim güzel bir konuya temas etmişsin islam tarihinde ilk kırılma yazında belirttiğin gibi hz.osman döneminde değil,20 yaşındaki Üsameyi komutanlığe getiren peygamberimizi dinlemeyip itaat etmeyen gruplarla başladı.Adalet islamın 1.kuralıdır .Benim cemaatim benim adamım mantığıyla hareket edenler iktidar nimetleri ellerinden gittiğinde o önem vermedikleri adalete ne kadar ihtiyaçları olduğunu anlayacaklar.ADALET İYİDİR FAKAT BEN iktidar OLMAM KAYDIYLA MANTIĞI doğru bir yaklaşım değildir

  • Ubeydullah Asgar
    Ubeydullah Asgar
    29.09.2011 13:23

    İmam Malik ra. Hazretleri, bir göreve atanmak için dört vasıf aranır der: Sadakat,Liyakat,Cesaret ve Hamakat(yanlış yazmış değilim)Cemaat malesef her görev için sadakat arıyor;bu da yanlış oluyor.Ve cemaat o kadar büyüdü ki menfaat savaşları başladı.Artık cemaat düzeninden bir üst düzene geçmek vacip oldu.Artık herkes cemaat mensubu olduğuna göre İmam Malik ra. Hazretlerine ittiba edilmeli...