• 4.12.2013 00:00

   Neden bunca aday arasından “İsmail Bayram?” diye sorarsanız; çünkü derim, İsmail Bayram mevcut belediye başkanı. Ak Parti dışındaki adaylar seçim çalışmalarında İsmail Bayram üzerinden çalışmalarını yürütecekler. Ak parti ise öncelikle mevcut başkanını önüne alarak bir değerlendirme yapacak; ya “tamam”, ya da “devam” diyecek.

Yani her halükârda İsmail Bayram, elde bulunan en önemli malzeme.

O halde işin ta başından başlayalım.

Hatırlayacaksınız, 2009 mahalli seçimler öncesi Ak Parti’nin aday belirleme süreci oldukça serüvenli geçmişti. Serüvenin kahramanları Mehmet Keleş ve Metin Kaşıkoğlu yerel medyada gündemi işgal etmelerinin yanında Ankara yollarını da epey aşındırmışlardı. Kaşıkoğlu Keleş’in aday olmasını engellemek için elinden geleni yapıyor, Keleş ise tüm savunma mekanizmalarıyla mücadele ediyordu.

Sonunda kazanan Kaşıkoğlu olmuş, o güne kadar Düzce kamuoyunda popüler adaylar arasında olmayan İsmail Bayram’ın adaylığını onaylatmayı başarmıştı.

O süreçte Düzce Postası’nda yazıyordum.  Metin Kaşıkoğlu’nun izlediği yöntemi onaylamayan, yanlış bulan yazılar yazmıştım. Nitekim Kaşıkoğlu’nun koltuğunun altındaki “suç” dosyaları Keleş ile adli makamlar önünde buluşmamış olmalı ki, seçim sonrası her iki taraf da hiçbir şey olmamış gibi yoluna devam etti.

Ve İsmail Bayram başkanlık koltuğuna oturdu.

Şurası bir gerçek ki, göreve gelen her başkan, bir öncekiyle mukayese edilir. Düzce kamuoyu da geçtiğimiz dört buçuk yılda İsmail Bayram’ı hep Mehmet Keleş ile mukayese etmiştir.

İsmail Bayram, can sıkıcı ve belki de kalp kırıcı bir sürecin sonunda kazandığı yarışı başkanlığa dönüştürmesinin ardından Düzce kamuoyunda merakla takip edilmeye başlandı. Keleş ile aralarında görünen en belirgin fark, Keleş’in enerjik görüntüsüne karşın onun daha sakin ve maskesiz; Keleş’in zaman zaman savurganlığa varan harcamalarına karşın onun daha hesapçı; Keleş’in insanlarla iletişiminde, geri planda farklı düşünceleri olduğu izlenimlerine karşı onda daha anlaşılır, net ve samimi duruş olmasıydı.

Başkanlığının ilk aylarında “hayırlı olsun”a gittiğimizde, “bu güne kadar hesapta karşılığı olmayan bin liralık bir çek bile kesmemiş olan ben, şimdi önümde dağlarca borca kaynak bulacağım” mealinde sözler söylemişti.

İsmail Bayram,–altını çizerek söylüyorum- kişisel özelliklerini ve belediyenin imkânlarını yan yana koyduğunuzda, açıklanabilir, anlaşılabilir ve ardından konuşturmayacak bir görev süresi geçirmiştir. Seçim döneminde gerçekleştireceğini vaad ettiği büyük projeler hayata geçmemiştir; kentsel dönüşüm gibi, otogar gibi. Ki onlar deprem sonrasının Düzce’sinin olmazsa olmazlarıdır ve İsmail Bayram’ın başarısızlık hanesine yazılacaktır. Ne var ki Mehmet Keleş’in abartılı bir cesaret ve hoyratlığının diğer aşırı ucunda, İsmail Bayram’ın muhasebe ve müşavirlikten gelen aşırı hesapçı olma özelliği vardır. Keleş gibi girişkenliği de yoktur, dibini görmediği sulara dalma alışkanlığı da.

Başkanlık koltuğuna oturduğunda, onca borcun yanında,  kucağında bulduğu yirmi küsur yeni mahallenin alt yapılarıyla bir dönem boğuşmuş ve başarıyla tamamlamıştır ki, kaldırımlar gibi görünen cinsten değildir. O’nun sosyal projelere ağırlık vermesinin bir sebebinin de, büyük projeleri gerçekleştirememenin açığını kapatmak olduğunu düşünüyorum.

Bu seçimlerde Düzce, başkanını arayacak. Düzce için ideal bir başkan mevcut adaylar arasında var mıdır bilemiyorum ama bir şehir için idealleri, hayalleri ve daha ötesi, aşkı olan biri için bir dönemin yetmeyeceğini biliyorum.

İsmail Bayram gençliğinde Düzce’nin belediye başkanı olmayı hayal etmiş ya da etmemiş olabilir; belki de geçen dönem adaylık sürecinde “sen yaparsın”la adaylığı kabul etmiştir. Ama şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki, tekrar aday gösterilirse emaneti elinden geldiği kadar koruyacak, gösterilmezse de ardından iyi şeyler söylenecektir.