Mehmet Altan: Boğaziçi Üniversitesi'nde yaşananlar niteliksizin nitelikliden öç alma hali

Boğaziçi Üniversitesi'ne AK Partili Melih Bulu'nun atanmasının ve sonrasında yaşananları değerlendiren Prof. Dr. Mehmet Altan, “Boğaziçi'nde yaşananları niteliksizin nitelikliden öç alma hali, diplomasızların diplomalılara rövanş oynama hali olarak değerlendiriyorum. Boğaziçi dendiği vakit üniversite kapısına kelepçe konmuş bir Türkiye resmi çıktı” dedi.

17.03.2021 - 09:03
1770
0

Boğaziçi Üniversitesi'ne AK Partili Melih Bulu'nun atanmasının ve sonrasında yaşananları değerlendiren Prof. Dr. Mehmet Altan, “Boğaziçi'nde yaşananları niteliksizin nitelikliden öç alma hali, diplomasızların diplomalılara rövanş oynama hali olarak değerlendiriyorum. Boğaziçi dendiği vakit üniversite kapısına kelepçe konmuş bir Türkiye resmi çıktı” dedi.

 Prof. Dr. Mehmet Altan, “yeniden tv” Youtube kanalında gazeteci Ayşegül Doğan'ın sorularını yanıtladı.

FETÖ davasında yargılanan, 21 ay tutuklu kalan ve yeniden yargılandıktan sonra beraat eden Mehmet Altan, “Anayasaya saygılı bir ortam olsaydı ben gözaltına bile alınamayacaktım” dedi.

“Anayasa ihlal edildiği için tevkif edildim, mahkum edildim, 21 ay yattım, 30 yıllık hocalıktan soruşturma bile yapılmamışken atıldım” diyen Altan, Türkiye’de “biz anayasal düzenin kurallarına uymayız" anlayışının hakim kılınmaya çalışıldığını söyledi.

'ÖRGÜT ÜYELERİNE BU KADAR AĞIR CEZA VERİLMİYOR'

Ağabeyi yazar Ahmet Altan’ın üç yazısından dolayı cezaevinde olduğunu belirten Altan, “Ahmet'e 10,5 yıl verildi, örgüt üyelerine bu kadar ağır ceza verilmiyor. Ahmet Altan 7,5 yıl ceza almış kadar yatmış bulunuyor şimdi. Tek kişi. Örgüte üye olmadan örgüte yardımdan suçlanıp en fazla yatan ve bu anlamda tek hapiste bulunan kişi… Sonra 10,5 yıl veren mahkeme Ahmet'i tahliye etti, yandaki ağır ceza tutuklama kararı aldı” diye konuştu.

'ARZUMUZ CAMİ-KIŞLA KAVGASININ BİTMESİYDİ'

Mehmet Altan, Ayşegül Doğan’ın “12 Mart’ı yaşamış biri olarak ne görüyorsunuz, ne tür benzerlikler ve farklılıklar görüyorsunuz?” sorusuna şu yanıtı verdi:

“Türkiye’nin değişmediğini görüyorum. Değiştiğini varsayıyorsun, ama toplamda değişmiyor. İki tane siyasi kampı var buranın, babam ona ‘cami parfümlü ve kışla parfümlü’ derdi, bu ikisinin kavgası var. Bizim arzumuz, bütün çabamız Türkiye Cumhuriyeti’nin gerçek Avrupa Birliği standartlarında bir demokrasiye dönüşmesi ve bu cami-kışla kavgasının bitmesiydi. Fakat buraya galiba fazla gelen bir talep bu. Tabi bu çabayı insan kendi tutarlılığı için sürdürmeye devam etse de buranın refleksleri, birikimleri, kültürü alışkanlıkları; gerçekten bu cumhuriyetin demokratik bir hale gelmesi, AB standartlarında, devletin milletle, milletin unsurlarının da birbirleriyle uğraşmadığı, evrensel hukukun oranın düzenini verdiği bir refah ve özgürlük toplumu olmasını galiba burası olmasını istemiyor. Onun için de döne döne hep aynı yere geliyoruz. Bu kırılsın isteyenler de iyicene uzaylı gibi kalıyor, çünkü demokrasi taraftarından ziyade bu iki kampın taraftarı olmak daha avantajlı gibi gözüküyor ortalarda dolaşanlara.”

'BABAM, ‘TÜRKİYE’NİN GERİ VİTESİNİN SINIRI YOKTUR’ DERDİ'

Geçmişte dönemin başbakanı iken Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Çetin Altan’a ödül verdiği hatırlatılan ve “O günleri ve bugünleri mukayese ettiğinizde ne söylersiniz” sorusu yöneltilen Mehmet Altan, “Türkiye’yi analiz ederken ‘AB reformlarını yaptığı süre ve bundan vazgeçtiği süre’ diye ikiye ayırmak lazım. İlkelerine uygun olmayan bir yapı olduğu vakit sen de desteklemekten vazgeçiyorsun. Ama insanların ne dediğine bakmak yerine siyasi kavga yaptığı için burası siyaset üstünden bakıyor” dedi.

Siyasetçilerin iktarda kalmak için tutarlı olmaktan vazgeçtiğini belirten Altan “Babam dedi ki bana, ‘dikkat et, Türkiye’nin geri vitesinin sınırı yoktur.’ Siyasetçisinin iktidarda kalmayı tutarlı olmaya yeğlediği ve iktidarda kalmak için kendinden vazgeçmeyi çok rahatça göze aldığı bir ülkede -toplumun da üretim biçiminden gelen, var olmak için ilkeleri yoksa- bu tür kaymalar tahmin edilemez biçimde geri gidebiliyor” ifadelerini kullandı.

'ÜNİVERSİTE KAPISINA KELEPÇE KONMUŞ BİR TÜRKİYE RESMİ ÇIKTI'

Boğaziçi Üniversitesi'ne AK Partili Melih Bulu'nun atanması ile atamanın ardından öğrenciler ve akademisyenlerin protestoları değerlendiren Mehmet Altan, “Boğaziçi'nde yaşananları Niteliksizin nitelikliden öç alma hali, diplomasızların diplomalılara rövanş oynama hali olarak değerlendiriyorum. Diplomasızların diplomalı hale getirilmesi için ortak bir çaba içinde olmamız çok daha mantıki iken, diploması olmayanların diploması var diye bir takım insanları hedefe koymaları, sonunda bütün Türkiye’ye kaybettirir. Nitekim ne oldu, Boğaziçi dendiği vakit üniversite kapısına kelepçe konmuş bir Türkiye resmi çıktı” şeklinde konuştu.

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Yazarlar

Açıklama da açıklanmaya muhtaç görünüyor
Mehmet Y. Yılmaz

Açıklama da açıklanmaya muhtaç görünüyor

  • 23 Haziran 2021 Çarşamba
SBK acaba neden Türkiye’de yargılanmak istiyor?
Murat Yetkin

SBK acaba neden Türkiye’de yargılanmak istiyo

  • 23 Haziran 2021 Çarşamba
Bahçeli katile cezaevinde itibar sağladı
Mehmet Tezkan

Bahçeli katile cezaevinde itibar sağladı

  • 23 Haziran 2021 Çarşamba
HDP kapatılsa da kapatılmasa da Kürtlere muhtaçsınız!
Ergun BABAHAN

HDP kapatılsa da kapatılmasa da Kürtlere muht

  • 23 Haziran 2021 Çarşamba
İzmir cinayetini Kobanê davası ve HDP'nin kapatılmasıyla taçlandırmak
Oya Baydar

İzmir cinayetini Kobanê davası ve HDP'nin kap

  • 23 Haziran 2021 Çarşamba
Heeeey, Danıştaaaaay!.. Sekiz gün kaldı…
Aydın Engin

Heeeey, Danıştaaaaay!.. Sekiz gün kaldı…

  • 23 Haziran 2021 Çarşamba
Sezgin Baran Korkmaz Viyana’da gözaltında… Hukuk en çok devlete lazım…
Fehmi Koru

Sezgin Baran Korkmaz Viyana’da gözaltında… Hu

  • 23 Haziran 2021 Çarşamba
Doları Yükselten Beklentiler ve Sonuçları
Mahfi Egilmez

Doları Yükselten Beklentiler ve Sonuçları

  • 23 Haziran 2021 Çarşamba
Sırada ne var? Abdi İpekçi mi, TAK eylemi mi?
Ümit KIVANÇ

Sırada ne var? Abdi İpekçi mi, TAK eylemi mi?

  • 23 Haziran 2021 Çarşamba
451
Mehveş EVİN

451

  • 22 Haziran 2021 Salı
Libya için Berlin dönemeci: Ganimetçi çıkmaz
Fehim Taştekin

Libya için Berlin dönemeci: Ganimetçi çıkmaz

  • 22 Haziran 2021 Salı
Yahya Kemal, Türk milliyetçiliği ve Müslümanlık
Eser KARAKAŞ

Yahya Kemal, Türk milliyetçiliği ve Müslümanl

  • 22 Haziran 2021 Salı
Danıştay yargıçları torunlarının yaşamını şekillendirecek
Berrin Sönmez

Danıştay yargıçları torunlarının yaşamını şek

  • 22 Haziran 2021 Salı
İhale sonrası matematik
İbrahim Kahveci

İhale sonrası matematik

  • 22 Haziran 2021 Salı
İktidar bloğunda çatlama(mı?)
Erol KATIRCIOĞLU

İktidar bloğunda çatlama(mı?)

  • 22 Haziran 2021 Salı
Deniz Poyraz neden öldürüldü?
Aydın Selcen

Deniz Poyraz neden öldürüldü?

  • 22 Haziran 2021 Salı
Bu iktidar muhalefetten önce vicdanlara yenilecek
Celal BAŞLANGIÇ

Bu iktidar muhalefetten önce vicdanlara yenil

  • 22 Haziran 2021 Salı
Kürtler (1) : 16-18. yüzyıl
Ümit KARDAŞ

Kürtler (1) : 16-18. yüzyıl

  • 22 Haziran 2021 Salı
Tuz çoktan kokmuştu…
Elif ÇAKIR

Tuz çoktan kokmuştu…

  • 22 Haziran 2021 Salı
Suskunluk yöntemi ne kadar işe yarar?
Ahmet Taşgetiren

Suskunluk yöntemi ne kadar işe yarar?

  • 22 Haziran 2021 Salı
Yunanistan ve Türkiye’nin yaz aşkı
Sezin Öney

Yunanistan ve Türkiye’nin yaz aşkı

  • 22 Haziran 2021 Salı
Ya provokasyon değilse…
Yıldıray Oğur

Ya provokasyon değilse…

  • 22 Haziran 2021 Salı
Bir çözüm süreci muhasebesi
Vahap COŞKUN

Bir çözüm süreci muhasebesi

  • 22 Haziran 2021 Salı
Sahi, neden 'Boğaz' betonla kapatılmasın!
Murat Sevinç

Sahi, neden 'Boğaz' betonla kapatılmasın!

  • 22 Haziran 2021 Salı
Artık “yerli ve millî” yetmiyor; “daha yerli daha millî…”
Alper GÖRMÜŞ

Artık “yerli ve millî” yetmiyor; “daha yerli

  • 22 Haziran 2021 Salı
Tüm Yazarlar

Resmi İlanlar