Salih Gergerlioğlu: Babama açık mektup: Elbet bir gün…

Baba… Bakma sen, onların nafile çabalarına, sesini kısmaya çalışmalarına. Onur madalyasıdır, yaşadıkların. Sen eğilmedin, dik durdun. Gurur duyuyorum, gurur duyuyoruz.

Salih Gergerlioğlu: Babama açık mektup: Elbet bir gün…
25.04.2021 - 14:19
823
0

Baba… Bu yazıyı, esaretinin 22. gününde yazıyorum. O korkunç gecenin üzerinden tam üç hafta geçmiş. Gözlerimizin önünde sana, bize ve bütün bir halkın iradesine yaşatılanları unutamıyorum. Unutmak için de çabalamıyorum. Bunun, kimler için bir utanç vesikası olduğunu, senin başının her zaman dik, vicdanının rahat olduğunun farkındayım. Sen ki, iki buçuk yıl boyunca geceni gündüzüne kattın, nerede bir hak ihlali varsa karşısında durdun. Kimlik gözetmedin, insan gözetmedin. Dün de, bugün de, gerçek bir insan hakları savunucusu olarak mücadelenin içindeydin. Sonunda da sen kazandın, yaşadıkların, sana yaşattırılanlar, mücadelenin haklılığını bir kez daha kanıtladı. İnsan hakları çizgisini çoktan kaybetmiş bir iktidarın, insan hakları savunucusu bir milletvekiline tahammülü bu kadar oldu. Fazlası beklenemezdi. Ama sen, bundan sonra da kazanacaksın.


Ben, başörtüsü yasağına karşı çıktığın için biber gazı solurken de şahidiydim senin mücadelenin, cezaevlerinde ve gözaltı merkezlerindeki işkencelere, kötü muamelelere karşı çıkarken de, Kürt meselesi için şehir şehir dolaşırken de, Ermenilere yapılan haksızlıklara karşı çıkıp her 24 Nisan’da soykırımı lanetlerken de… Bir gün irticacı, bir gün Ermenici, bir gün vatan haini, bir gün Fetöcü, bir gün PKK’ci ve son yıllarda her gün terörist oldun… Türkiye’de insan hakları savunucusu olunca yapıştırılan yaftaların sonu gelmiyor ne yazık ki. Ama inan, zulmün karşısında vicdanın rahat oldukça, yaftalara karşı hakkı önceledikçe ne denildiğinin hiçbir önemi yok.
Baba… Ben, korku iklimlerindeki cesareti, adalete olan inancı kaybetmemeyi senden öğrendim. Bir hayatı, insan haklarına, direnişe, mücadeleye adamayı, insanı anlamlı kılanın da aslında bu gayreti olduğunu senden öğrendim. Bir an bile olsa Meclis işlevini kaybetti, artık hiçbir şey yapamam, demedin, her anında her telefonu yanıtlamaya çalıştın. Kimi zaman zulüm hikayeleri dinleyerek ağladın, kimi zaman tahliye haberleriyle sevindin. Konuşulmaktan en çok çekinilen konuları konuştun, iktidar sıralarına “İnsan kaçırıyorsunuz” diye haykırdın. Ve bu mücadelenin, seni hayal kırıklığına uğratmadığına defalarca tanık oldum. Senin bu inancın, gayretin bana ve birçok gence umut kaynağı ve belki de gelecek adına toplumsal değişimin parolası oldu.


Hrant Dink öldürüldüğünde yaşadığın hüznü hatırlıyorum. Barış mücadelesi içindeyken bir cinayetle açığa çıkan zifiri karanlığa, toplumsal kırılmalara, hoyratlığa ve kayıtsızlığa karşı yine barışın tarafında oluşuna, mahalleci tepkilerden çekinmeyip “Hepimiz Hrant’ız, Hepimiz Ermeni’yiz” dövizleriyle, birçoklarıyla beraber, alanlarda Hrant’ın emanetine sahip çıkmana ve kuşkusuz çıktığına şahidim. Keşke onunla tanışsaydım, diyordun Hrant için. Onun bir barış insanı olduğunu, coğrafyayı belki de en iyi tanıyan, tanımlayan bir fikir öncüsü olduğundan bahsediyordun. Vicdan, tanışamadıklarını da özlettiriyor insana, hele ki bu coğrafyada…
Biliyor musun, hapishaneye girişinin henüz ilk saatlerinde, Hrant’ın arkadaşlarından, senin de dostun Hayko Bağdat aradı beni. Bir abi şefkatiyle yaklaştı. Yüzlerce kilometre uzaklıktan elini omzuma koydu, ‘Dik duracaksın, dik duracağız’ dedi. Bu dostça sesi duyduğumda, senin mücadelenin kıymetini bir kez daha anladım. İnsan için direndin, insan içindi uğraşın ve sonunda insan kazandın, insan kazandırdın. Bu yolun doğruluğunu yaşadıklarından, yaşattırılanlardan ve yanında duranlardan anladın ve şimdi bunu biz de daha iyi anlıyoruz.
Senin mücadelen, Hrant’ın, Rachel Corrie’nin, Malcolm X’in, Mahatma Gandhi’nin, otoriteye karşı Giordano Bruno’nun, Firavuna karşı Musa’nın, çoğunluğa karşı Sokrates’in mücadelesidir. Bu yüzden, bir kez daha söylemek istedim, gurur duy her zaman direnişinle.
Baba… Ben seni tanıyorum. Annem, kardeşlerim, biz seni tanıyoruz. Milyonlarca insan, hakları gasp edilenler, adalet için direnenler, coğrafyanın bütün ötekileştirilenleri, onlar, yanındakiler, hepimiz, seni tanıyoruz. Kim sorsa gururla anlattım, babam yalnız bugün değil, dedim, yıllardır orada, o sokakta, o evde, o Meclis’te, yine aynı mücadelenin içinde, aynı direnişin peşinde…


Yargıtay, hapis cezanı onadığında, bana dedin ya hani, “4 yıl önce aynı günlerdi, yine bir kış günü, KHK ile ihraç edilmiştim” diye. Yine bir tweet'in bahane edilmişti. O gün, bu haberi, üniversiteden eve dönerken uçaktan indiğimde öğrenmiştim. Vardığımda sen karşılamıştın beni. Seni gördüğümde ise, üzüntünü yüzünün her detayından anlamıştım. Kendi ifadelerinle, en çok üzüldüğün zaman dilimiydi belki de, o süreçte yaşadıkların. Hiçbir hastane, KHK’lı doktor kabul etmezken sen yılmadın, ülkenin bir ucuna gidip çalışarak onur mücadeleni sürdürdün. Sadece şunu yapabilmiş olman bile yeter bir evlada, gurur duyabilmesi için babasıyla. Sen fazlasını yaptın.
Baba… Bakma sen, onların nafile çabalarına, sesini kısmaya çalışmalarına. Onur madalyasıdır, yaşadıkların. Sen eğilmedin, dik durdun. Gurur duyuyorum, gurur duyuyoruz.


Yine de merak etme; zulüm, sürmez uzun, yine güler yüzün, hapishane çıkışında; yine sarılırız, kavuştuğunda özgürlüğüne ve her şey bittiğinde, sevinçle anlatırım sana “Düşürmedim, düşürmedik o bayrağı” diye…

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Yazarlar

Açıklama da açıklanmaya muhtaç görünüyor
Mehmet Y. Yılmaz

Açıklama da açıklanmaya muhtaç görünüyor

  • 23 Haziran 2021 Çarşamba
SBK acaba neden Türkiye’de yargılanmak istiyor?
Murat Yetkin

SBK acaba neden Türkiye’de yargılanmak istiyo

  • 23 Haziran 2021 Çarşamba
Bahçeli katile cezaevinde itibar sağladı
Mehmet Tezkan

Bahçeli katile cezaevinde itibar sağladı

  • 23 Haziran 2021 Çarşamba
HDP kapatılsa da kapatılmasa da Kürtlere muhtaçsınız!
Ergun BABAHAN

HDP kapatılsa da kapatılmasa da Kürtlere muht

  • 23 Haziran 2021 Çarşamba
İzmir cinayetini Kobanê davası ve HDP'nin kapatılmasıyla taçlandırmak
Oya Baydar

İzmir cinayetini Kobanê davası ve HDP'nin kap

  • 23 Haziran 2021 Çarşamba
Heeeey, Danıştaaaaay!.. Sekiz gün kaldı…
Aydın Engin

Heeeey, Danıştaaaaay!.. Sekiz gün kaldı…

  • 23 Haziran 2021 Çarşamba
Sezgin Baran Korkmaz Viyana’da gözaltında… Hukuk en çok devlete lazım…
Fehmi Koru

Sezgin Baran Korkmaz Viyana’da gözaltında… Hu

  • 23 Haziran 2021 Çarşamba
Doları Yükselten Beklentiler ve Sonuçları
Mahfi Egilmez

Doları Yükselten Beklentiler ve Sonuçları

  • 23 Haziran 2021 Çarşamba
Sırada ne var? Abdi İpekçi mi, TAK eylemi mi?
Ümit KIVANÇ

Sırada ne var? Abdi İpekçi mi, TAK eylemi mi?

  • 23 Haziran 2021 Çarşamba
451
Mehveş EVİN

451

  • 22 Haziran 2021 Salı
Libya için Berlin dönemeci: Ganimetçi çıkmaz
Fehim Taştekin

Libya için Berlin dönemeci: Ganimetçi çıkmaz

  • 22 Haziran 2021 Salı
Yahya Kemal, Türk milliyetçiliği ve Müslümanlık
Eser KARAKAŞ

Yahya Kemal, Türk milliyetçiliği ve Müslümanl

  • 22 Haziran 2021 Salı
Danıştay yargıçları torunlarının yaşamını şekillendirecek
Berrin Sönmez

Danıştay yargıçları torunlarının yaşamını şek

  • 22 Haziran 2021 Salı
İhale sonrası matematik
İbrahim Kahveci

İhale sonrası matematik

  • 22 Haziran 2021 Salı
İktidar bloğunda çatlama(mı?)
Erol KATIRCIOĞLU

İktidar bloğunda çatlama(mı?)

  • 22 Haziran 2021 Salı
Deniz Poyraz neden öldürüldü?
Aydın Selcen

Deniz Poyraz neden öldürüldü?

  • 22 Haziran 2021 Salı
Bu iktidar muhalefetten önce vicdanlara yenilecek
Celal BAŞLANGIÇ

Bu iktidar muhalefetten önce vicdanlara yenil

  • 22 Haziran 2021 Salı
Kürtler (1) : 16-18. yüzyıl
Ümit KARDAŞ

Kürtler (1) : 16-18. yüzyıl

  • 22 Haziran 2021 Salı
Tuz çoktan kokmuştu…
Elif ÇAKIR

Tuz çoktan kokmuştu…

  • 22 Haziran 2021 Salı
Suskunluk yöntemi ne kadar işe yarar?
Ahmet Taşgetiren

Suskunluk yöntemi ne kadar işe yarar?

  • 22 Haziran 2021 Salı
Yunanistan ve Türkiye’nin yaz aşkı
Sezin Öney

Yunanistan ve Türkiye’nin yaz aşkı

  • 22 Haziran 2021 Salı
Ya provokasyon değilse…
Yıldıray Oğur

Ya provokasyon değilse…

  • 22 Haziran 2021 Salı
Bir çözüm süreci muhasebesi
Vahap COŞKUN

Bir çözüm süreci muhasebesi

  • 22 Haziran 2021 Salı
Sahi, neden 'Boğaz' betonla kapatılmasın!
Murat Sevinç

Sahi, neden 'Boğaz' betonla kapatılmasın!

  • 22 Haziran 2021 Salı
Artık “yerli ve millî” yetmiyor; “daha yerli daha millî…”
Alper GÖRMÜŞ

Artık “yerli ve millî” yetmiyor; “daha yerli

  • 22 Haziran 2021 Salı
Tüm Yazarlar

Resmi İlanlar