Ergun Özbudun: Yasama dokunulmazlığı

Anayasa Hukukçusu Prof. Dr. Ergun Özbudun “Yasama dokunulmazlıkları çağdaş demokrasinin önemli bir unsurudur. Yasama dokunulmazlığının keyfî ve siyasi nedenlerle kaldırılabilmesi, Meclis’in gerçek iradesinin ifade bulmasını engelleyebilir” değerlendirmesinde bulunuyor.

Ergun Özbudun: Yasama dokunulmazlığı
6.05.2021 - 05:01
721
0

Yasama sorumsuzluğu ve yasama dokunulmazlığı, kökenleri yeniçağın İngiliz Parlâmentosuna çıkan ve bugün hemen hemen bütün demokratik anayasalarda benimsenmiş olan kurumlardır. Kısaca yasama sorumsuzluğu, milletvekillerinin parlâmento içindeki oy, söz ve düşüncelerinden dolayı sorumlu olmayacakları; yasama dokunulmazlığı da üzerine bir suç atılan bir milletvekilinin, parlâmentonun kararı olmadıkça yargılanamayacağı ve tutuklanamayacağı anlamına gelmektedir.

Nitekim Anglo-Amerikan hukukunda bunlardan ilkine “söz hürriyeti” (freedom of speech), ikincisine ise “tutuklanmama hürriyeti” (freedom from arrest) adı verilmektedir. Aslında her iki bağışıklık da milletvekillerinin şahıslarına tanınmış bir imtiyaz olmayıp, onların yasama görevlerini serbestçe ve korkusuzca yapabilmelerini sağlayan, onları yürütme organının haksız işlemlerine karşı koruyan, dolayısıyla kamu yararına hizmet eden kurumlardır.  

Türkiye’de bütün Cumhuriyet anayasalarında kabul edilmiş olan bu iki bağışıklık, 1982 Anayasasının 83’üncü maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddenin başlığı “yasama dokunulmazlığı” olmakla birlikte, maddede her iki bağışıklık türü de düzenlenmiştir. Dolayısıyla maddenin başlığının, her ikisini kapsayacak daha genel bir terim olarak “yasama bağışıklıkları” olması daha doğru olurdu.  

Maddenin ilk fıkrasında yasama sorumsuzluğu düzenlenmiştir. Bu fıkraya göre “Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, Meclis çalışmalarındaki oy ve sözlerinden, Mecliste ileri sürdükleri düşüncelerden, o oturumdaki Başkanlık Divanının teklifi üzerine Meclisçe başka bir karar alınmadıkça bunları Meclis dışında tekrarlamak ve açığa vurmaktan sorumlu tutulamazlar.” 

Konumuz yasama dokunulmazlığı olduğundan bu yazıda yasama sorumsuzluğu üzerinde durulmayacaktır. Maddenin diğer fıkraları, yasama dokunulmazlığını düzenlemektedir. İkinci fıkraya göre “Seçimden önce veya sonra bir suç işlediği ileri sürülen bir milletvekili, Meclisin kararı olmadıkça tutulamaz, sorguya çekilemez, tutuklanamaz ve yargılanamaz.” Fıkra, bu genel kurala iki istisna getirmiştir. Biri, “ağır cezayı gerektirecek suçüstü hali”, diğeri “seçimden önce soruşturmasına başlanmış olmak kaydıyla Anayasanın 14’üncü maddesindeki durumlar”dır.  

Birinci istisnayı anlamak mümkündür. Çünkü suçüstü halinde isnadın keyfî ve uydurma olduğu düşünülemez. Temel hak ve hürriyetlerin kötüye kullanılmamasına ilişkin 14’üncü maddenin birinci fıkrasına göre ise “Anayasada yer alan hak ve hürriyetlerden hiçbiri, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmayı ve insan haklarına dayanan demokratik ve lâik Cumhuriyeti ortadan kaldırmayı amaçlayan faaliyetler biçiminde kullanılamaz.”

Bu fıkranın değindiği faaliyetlerin ceza mevzuatımızda hangi suçlara tekabül ettiği açık değildir. Zaten bu hüküm, dokunulmazlıkların kaldırılması konusunda şu ana kadar hiç uygulanmış değildir.  

Anayasa koyucunun yasama dokunulmazlığına verdiği önem, Anayasanın diğer bazı hükümlerinden de anlaşılmaktadır. Meselâ gene 83’üncü maddeye göre “Tekrar seçilen milletvekili hakkında soruşturma ve kovuşturma, Meclisin yeniden dokunulmazlığını kaldırmasına bağlıdır.” (f. 4) (Son dönemde Sayın Enis Berberoğlu olayında gözlemlenen durum).

Keza “Türkiye Büyük Millet Meclisindeki siyasi parti gruplarınca, yasama dokunulmazlığı ile ilgili görüşme yapılamaz ve karar alınamaz.” (f. 5). Böylece milletvekillerinin bu konuda tamamen serbest iradeleri ile karar vermeleri sağlanmak istenmiştir.  

Dokunulmazlıklar konusunda daha da önemli bir garanti, Anayasanın 85’inci maddesinde yer almaktadır. Son günlerdeki fezleke tartışmalarında nedense pek gündeme gelmeyen bu maddeye göre “Yasama dokunulmazlığının kaldırılmasına veya milletvekilliğinin düşmesine (…) karar verilmiş olması hallerinde, Meclis Genel Kurulu kararının alındığı tarihten başlayarak yedi gün içerisinde ilgili milletvekili veya bir diğer milletvekili, kararın, Anayasaya, kanuna veya İçtüzüğe aykırılığı iddiasıyla iptali için Anayasa Mahkemesine başvurabilir. Anayasa Mahkemesi, iptal istemini onbeş gün içerisinde kesin karara bağlar.”

Böylece başka anayasalarda rastlamadığımız bu hükümle milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılması, güçlü bir yargısal denetime tâbi kılınmış olmaktadır.  

Görülüyor ki yasama dokunulmazlıkları çağdaş demokrasinin önemli bir unsurudur. Yasama sorumsuzluğu milletvekillerine her türlü görüş ve eleştirilerini serbestçe ifade imkânı vermekte; yasama dokunulmazlığı da Meclis çoğunluğunun muhalif milletvekillerini uydurma nedenlerle görevlerini îfâdan alıkoymalarını engellemektedir.

Yasama dokunulmazlığının keyfî ve siyasi nedenlerle kaldırılabilmesi, bazen Meclisin gerçek iradesinin ifade bulmasını bile engelleyebilir. İktidar ve muhalefet grupları arasındaki sayı farkının az olması durumunda birkaç muhalif milletvekilinin dokunulmazlıklarının kaldırılması, Meclis’teki sayısal dengeyi iktidar lehine değiştirebilir.  

Yargı bağımsızlığının ortadan kalktığı bir ülkede yasama dokunulmazlığının önemi bir kat daha artmaktadır. Son aylarda iktidar çoğunluğunun, yargıdaki gücüne dayanarak, yasama dokunulmazlığı konusunda yıkıcı bir tutum izlemesi, ek bir anayasal çatışma boyutu yaratmıştır. Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun haklı olarak ifade ettiği gibi, bu şartlar altında yasama dokunulmazlığına karşı çıkmak demokrasiye ihanet demektir.

ERGUN ÖZBUDUN KİMDİR? 

Doktorasını Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Kamu Hukuku alanında tamamladı. Chicago, Harvard, Princeton, Columbia, Georgetown ve Paris Sorbonne üniversitelerinde dersler verdi. Avrupa İşkencenin Önlenmesi Komisyonu (1989-93) ve Avrupa Konseyi Hukuk Yoluyla Demokrasi Komisyonu (Venedik Komisyonu /1990-2014) üyeliklerinde bulunmuştur. Özbudun’un, anayasa hukuku ve Türkiye’nin siyasal hayatı üzerinde çok sayıda Türkçe ve İngilizce eserleri bulunuyor.

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Yazarlar

Açıklama da açıklanmaya muhtaç görünüyor
Mehmet Y. Yılmaz

Açıklama da açıklanmaya muhtaç görünüyor

  • 23 Haziran 2021 Çarşamba
SBK acaba neden Türkiye’de yargılanmak istiyor?
Murat Yetkin

SBK acaba neden Türkiye’de yargılanmak istiyo

  • 23 Haziran 2021 Çarşamba
Bahçeli katile cezaevinde itibar sağladı
Mehmet Tezkan

Bahçeli katile cezaevinde itibar sağladı

  • 23 Haziran 2021 Çarşamba
HDP kapatılsa da kapatılmasa da Kürtlere muhtaçsınız!
Ergun BABAHAN

HDP kapatılsa da kapatılmasa da Kürtlere muht

  • 23 Haziran 2021 Çarşamba
İzmir cinayetini Kobanê davası ve HDP'nin kapatılmasıyla taçlandırmak
Oya Baydar

İzmir cinayetini Kobanê davası ve HDP'nin kap

  • 23 Haziran 2021 Çarşamba
Heeeey, Danıştaaaaay!.. Sekiz gün kaldı…
Aydın Engin

Heeeey, Danıştaaaaay!.. Sekiz gün kaldı…

  • 23 Haziran 2021 Çarşamba
Sezgin Baran Korkmaz Viyana’da gözaltında… Hukuk en çok devlete lazım…
Fehmi Koru

Sezgin Baran Korkmaz Viyana’da gözaltında… Hu

  • 23 Haziran 2021 Çarşamba
Doları Yükselten Beklentiler ve Sonuçları
Mahfi Egilmez

Doları Yükselten Beklentiler ve Sonuçları

  • 23 Haziran 2021 Çarşamba
Sırada ne var? Abdi İpekçi mi, TAK eylemi mi?
Ümit KIVANÇ

Sırada ne var? Abdi İpekçi mi, TAK eylemi mi?

  • 23 Haziran 2021 Çarşamba
451
Mehveş EVİN

451

  • 22 Haziran 2021 Salı
Libya için Berlin dönemeci: Ganimetçi çıkmaz
Fehim Taştekin

Libya için Berlin dönemeci: Ganimetçi çıkmaz

  • 22 Haziran 2021 Salı
Yahya Kemal, Türk milliyetçiliği ve Müslümanlık
Eser KARAKAŞ

Yahya Kemal, Türk milliyetçiliği ve Müslümanl

  • 22 Haziran 2021 Salı
Danıştay yargıçları torunlarının yaşamını şekillendirecek
Berrin Sönmez

Danıştay yargıçları torunlarının yaşamını şek

  • 22 Haziran 2021 Salı
İhale sonrası matematik
İbrahim Kahveci

İhale sonrası matematik

  • 22 Haziran 2021 Salı
İktidar bloğunda çatlama(mı?)
Erol KATIRCIOĞLU

İktidar bloğunda çatlama(mı?)

  • 22 Haziran 2021 Salı
Deniz Poyraz neden öldürüldü?
Aydın Selcen

Deniz Poyraz neden öldürüldü?

  • 22 Haziran 2021 Salı
Bu iktidar muhalefetten önce vicdanlara yenilecek
Celal BAŞLANGIÇ

Bu iktidar muhalefetten önce vicdanlara yenil

  • 22 Haziran 2021 Salı
Kürtler (1) : 16-18. yüzyıl
Ümit KARDAŞ

Kürtler (1) : 16-18. yüzyıl

  • 22 Haziran 2021 Salı
Tuz çoktan kokmuştu…
Elif ÇAKIR

Tuz çoktan kokmuştu…

  • 22 Haziran 2021 Salı
Suskunluk yöntemi ne kadar işe yarar?
Ahmet Taşgetiren

Suskunluk yöntemi ne kadar işe yarar?

  • 22 Haziran 2021 Salı
Yunanistan ve Türkiye’nin yaz aşkı
Sezin Öney

Yunanistan ve Türkiye’nin yaz aşkı

  • 22 Haziran 2021 Salı
Ya provokasyon değilse…
Yıldıray Oğur

Ya provokasyon değilse…

  • 22 Haziran 2021 Salı
Bir çözüm süreci muhasebesi
Vahap COŞKUN

Bir çözüm süreci muhasebesi

  • 22 Haziran 2021 Salı
Sahi, neden 'Boğaz' betonla kapatılmasın!
Murat Sevinç

Sahi, neden 'Boğaz' betonla kapatılmasın!

  • 22 Haziran 2021 Salı
Artık “yerli ve millî” yetmiyor; “daha yerli daha millî…”
Alper GÖRMÜŞ

Artık “yerli ve millî” yetmiyor; “daha yerli

  • 22 Haziran 2021 Salı
Tüm Yazarlar

Resmi İlanlar