Fuat Keyman: ‘Fatma’ ve iki Türkiye

Sabancı Üniversitesi Rektör Yardımcısı E. Fuat Keyman “Dizilerle de olsa, Türkiye’nin, ikinci Türkiye’nin, öteki Türkiye’nin konuşmaya, düşünmeye, tartışmaya başlaması önemli bir gelişme” değerlendirmesinde bulunuyor.

Fuat Keyman: ‘Fatma’ ve iki Türkiye
6.05.2021 - 05:03
770
0

Konuşamayan ya da konuşturulmayan Türkiye, artık dizilerle de sorunlarını, gerçeklerini, karmaşıklıklarını konuşuyor. 

Muhalefet partileri, yerel yönetimler, sivil toplum, alternatif medya gibi, yeni ve başarılı diziler sayesinde de Türkiye’yi konuşmaya başladık.   

Son dönemlerde, Psikiyatriden Sosyal Psikolojiye uzanan geniş alanda yaşanan “psikolojinin önlenemez yükselişi” sürecini, “Masumlar Apartmanı”, “Kırmızı Oda”, “Doğduğun Ev Kaderindir”, ve bu dizlere son olarak eklenen “Camdaki Kız”da izliyoruz. 

Yıkıcı kutuplaşmadan ekonomik ve kimliksel eşitsizliklere ve çarpık kentleşmeye uzanan sorunları ve iç içe yaşanan ilişkileri, Netflix’de, çok izlenen “Bir Başkadır” diziyle izlemiş ve konuşmuştuk. 

Bir Başkadır ile Türkiye’yi konuşmaya, daha önemlisi, düşünmeye ve tartışmaya başlamıştık. 

Şimdi, yine Netflix’de yayınlanmaya başlayan ve çok izlenenler kategorisine girmeye aday “Fatma” ile Türkiye’yi konuşma, düşünme, tartışma sürecine devam edeceğiz gibi gözküyor. 

Bir Başkadır, hakim ve egemen iktidar söyleminden farklı bir Türkiye tablosusunu sunuyor ve bizi bu tablo yoluyla Türkiye’yi tartışmaya davet ediyordu.   

Fatma, bu tabloyu, değindiği sorunlar ve ilişkilerle daha da zenginleştiriyor.  

İlginçtir, ve de, vurgulamak da gerekiyor: Bir Başkadır’ın baş rolünde, evlere temizliği giden emekçi kadın Meryem vardı; Fatma’nın baş rolünde de, evlere temizliğe giden emekçi kadın Fatma var.  

Her iki dizide de, kadınlar, daha somutta evlere temizliğe giden emekçi kadınlar üzerinden yapılan Türkiye alegorisinin yansıttığı bir Türkiye tablosu ortaya çıkıyor. Bu da, altı çizilmesi gereken önemli bir nokta. 

Bu Türkiye tablosu, aşırı kalkınmacı, devlet güvenliği-temelli, ve lidere mutlak sadakat üzerinden  kurulan; kamusal ya da özel, görsel ya da yazılı yerleşik medya alanında hangi konuların ve kimlerin konuşuşup konuşmayacağına kendisi karar veren; vatandaşları “makbul vatandaşlar ve ötekileri” olarak ayıran egemen siyasetin çizdiği Türkiye tablosundan farklı, hatta ona zıt bir tablo. 

Bu Türkiye tablosu, hakları yenmiş, yaşamlarına müdahale edilmiş, özgürlükleri kısıtlanmış,  şiddete maruz kalmış, güçsüzleştirilmiş, iktidar ve güçlü olanlar tarafından dinlenmeyen, görülmeyen, varlıkları hissedilmeyen, iş-aş-temel ihtiyaçlar için büyük mücadele veren çalışanların, emekçilerin, en genelinde halkımızın, insanlarımızın, ve onların sorunlarının, trajedilerinin, ve yaşam kavgalarının anlatıldığı bir tablo.  

“İki Türkiye” dediğim gerçekliğin, iktidar tarafından konuşulması pek istenmeyen insanlarını ve sorunlarını bu dizilerde izliyoruz.  Konuşmayan-Konuşturulmayan Türkiye, bu dizilerle konuşuyor, ve “İkinci Türkiye”, “Öteki Türkiye”, ya da “Türkiye Gerçeği” tablosu olarak ortaya çıkıyor. 

Fatma’nın, dizi olarak çok iyi yazılmış ve kurgulanmış Türkiye alegorisinde,  emekçi bir kadının, kocası Zafer’i ararken seri katile dönüşmesini izliyoruz.   

Aziz Nesin’in muhteşem eseri, “Yaşar Ne Yaşamaz” ile Giorgio Agamben’in “Homo Sacer”in görülmeyen, fark edilmeyen, duyulmayan, ve “yaşayan yok niteliğindeki özne ” kavramının bir birleşim noktasını temsil eden Fatma, temizlikçi kadından seri katile geçişini rahatlıkla yapabiliyor. Polislerin arasındayken görülmüyor; anlatırken duyulmuyor; varlığıyla hissedilmiyor.   

Öteki Türkiye’nin, sınıf-eşitsizlik-vatandaşlık ekseninde farkedilmeyen öznelerinden Fatma, kadına ve çocuğa karşı şiddet, engelli çocuk hakları, zenginin hukuk içindeki gücü, karar vericilerin okuldan hukuka vicdansızlıkları, v.b konuları kısa anlatılarla çok iyi işliyor.  Kürt sorunu da, insani boyutu içinde, kimlik-sınıf ve ekonomik/refah eşitsizliği ilişkisinde işleniyor, konuşuluyor.    

“Devlet Bekası-Lidere Mutlak Sadakat” ekseninde işleyen; “Devlet ve devlet güvenliği herşeyden, her sorundan, herkesden önce gelir” anlayışını anlatan Türkiye tablosunun pek hoşuna gitmeyecek olayları, sorunları, ilişkiler ağını  Fatma’da görüyoruz.  

Fatma, İkinci Türkiye’nin, Öteki Türkiye’nin insani ama trajik tablosunu, ve bu tablonun birbirinin içine geçmiş konularını, sorunlarını, ilişkilerini başarılı olarak bir arada  tutuyor ve anlatıyor. 

Dizilerle de olsa, Türkiye’nin, İkinci Türkiye’nin, Öteki Türkiye’nin konuşmaya, düşünmeye, tartışmaya başlaması önemli bir gelişme.  Çünkü, orada, en son örneği Fatma’da, Türkiye Gerçeği var ve yaşanıyor.

Ve orası, İki Türkiye içinde, Türkiye’nin geleceğinin kurulacağı alan olma potansiyelini taşıyor.  

Hikayesini kaybetmiş Türkiye’nin “yeni hikayesi”, belki de, İkinci Türkiye tablosundan çıkacak. 

[email protected]

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Yazarlar

Açıklama da açıklanmaya muhtaç görünüyor
Mehmet Y. Yılmaz

Açıklama da açıklanmaya muhtaç görünüyor

  • 23 Haziran 2021 Çarşamba
SBK acaba neden Türkiye’de yargılanmak istiyor?
Murat Yetkin

SBK acaba neden Türkiye’de yargılanmak istiyo

  • 23 Haziran 2021 Çarşamba
Bahçeli katile cezaevinde itibar sağladı
Mehmet Tezkan

Bahçeli katile cezaevinde itibar sağladı

  • 23 Haziran 2021 Çarşamba
HDP kapatılsa da kapatılmasa da Kürtlere muhtaçsınız!
Ergun BABAHAN

HDP kapatılsa da kapatılmasa da Kürtlere muht

  • 23 Haziran 2021 Çarşamba
İzmir cinayetini Kobanê davası ve HDP'nin kapatılmasıyla taçlandırmak
Oya Baydar

İzmir cinayetini Kobanê davası ve HDP'nin kap

  • 23 Haziran 2021 Çarşamba
Heeeey, Danıştaaaaay!.. Sekiz gün kaldı…
Aydın Engin

Heeeey, Danıştaaaaay!.. Sekiz gün kaldı…

  • 23 Haziran 2021 Çarşamba
Sezgin Baran Korkmaz Viyana’da gözaltında… Hukuk en çok devlete lazım…
Fehmi Koru

Sezgin Baran Korkmaz Viyana’da gözaltında… Hu

  • 23 Haziran 2021 Çarşamba
Doları Yükselten Beklentiler ve Sonuçları
Mahfi Egilmez

Doları Yükselten Beklentiler ve Sonuçları

  • 23 Haziran 2021 Çarşamba
Sırada ne var? Abdi İpekçi mi, TAK eylemi mi?
Ümit KIVANÇ

Sırada ne var? Abdi İpekçi mi, TAK eylemi mi?

  • 23 Haziran 2021 Çarşamba
451
Mehveş EVİN

451

  • 22 Haziran 2021 Salı
Libya için Berlin dönemeci: Ganimetçi çıkmaz
Fehim Taştekin

Libya için Berlin dönemeci: Ganimetçi çıkmaz

  • 22 Haziran 2021 Salı
Yahya Kemal, Türk milliyetçiliği ve Müslümanlık
Eser KARAKAŞ

Yahya Kemal, Türk milliyetçiliği ve Müslümanl

  • 22 Haziran 2021 Salı
Danıştay yargıçları torunlarının yaşamını şekillendirecek
Berrin Sönmez

Danıştay yargıçları torunlarının yaşamını şek

  • 22 Haziran 2021 Salı
İhale sonrası matematik
İbrahim Kahveci

İhale sonrası matematik

  • 22 Haziran 2021 Salı
İktidar bloğunda çatlama(mı?)
Erol KATIRCIOĞLU

İktidar bloğunda çatlama(mı?)

  • 22 Haziran 2021 Salı
Deniz Poyraz neden öldürüldü?
Aydın Selcen

Deniz Poyraz neden öldürüldü?

  • 22 Haziran 2021 Salı
Bu iktidar muhalefetten önce vicdanlara yenilecek
Celal BAŞLANGIÇ

Bu iktidar muhalefetten önce vicdanlara yenil

  • 22 Haziran 2021 Salı
Kürtler (1) : 16-18. yüzyıl
Ümit KARDAŞ

Kürtler (1) : 16-18. yüzyıl

  • 22 Haziran 2021 Salı
Tuz çoktan kokmuştu…
Elif ÇAKIR

Tuz çoktan kokmuştu…

  • 22 Haziran 2021 Salı
Suskunluk yöntemi ne kadar işe yarar?
Ahmet Taşgetiren

Suskunluk yöntemi ne kadar işe yarar?

  • 22 Haziran 2021 Salı
Yunanistan ve Türkiye’nin yaz aşkı
Sezin Öney

Yunanistan ve Türkiye’nin yaz aşkı

  • 22 Haziran 2021 Salı
Ya provokasyon değilse…
Yıldıray Oğur

Ya provokasyon değilse…

  • 22 Haziran 2021 Salı
Bir çözüm süreci muhasebesi
Vahap COŞKUN

Bir çözüm süreci muhasebesi

  • 22 Haziran 2021 Salı
Sahi, neden 'Boğaz' betonla kapatılmasın!
Murat Sevinç

Sahi, neden 'Boğaz' betonla kapatılmasın!

  • 22 Haziran 2021 Salı
Artık “yerli ve millî” yetmiyor; “daha yerli daha millî…”
Alper GÖRMÜŞ

Artık “yerli ve millî” yetmiyor; “daha yerli

  • 22 Haziran 2021 Salı
Tüm Yazarlar

Resmi İlanlar