Muhalefet yeni partiler ve erken seçim

Gazeteci Bilgehan Uçak "Kararsız olduğunu açıklayanların sayısı arttıkça 'gri bölge' de işgalci bir devlet gibi yayılıyor, genişliyor" değerlendirmesinde bulunuyor.

Muhalefet yeni partiler ve erken seçim
21.07.2021 - 00:45
Özel Haber
1487
0

Hangi ankete bakarsanız bakın AK Parti’nin oylarında ciddi bir gerileme görünüyor.

Kararsız’ olduğunu açıklayanların sayısı arttıkça ‘gri bölge’ de işgalci bir devlet gibi yayılıyor, genişliyor.

Yeni kurulan partilerin bazıları, sosyal medya fenomenliğinde ilerlemek isteyen ihtiyarların kahvehane yerine daha bilindik bir yerde zaman geçirmeleri için kurulmuşa benziyor.

Tabii DEVA ile Gelecek’i ayrı bir yere koymak zorundayız.

Bugün iki partinin toplam oyu yüzde beşi geçmiyor gibi gözükse de seçim sath-ı mailine girildiğinde bu oranın nereye çıkacağını kestirmek mümkün değil.

Eğer Cumhur İttifakının yüzde elliyi bulamayacağı fikri seçmen tarafından satın alınırsa, kopuş ve çözülme hiç beklenmediği ölçüde radikal boyutlara varabilir.

Yalnız bu iki partinin önünde yola çıkarken hesaplamadıkları ciddi bir sorun var artık.

Ahmet Davutoğlu, birkaç hafta önce ‘kırmızı ünlemler’ ile erken seçim çağrısı yaptı ama henüz örgütlenmesini tamamlayabilmiş değil.

DEVA da hakeza.

Salgın ve kapanmalar ortamında kurulunca bir türlü istedikleri şekilde ve oranda halkla buluşma imkânı bulamadılar.

Gelecek’in de, DEVA’nın da ‘Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem Modelinde’ birinci parti olma iddiaları ve şansları var.

Ama bu iddia, kendilerini anlatabildikleri ölçüde geçerli.

Şu an için bu noktanın çok uzağındalar.

Şu son aşılama kampanyası başlayana kadar, salgının ‘yönetilememe hali’ AK Parti’nin oylarını muma tutulmuş buz gibi eritirken en büyük rakibi olabilecek iki partinin de önünü tıkıyordu.

Eğer yeni bir varyant ya da öngörülemeyen bir durum olmazsa, 1 Temmuz itibariyle kısıtlamalar geri gelmeyecek şekilde hayatımızdan çıkacak.

İşte kısıtlamalardan sonrası siyasi partiler için de yeni bir dönemin başlaması demek.

Bu iki parti halkla buluşabilse, örgütlenmelerini tamamlasa ve seçime kendisini çok daha iyi anlatmış olarak girebilse seçimin matematiği değişecek…

DEVA ve Gelecek için belki de en iyi senaryo seçimin zamanında yapılması ve böylece alabilecekleri en yüksek oyu almaya çalışmaları.

Geçen zaman, bu manada, onların lehine.

Öte yandan, zaman geçtikçe kısıtlamalar bir bir ortadan kalkacak ve bu da ekonominin en azından toparlanıyor görünmesini sağlayacak.

İktidarın ‘her şey düzeliyor’ algısını yerleştirdiği bir dönemde seçime gitmesi belki de yapabileceği en mantıklı hareket olacak.

İşte bu iki partinin böyle bir açmazla boğuştuğunu tahmin ediyorum.

Kendileri için iyi olan muhalefet için iyi olmayacak.

Yeterince antrenman yapamayan boksör gibi kendilerini bir anda ringde bulabilirler ve bu pek istenen bir şey de değildir.

Burada şöyle düşünmek de mümkün: Cumhurbaşkanlığı seçimi, en nihayetinde iki ittifakın adayının yarışacağı bir seçim ve bizim ilk amacımız ‘Güçlendirilmiş Parlamenter Sistemi’ getirmek, bunun yegâne yolu da bugünkü düzeni değiştirmekten geçiyor, yeni sistemde ‘Başbakanlık’ makamı yeniden ihdas edileceği ve yürütmeden sorumlu da o olacağı için geçiş dönemi sonrasına hazırlanmak esas önceliğimizdir.

Bu soruları DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Burak Dalgın’a sordum.

Seçime girme hakkını kazanmış buluyoruz,” dedi. “Halihazırda odağımız teşkilatlanmamızı tamamlamak.”

Sonra, güncel sayıları verdi: “700’e yakın ilçede teşkilatımız bulunuyor. Gerek üye sayısı gerekse de mahalle ve köyler dahil teşkilatlandığımız yerleşimlerin sayısı günden güne artıyor.”

En önemli cümleyi ise sona bıraktım.

Bugün düne göre daha hazırız, ama elbette her geçen gün daha hazır olacağız.”

Zaman bu iki partinin lehine ama muhalefetin aleyhine işliyor, derken kast ettiğim tam olarak buydu.

Daha sonra, Gelecek Partisi Siyasi İşler Başkanı Nedim Yamalı ile görüştüm.

Hem yapılan çalışmalarda hem de sokakta gördüğümüz en önemli şey, oylarımızın düzenli olarak arttığı,” dedikten sonra erken seçimi gerektiren şartları sıralayarak, bugün hepsinin birden oluştuğunu söyledi.

Parti menfaatimiz açısından 2023’ü beklememiz lazım aslında. Ama iktidar ülkeye büyük zarar veriyor. Yönetemiyorlar. Kriz yönetme kabiliyetlerinin kalmadığını görüyoruz.”

Gelecek Partisinin alanında duayen sayılabilecek iki profesöre, Serap Yazıcı ile Ergun Özbudun’a hazırlattığı ‘Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem Modeli’ni ve esas hedefin geçiş dönemini bitirecek başbakanlık seçimi olup olmadığını da sordum.

Muhalefette olan partiler bugün bizim önerdiğimiz modeli genel anlamıyla savunuyorlar. Savunduklarına göre, esas amacın bundan başka bir şey olamayacağını söylememiz gerekiyor. Hem bu model hem de Cumhurbaşkanlığı manasız çünkü.”

Nedim Yamalı, 2021 sonbaharında ya da 2022 ilkbaharında bir ‘baskın seçim’ beklediğini de ekledi.

Muhalefetin iki büyük bileşeninin, diğer birçok şey gibi erken seçim adımını da temkinli atmasının altında ‘dostların’ biraz daha güçlenmesini beklemek yatıyor olabilir mi?

Sonuçta bu da bir ‘fayda hesabı’.

Varsın ekonomi toparlanıyor görünsün nasıl olsa toparlanamıyor, üstüne salgının getirdiği yorgunluk ve yıpranmışlık da var, diye düşünülürse, kendini iyice anlatmış ve oy oranlarını en azından baraj seviyesine çekmiş bir DEVA ile Gelecek’in varlığı bugünküne nazaran çok daha olumlu şartlar yaratmaz mı?

En nihayetinde, Millet İttifakının önereceği Cumhurbaşkanı adayı ‘yapmama’ üstüne bir kampanya yürütecek.

Geçiş dönemi diyecek, yetkilerimi devrediyorum diyecek, apoletlerini kendi rızasıyla söküp başka bir makama devredecek.

DEVA ile Gelecek’in esas iktidar olma iddiası da bence bu noktada başlayacak.

İktidar, erken seçime gitmeyip zaman kazanmaya çalışırken en güçlü rakiplerinin de iyice serpilmesine ve kuvvetlenmesine olanak sağlıyor.

KARAR


Editör: N. Cingirt

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.