Yaşar Yakış: Türkiye, BAE ile pazarlıkta daha zayıf konumda, BAE Peker'i tutmaya devam edecektir

26.11.2021 - 06:40
Haber Merkezi
667

BAE Veliaht Prensi Muhammed bin Zayed el Nahyan Türkiye'yi ziyaret etti ve iki ülke arasında çok sayıda anlaşma imzalandı. Nahyan'ın, Türkiye'de 10 milyar dolarlık yatırım vaat ettiği medyaya yansırken, gazeteci Erk Acarer, bir süredir BAE'de bulunan ve AKP'nin kilit isimleri hakkında yolsuzluk, rüşvet, uyuşturucu kaçakçılığı gibi iddialarda bulunan Sedat Peker'in internete erişiminin kesildiğini duyurdu.

Nahyan'ın ziyareti, iki ülke arasındaki Müslüman Kardeşler, Suriye, Libya ve 15 Temmuz darbe girişiminin finansörlüğü gibi konuların çözüme kavuşması anlamına mı geliyor yoksa ekonomik krizden geçen Türkiye'nin, dost-düşman ayrımı gözetmeden yurt dışından gelecek her bir dolara ihtiyacı olduğunu mu gösteriyor.

Dışişleri eski Bakanı Yaşar Yakış bu sorulara yanıt verdi ve, "Türkiye'de bir politika değişikliği yapılması gerektiğine karar verildi. Türkiye'nin, Ortadoğu'daki politikaları sarpa sarmıştı. Sorunların önemli bir kısmı, Ankara'nın Müslüman Kardeşler'e verdiği destekten kaynaklanıyordu" yorumunu yaptı.

Yakış şunları söyledi:

"Türkiye'nin mali durumu malum. Sedat Peker'in BAE'den yaptığı yayınlarla, ortaya döktüğü kirli çamaşırlar meselesi var. Bir de şimdi, INTERPOL'le alakalı gelişmeler var. Bu kadar konu üst üste gelince bu adım (ilişkilerde yumuşama) atıldı.

Türkiye'nin Peker konusunda girişimde bulunduğu anlaşılıyor. Önce videolar yayınlanıyordu onu kestiler şimdi de tweetleri kestiler. Bunu, Sedat Peker'e telkinde bulunarak yaptıklarını anlıyorum. Türkiye'nin bu konuda ısrarlı girişimleri olduğunu tahmin ediyorum ve sonuç da aldı.

BAE'nin, Peker'i kontrol altında muhafaza edip dilediği ölçüde kullanma yolunu tercih  edeceğini düşünüyorum. Arap ülkeleri son derece incelikli politika izlemeyi başaran bir ülkedir. Bu imkanı elinden kaçırmayacağını düşünmüyorum.

Çarşı, pazar çok sıkıntılı. Seçim arifesi olduğunu da hesaba katmak lazım. Bir sıkıntı var. Seçim dönemi yakın. Böyle bir zamanda, Türk seçmeninin de ekonomik sıkıntılar nedeniyle büyük sorunlar yaşadığını biliyoruz. Böylesi açılımın bir katkısı olur ama 10 milyar dolar Türk ekonomisi için çok büyük para değil. Böylesi geçici önlemlerle sorunların çözülmesi zor.

Ortadoğu'da geri adım atan taraf Türkiye oldu. BAE, durup dururken Türkiye ile iş yapma imkanları olan bir ülke ile ilişkileri gergin tutmakta sebep görmemiştir. Aynı zamanda, Türkiye'yi bir tarafa bıraksak bile, BAE, İran gibi ülkelerle, Katarla da ilişkileri düzeltmeye başlamış olan bir ülke. 

'Türkiye geri adım attı' diyoruz ama BAE de geri adım atmış oldu. Ancak, Türkiye'nin attığı geri adımı daha önemli. Bunlar, daha fazla sonuç doğuracak adımlardır. BAE'nin geri adımları ona çok fazla zarar vermeyecektir. 

Türkiye'nin şimdiki pozisyonda eskisine nazaran daha zayıf olduğunu düşünmek lazım. Bir ülke paraya bu kadar çok muhtaç iken, onunla pazarlık edecek olan BAE, bu işi son derece profesyonel yürütüyor. Böyle bir zamanda Türkiye'nin paraya bu kadar fazla ihtiyacı olmasının, müzakere gücünün eskisi kadar olmayacağını ve pazarlıklarda zayıf konumda olacağını gösteriyor."


Editör: N. Cingirt

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Resmi İlanlar