Hidayet Şefkatli TUKSAL
Hidayet Şefkatli TUKSAL Gazete: Serbestiyet.com

Çok sesli, farklılıklara saygılı, dayanışmacı bir ekiple karşınızdayız

  • 11.11.2013 00:00

 Merhaba sevgili okurlar,

Serbestiyet  ile karşınızdayız. Son altı ay, sizlerle tekrar buluşabilmek için çeşitli formüller üzerinde çalıştık, uğraştık. Bu gün, mütevazı da olsa, aramızda bir iletişim köprüsü olarak “serbestiyet” satırlarında buluşmayı başardık. Bu süre içinde verdiğimiz en önemli mücadele “biz” olarak kalma mücadelesiydi, medyanın malum koşulları altında bunu başarmış olmanın bizzat kendisinin çok kıymetli bir şey olduğunu düşünüyorum. Bu yüzden sevinçliyim, gururluyum. Bu sürecin başından beri, umudunu hiç yitirmeden ekibe ağabeylik yapan Cahit Koytak’a, genel yayın yönetmenliğini üstlenen Alper Görmüş’e, editörlüğümüzü üstlenen Demiray Oral’a, sitemizin bütün teknik işlerini gerçekleştiren gönüllümüze ve bir dayanışmayla yola çıkan, sonra da birlikteliğimizin kıymetine inanarak bunu devam ettiren grubumuza çok teşekkür ediyorum.

Sunuş yazısında Alper Görmüş’ün de ifade ettiği gibi, grubumuzu bir arada tutan şey ortaklıklarımız, ya da aynı çizgide olmamız değil. Belki farklılıklarımızla bir arada durmayı başarmış olmamız. Bu bir aradalık birbirimizi de eleştirmeye engel değil. Çok sesli ve farklılıklara saygılı bir ekip olarak, bunu yansıtacağımız bir gazeteyle karşınızda olacağız inşallah!.

Bir teşekkür de sizlere tabi ki. Aslında pek de umutlu değildiniz belki ama bizi teşvik etmekten geri durmadınız. Bu yüzden bu gazetenin harcında sizin de tuğlanız, tuzunuz var. Bütün okuyucularımızı temsilen, hiç bıkmadan yorulmadan gönderdiği değerlendirmeler ve teşvik mailleri için hassaten Deniz Erenler’e teşekkür etmeyi de bir borç biliyorum.

Altı ay, Türkiye gibi bir ülke için, oldukça uzun bir zaman. Neler neler olmadı ki bu altı ayda… Şu anda da gündemde Başbakanın öğrenci yurtları ve evleri hakkında yaptığı açıklamalar ve bunun yankıları var. Dün okuduğum bir anketin sonuçlarına göre, Başbakanın kız erkek yurtlarını ayırması ve hatta kızlarla erkeklerin kendi tercih ve iradeleriyle birlikte kaldıkları evleri denetleyerek müdahale etme girişimi, yüzde yetmiş destek bulmuş kamuoyumuzda. Şaşırmadım, çünkü bir televizyon kanalında Nagehan Alçı’nın da söylediği gibi, toplumumuz bu anlamda gerçekten muhafazakâr bir anlayışa sahip. Kendimi de bu muhafazakârlığın dışında tutmadığımı itiraf edeyim ancak, ailelerin müdahale edemediği bir tutuma devlet olarak müdahil olmaya kalkmayı, öncelikle özel hayatın dokunulmazlığı ilkesine bir tecavüz olarak görüyorum. Çocuklarımızın böyle bir arada kalmasını istemeyebiliriz, bunun sakıncalı yönleri olacağını düşünebiliriz, bundan büyük üzüntü ve rahatsızlık da duyabiliriz ama “demokrasi, demokrasi” diye dilimizde tüy biterken işe “devlet zoru”nu koşmaya hakkımız ve haddimiz olmadığına inanıyorum.

Bu bir internet gazetesi, basılı gazetenin sınırlılıklarından göreli olarak kurtulmuş durumdayız. Sizlerle daha sık, daha uzun yazılarla buluşabileceğiz. Ancak yine de sabırları zorlamamak lazım. Bir “nerede kalmıştık” başlığıyla geriye dönüp, Türkiye’nin hem yakın tarihi hem de demokratikleşme süreci açısından çok önemli gördüğüm “çözüm süreci aktiviteleri, Gezi muhalefeti ve etkileri, demokrasi paketi ve başörtüsü sorununun geldiği nokta” hakkında görüşlerimi paylaşacağım. Şimdilik haftada iki gün- Pazartesi ve Perşembe- günleri yazmayı düşünüyorum. Fırsat bulabilirsem daha sık da yazacağım. Yorum, eleştiri ve değerlendirmelerinizle birlikte katkılarınızı bekliyorum. Serbestiyet’in yazarları kadar okurlarının da görünür olduğu bir paylaşım ortamı olabilmesi en büyük dileğim.  Hepimize hayırlı, uğurlu olması temennisiyle…

http://serbestiyet.com/cok-sesli-farkliliklara-saygili-dayanismaci-bir-ekiple-karsinizdayiz/

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Resmi İlanlar