• 30.01.2013 00:00

 

Alçak sesle yaşamak

Tek bir şehre mahkûm olmak aslında çok sinir bozucu bir durum: yıllarca aynı kentte yaşamak, aynı sokaklar, aynı otoyollar, aynı ofis, aynı insanlar. Hele belli bir yaştan sonra hepimizin sosyal çevresinde görünmez bir izolasyon çemberi oluşuyor ki bu daha da sinir bozucu... Çünkü ne biz başkalarının ne de başkaları bizim çemberimizden içeri kolay kolay girebiliyor.

Bu çemberi kırmanın en kestirme yolu ise tatil... O da senede kaç defa olabilir ancak... Peki, bu çıkmazın hiç mi çıkışı yok... Var tabii, hafta sonları yaşadığınız şehre yakın başka bir şehre kaçabilirsiniz...

Size de oluyor mu bilmiyorum ama bazen kendi kendime yönelik bir çeşit suçluluk hissi gelişiyor... Acaba zamanımı hoyrat mı kullanıyorum, sadece iş merkezli mi düzenliyorum, Zamana Karşı (in Time) filmindeki gibi para karşılığı ömrümden zaman mı satıyorum... Para kazanıp hayatta kalmaya çalışırken, aslında hayatı kaçırıp ömrümü mü kısaltıyorum. İşte böyle bir ruh hâlindeyken bir arkadaşımın önerisiyle kalkıp Bursa’ya gittim. Yenikapı’dan arabalı feribotla Mudanya’ya geçmek bir futbol maçı uzunluğunda. Oradan çok kısa bir yolculukla Botanik Park içindeki Otantik Otel’e vardık. Şehrin kıyısında sessiz bir otel. Gerçi oteldeymişsiniz hissine pek kapılmıyorsunuz, daha çok bir dost evine gitmişsiniz gibi... Bir kez kaplıca hamamına gitmek dışında pek otel dışına da çıkmadım ama yine de bu seyahat çok iyi geldi. Demek ki bazen farklı bir mekânda olmak bile insana ferahlık verebiliyormuş. Ayrıca otel içindeki Şifne balık lokantasında taze mezeler ve deniz ürünleri insanı bağlıyor.

Oradayken Ferdi Özbeğen’in yoğun bakıma alındığını öğrendim. Bulunduğu sektördeki diğer isimler gibi kavgası gürültüsü olmayan, hayatını alçak sesle yaşayan son derece beyefendi bir sanatçıydı. O’nun romantik şarkıları lise yıllarımın karşılıksız aşklarına eşlik etmişti. Allah rahmet etsin.


YouTube
 kapatılabilir


» Samsun Demir- Doğan Müzik Genel Müdürü (Cannes)- 

Cannes’da 26-29 ocak tarihleri arasında düzenlenen MİDEM Müzik Fuarı’na Türkiye müzik sektörü, meslek birlikleri MSGMESAMMUYAP ve MUYOBİR aracılığıyla katıldı. Fuarın yıldızı son beş yıla damgasını vuran YouTube’du. YouTube birçok başarılı organizasyona imza attı. Bu aradaYouTube’un mart sonuna kadar Türkiye müzik sektörüyle lisans anlaşmalarını yapması gerekiyor, yoksa kapatılması sözkonusu olabilir.

Müzik sektörü ciddi bir dönüşüm içinde, birkaç seneye kadar dijitalden müzik dinleme, CD’nin yerine geçecek gibi görünüyor. Yabancı dijital kuruluşları i-TunesSpotyfyDeezerMicrosoft’la çok yararlı görüşmeler yapıldı. Bugüne kadar GSM operatörleri, toplu bir bedel karşılığı meslek birliklerinden müzik alıyor ve ücretsiz olarak dinleme ve indirme olarak müşterilerine dağıtıyordu. Artık sınırlı saatle reklamlı dinleme ve küçük bedellerle iki üç TL gibi abonelik modeline geçiyoruz. Bu Avrupa ve Amerika’daki model. Müzik sektörü için umut verici bir gelişme...

 Ayrıca NRJ müzik kanalı ödül töreni muhteşem geçti. Ödül töreninin yıldızı Gangnam Styleşarkısıyla dünyayı sallayan PSY oldu.


Korsanların başkentiydi


» Barış Şarer- İnternet yatırımcısı (Jamaika)- 
Port Royal
... Jamaika’nın tarihî başkenti... Zamanında İngilizlerin adayı yönettiği yer... Şu anki başkent Kingston’a yaklaşık 45 dakika mesafede... Bir zamanlar korsanların başkenti, Karayipler’in Sodom ve Gomore’siydi... Günümüzün içki markası... Şimdi fakir ahalisinin gölgede pineklediği ufak bir balıkçı kasabası... Bir dönem İspanyollara kan kusturan korsan Henry Morgan’ın burada yaşamış olduğuna bin şahit ister... Henry Morgan şahsında o dönemi müthiş detaylarla anlatanStephen Talty’nin Empire of the Blue Sea (Mavi Deniz İmparatorluğu) kitabı herkese tavsiyem!


Kişi başına düşen hayat kadını

Jamaika’nın depremi meşhur... Unutulması imkânsız 1692 depremi, günah şehri Port Royal’i yerle bir etmiş. Şiddetini şöyle ifade edeyim: Depremlerin sarsıntı düzeyini gösteren Mercalli ölçeğine göre (daha çok kullanılan Richter ölçeği depremin büyüklüğünü gösterir), 12 en üst derecedir ve Mercalli 12 şiddetindeki depremler “total yıkıntı, yeryüzünde dalgalanmalar ve nesnelerin havaya fırlamasıyla” karakterize edilir. İste 7 Haziran 1692’de o şaşaalı, dünyada kişi başına en çok taverna ve hayat kadını düşen Port Royal’i Mercalli 12 şiddetinde bir deprem çarpmış. Deprem ve sonrasındaki tsunamiden sağ kalan çok az sayıdaki kişinin iddiasına göre, insanlar ve sokak hayvanları, deprem sırasında yerin içine çekilip daha sonra uzak noktalardan dışarıya püskürtülmüş... Dönemin Katolik kilisesinin tepkisini tahmin edersiniz: “Günahkârlar cezalarını buldular.”


Bu nasıl iş, milliyetçiler ayrılık istiyor


» Aram Bogosyan- Grafiker (Los Angeles)-

Yine Obama karşıtları, yine Demokrat Parti karşıtları Teksas eyaletinin Amerika Birleşik Devletleri’nden ayrılması için imza topluyor. Seçimi kendi destekledikleri parti kazanmadığı içinBirleşik Devletler’den ayrılmayı talep etmek Los Angeles halkının büyük çoğunluğu tarafından ayıplanıyor. Üstelik de bu hareketin en keskin milliyetçi sağ kesimden geliyor oluşu, acı bir tebessümle karşılanıyor. Her fırsatta demokrat ve liberal görüşlü insanları vatanı bölmekle suçlayan bu kesim, kendileri koca bir eyaleti Amerika Birleşik Devletleri bütününden koparmaya kalkışabiliyorlar...


Avustralya stili


» Yasemin Atasever- Grafik tasarım öğrencisi (Sydney)-

Avustralya Günü kutlamalarına katılmak için geçen cumartesi kentin Darling Harbour adlı limanındaydım. Farklı kültür ve etnik kökenlerden Avustralyalıların biraraya gelerek, barış ve uyum içindeki beraberliklerini kutladığı bir gündü. İşin kökeni 26 Ocak 1808’e kadar gidiyor: göçmenlerin ve özgürlüğüne kavuşan mahkûmların, yaşadıkları ülkeye olan sevgilerini, içerek ve eğlenerek kutladıkları gün...


O gün, yaşlılar, gençler, çocuklar, herkes Darling Harbour’a gelip havaifişek gösterilerini izlemek için yer kapma telaşındaydı. Rengârenk ışıklar, müzik ve etraftaki barlardan, lokantalardan gelen kahkaha sesleri bana müthiş keyif veriyordu. Güzel bir gün, güzel bir gece oldu benim için...



[email protected]

twitter.com/ hidirgevis