• 25.08.2013 00:00

 

Lüks tüketiminde mahalle baskısı

Önceki gün bir dostumla konuşuyorum... Telefonlardan söz açıldı... Kendisi bir kurumda üst düzey yönetici ve bayağı da eski model bir telefonu var... Çevresinde, “Bu telefon size yakışıyor mu hiç...” diyenler oluyormuş... Yani, telefon modeli konusunda mahalle baskısı görüyormuş.

Bu durum bana kendi durumumu anımsattı. Amerika’dan döndüğüm zaman, Türkiye’deki arkadaşlarım telefonumla dalga geçmişlerdi... “Bu olmaz, sana yeni bir telefon alalım...” diyerek, başımın etini yiyip duranlar vardı... Hani sanki kendi ceplerinden ödeyip alacaklarmış gibi... Sonra bir iPhone edindim, bu defa aynı insanlar “Sana yeni modelini alalım... Sana yeni modelini alalım” demeye başladılar...

Oysa New York’taki arkadaşlarımdan hiç böyle bir baskı görmemiştim. Çoğunun gelir durumu çok iyiydi ama telefonları benimki gibiydi... Hatta o dönemler New York’a gelen Türkiyeli turistlerin çılgınca iPhone ve iPad almalarını biraz şaşkınlıkla izliyordum.

Neyse dağıtmayayım meseleyi de... Mesele şu: Amerika’da bir iPhone’a sahip olmakla Türkiye’de bir iPhone’a sahip olma isteği arasında farklı motivasyonlar var. Birinde sadece ihtiyaç ve kolaylık diğerinde ise buna ek olarak statü edinme isteği var. OK, onu da anlarım... Çünkü insanlar, müsrifçe para harcayarak aldıkları bu telefonlar sayesinde kendilerini daha iyi hissediyor olabilirler. E peki çevresindeki insanları neden kendileri gibi davranma konusunda zorluyorlar?

İşte burada bizim toplumun zihinsel yapısına dair bir nüans daha ortaya çıkıyor. Biz, etrafımızda bizim gibi düşünen, bizim gibi davranan insanlar görmeliyiz ki kendi yaptığımızın doğruluğuna inanalım ve iç huzuruna kavuşalım. Eğer bir konuda yalnız ya da az kalırsak, kendimize inancımız gelişmiyor, aksine kayboluyor; kendimizi aptal ve enayi gibi hissediyoruz...

 


***

 


Terliğini çıkar bakkala öyle gir


» NUR COŞKUN- (Koh Samui)-
İstanbul’dan yaklaşık dokuz saatlik yolculukla önce Singapur ve oradan bir saatlik bir uçuş ile Koh Samui’ye ulaşılıyor. Uzun mesafeyi Singapur Airlines ile, kısa mesafeyi pır pır gibi ufak bir uçak ile tamamladık ve dünyanın belki de en şirin ve otantik havaalanına sabahın erken saatlerinde iniş yaptık. Oyuncak arabalara benzeyen sevimli taşıtlarla bagaj alım bölümüne ulaştık. Sanki bir film setinde gibiydim. Her yer yemyeşil ve bol çiçekli...


Koh Samui
(Thai dilinde Koh, ada demek) Tayland Körfezi’ndeki irili ufaklı 64 adadan birisi (büyüklüğü 247km2). Tayland’ın Phuket ve Koh Chang’dan sonra üçüncü büyük adası. 1989 yapılan ve 2007 de renove edilen, bambularla inşa edilmiş dünyanın en egzotik havaalanına sahip.

Yaklaşık bir milyon nüfuslu ve halkın yüzde yirmi beşi Müslüman. Ada halkı Thai dili konuşuyor ama pek çoğu İngilizce de biliyor. Havası nemli ve sıcak. Para birimi: Baht... Bir baht yaklaşık 32 dolar. Phuket ya da Maldivler kadar olmasa da turistik ve yaşam ucuz. Sağlık ve bilişim hizmetlerinde körfez adalarının merkezi konumunda denebilir. Hastanelerindeki botoks ve estetik operasyonları tanıtıcı afişler adanın her yerinde... Dört tane tam donanımlı hastanesi var ve sağlık hizmetleri şaşırtıcı derecede düzenli.

İnsanlar neredeyse her saat dışarıda yaşıyor. Evlerde kapılar hep açık... Bol bol çamaşır yıkama dükkânlarına rastlamak mümkün. Geçim kaynakları ağırlıklı olarak turizm. Tüm ada bisikletle üç-dört saatte dolaşılabilir. Gece hayatından daha fazla doğal hayatı büyüleyici.

Avrupa ve ABD’den oldukça fazla ilgi var. Ağırlıklı olarak Alman turizm şirketleri adayı çoktan keşfetmiş ve ada turlarına başlamış. Bu arada adada, 10 yıldan fazla bir zamandır yaşayan bir Türk’le de tanıştık...

Her yer palmiye ve beyaz kum... Geceyarısı sular çekilmeye başlıyor ve öğlene doğru tekrar eski seviyesine geliyor. Sulardaki gelgiti her gün çok net şekilde görmek enteresan.


Chaweng Beach
adanın en bilinen ve hareketli sahili. Genelde konforlu oteller ve her şeyi bulabileceğiniz dükkânlar bu bölgede... Deniz ürünleri inanılmaz ucuz. Her saat kumsalda yalınayak yürüyerek alışveriş yapabilirsiniz. Sahilde, ananas, hindistancevizi, közlenmiş mısır, soğuk içecekler (sodası şahane), baharatlı çöp şiş gibi atıştırmalıklar satan yerli halk gün boyu hizmette... Akşamları gökyüzünde salınan ışıl ışıl dilek fenerleri de ayrı bir romantizm. Her yer orkide ve egzotik bitkilerle çevrili... Turistler sere serpe güneşlenmeyi tercih ederken, ada halkı her yerini kapatacak şekilde giyinerek, güneşten korunmayı tercih ediyor.

Ada masaj salonları ve terziler cenneti. Turistler gezinin ilk günü diktirecekleri elbiseyi seçiyor, tatil sonunda da bitmiş olarak alıp, gidiyorlar. Takım elbise ve gece elbisesini oldukça uygun fiyatlarda ve çok hızlı dikiyorlar. Başka ilginç nokta da; büyük süpermarketler ve yabancıların işlettiği restoranlar gibi yerler hariç, her yere girerken kapıda ayakkabı çıkartılıyor. Müşterilerin dükkânlara girerken ayakkabı çıkarması garip doğrusu... Çok mu temiz içerisi derseniz, bu tartışılır. Ama dükkânlarda kadınlar devamlı temizlik hâlinde, hep ellerinde bir süpürge...


Thai masaj
, insanı yeniden doğmuş gibi hissettiriyor.. masaj fiyatları saati 15-20 dolar civarı... bu masaja bu fiyat inanılmaz geliyor... ama başka bir yerde küçük bir külah Haagen-Dazs dondurmaya 20 dolar ödediğimiz an ise turist kazığını tüm damarlarımızda hissediyoruz. Bu turistik muamele aslında bize pek yabancı değil tabii.

Ada halkı güler yüzlü ve neşeli. Adada fil safarisi de yaşanması gereken deneyimlerden. Bunun yanı sıra, maymun ve timsah gösterileri ile Altın Buda Tapınağı’nı ziyaret de ilginç....

Koh Samui’nin kardeş adalarını günlük turlarla gezme imkânı var. Adalar arası uzaklık en az birer saat civarı...

Komşu adalardan, Koh Tao, Asya’daki en iyi dalış noktalarından. Bu adada minik balıkları denizin altında muz ile beslemenin keyfini asla unutamayacağım.


Koh Phangan
, dolunay partileri ile ünlü... zamanlama olarak bu partiyi bir kaç gün ile kaçırdık.


Leonardo di Caprio
’nun oynadigi Kumsal filmi bu bölgede çekilmiş... Sonsuz gibi görünen bembeyaz kumsal gerçekten çok ama çok etkileyici... Bu kumsal da film yapımcılarına ilham vermiş olmalı.



[email protected]

twitter.com/hidirgevis