• 23.10.2013 00:00

 

Türkler için fırsatlar ülkesi; Kürdistan

ERBİL- Sağda solda Erbil’in Irak Kürdistanı’nın Dubai’si olduğunu duyuyor, okuyordum. Açıkcası bu benzetme konusunda pek ikna olmuş değildim. Çünkü büyük bir savaştan çıkmış bir bölgenin, bu kadar kısa bir zaman dilimi içinde kendini toparlayacağını ve iddialı bir hedefe doğru yöneleceğini aklım almıyordu. Ancak Erbil’i görünce fikrim değişti. Meğer burası sahiden bambaşka bir âlemmiş...

Tanıştığım herkes, Erbil’in beş yıl önce köy gibi bir yer olduğunu söylüyor. Şimdi ise eski kentin ortasındaki kaleye çıkıp 360 derecelik manzaraya şöyle bir baktığınızda, değişimi ve ilerlemeyi bütün çıplaklığıyla görebiliyorsunuz. Beş yıldızlı otel inşaatları, kenti halkalayan geniş otobanlar ve yeni yolların kenarında hizalanan lüks konut inşaatları, sahiden heyecan verici...

Kürdistan Bölgesel Devleti Başbakanı Sayın Neçirvan Barzani ülkenin altyapı yatırımlarına büyük önem veriyor. Yeni ve güçlü bir Kürdistan’ın ancak sağlam bir altyapı üzerine kurulacağının bilincinde çünkü. Erbil kenti daha şimdiden uluslararası ticaretin ve petrol endüstrisinin önemli merkezlerinden biri gibi... Risk almayı seven, cesur Türkiyeli şirkertler, henüz kurumsallaşmasını tamamlayamamış bu bölgede yatırım yapıyorlar. Şimdilerde Lübnan şirketlerinin piyasaya girdikleri ve Türkiyeli şirketlere rakip oldukları söyleniyor.

Erbil’de, Türkiyeli yatırımcılarımızın her türlüsü var: Küçük ölçeklisinden, orta ve büyük ölçekli yatırımcılara kadar... Şehirdeki dev Ziraat Bankası tabelası da yatırımcılarılarımızın bu ilgisinin önemli bir göstergesi...

Örneğin Family Mall adlı alışveriş merkezine gittiğinizde, mağazaların neredeyse tümünün Türkiyeli zincirler olduğunu görüyorsunuz: Arzum mutfak aletleri, Taç PerdeKotonLC WaikikiVestel,Bay Döner... Aklınıza ne gelirse...


Family Mall
’da, en çok dikkatimi çeken mekân ise Ada Cafe oldu. Beyoğlu İstiklal Caddesi’nden bildiğiniz Ada Cafe’nin şubesi burası...İçeriye iki yanında kitap rafları olan bir koridordan geçerek giriyorsunuz. Raflarda Türkçe, Kürtçe ve İngilizce kitaplar var...

Mekânın sahibi Zana Sezen... Oldukça hoşsohbet biri. Yolunuz oralara düşerse uğrayın yanına...


Zana
 açtıkları mekânın bir anlamda sosyal yaşamı liberalleştirici bir etkisi olduğunu söylüyor. “Kadınların, kadın arkadaşlarıyla gelip rahatlıkla bir şeyler yiyip içecekleri bu standartta bir mekân kentte yok, bir burası var” diyor.

Başlangıçta ağırlıklı olarak yabancılar geliyormuş cafeye, şimdi yerli halk daha ağırlıkta... Gelenler, Ada Cafe’de dünya mutfağından örnekler tatma imkânı buluyorlar, Batılı yeme içme sunumunu tecrübe ediniyorlar... İsterlerse raftan bir kitap ya da dergi alıp karıştırabilirler de...

Ada Cafe’de otururken, Erbil’de araba tamirhanesi olan bir İzmirli Türkle de tanıştım. Buraya Türkiyeli şirketlerle birlikte Karadeniz’den Trakya’ya pek çok Türkiyeli de çalışmaya geliyor...

Family Mall’da müzisyen Rojin’in ortak olduğu bir de Mado şubesi var.

Gözle görülür bir zenginlik var Erbil’de. Ancak sosyal yaşam aynı ölçüde zengin ve renkli değil ve hâlâ erkek ağırlıklı. Tabii başka ülkelerden kente çalışmaya gelenler, sosyal yaşamı renklendirmek için yaratıcı girişimlerde bulunuyorlar. Kentin en güzel otellerinden biri olan Divan Oteliyöneticilerinden Mine Özpınar, bu girişimcilerden biri. Haftanın belli günlerinde, otel içinde özel film gösterimleri düzenlemek için kolları sıvamış. Otellerinde uzun süreli kalan profesyönel yöneticiler var. Film gösterilerimleri sırasında, hem otelde kalan sinema meraklısı bu yabancılar, hem Erbilli bürokrat, işadamı ve yöneticiler tanışıp kaynaşma imkânı bulacaklar. “Böylece kente yeni gelenler, üzerlerindeki yalnızlık ve yabancılık yükünü atma şansına sahip olacaklar” diyor Mine Hanım.


www.vivahiba.com

twitter.com/hidirgevis

***

 


LGBT oyları lezbiyen adaya gitmedi


» SEMİH FIRINCIOĞLU- (New York)- 
Hâlen sürmekte olan New York belediye başkanlığı seçimlerinde oldukça kayda değer bir gelişme oldu:

Birkaç hafta önce partilere kayıtlı seçmenler kendi partilerinden kimin aday olacağını oyladılar.Demokrat Parti adaylarından biri Christine Quinn adında bir kadındı. Quinn uzun zamandır belediye merkezli şehir siyasetinde yer almış, 2006’dan beri belediye başkanından sonraki en güçlü pozisyon sayılan Şehir Konseyi Sözcülüğü’nü yürüten, eşcinsel olduğunu gizlemeyen, bir kadınla nikâhlı bir kadın.

Adaylığını ilan ettiğinde ön plana çıkan Quinn’in eşcinsel kimliği oldu ve kendisi de bunu vurguladı. Eşcinsel nüfusun büyük ve etkili olduğu New York’ta ilk kez bir kadının, hem de eşcinsel bir kadının belediye başkanı seçilmesi çok cazip göründü ve Quinn kamuoyu yoklamalarında hemen birinci sıraya yerleşti.

Ancak, bir süre sonra Quinn’in bugüne kadar eşcinseller için birtakım olumlu girişimleri olmasına karşın, temelde kariyerini ön planda tutan, adı yolsuzluklara bulaşmış tipik, statüko yanlısı bir siyasetçi olduğundan söz edilir oldu. Quinn bu suçlamaları kadın ve eşcinsel düşmanlığıyla açıkladıkça taraftarlarını yitirmeye başladı. Ve bir noktada New York LGBT örgütleri kimlik üzerinden siyaset yapılmasını kınadıklarını, Quinn’i de herhangi bir insan olarak değerlendirdiklerini ve bu kişinin yalnızca eşcinsellere değil, bütün azınlıklara hizmet edebilecek iyi bir belediye başkanı olamayacağına karar verdiklerini bildirdiler. Quinn aday belirleme seçimlerinde üçüncü sıraya düştü ve elendi: Eşcinsellerin en yoğun olduğu Chelsea bölgesinde bile en çok oyu toplayan aday olamamış, tek kadın aday olmasına karşın kadınların yalnızca yüzde on altısının oyunu alabilmiş.

Sonuçta, Demokrat Parti’nin adayı Bill de BlasioCumhuriyetçi Parti’ninki de Joe Lhota oldu, seçim tarihi de 5 Kasım. Demokrat adayın kazanmaması çok büyük sürpriz olur: Şehir on iki yıldır başkan olan, dünyanın en zengin adamlarından Michael Bloomberg’den ve Wall Street baronlarından epeyce usandı, sanırım de Blasio da bu havaya uygun popülist programlar vadettiği için öne çıktı. Ancak, kim kazanırsa kazansın, LGBT kesiminin Quinn konusundaki tavrı azınlıklar arasında yeni bir dayanışma havası yaratmış görünüyor ve New York’un başı çekmesiyle bu yaklaşımın tüm ülkeye yayılabileceğinden konuşuluyor.

www.isteyenokusun.com