• 1.05.2019 00:00
  • (1143)

 Bundan iki ay kadar önce, 5 Mart'ta katıldığı bir televizyon programında,  Genel Başkanı  aynen şöyle demişti:

"Yöneticilerin beka sorunu var, Türkiye'nin beka sorunu yok."
Sunucu Didem Aslan dayanamayıp, "Güney sınırımızda ABD'nin desteklediği  güçleri için ne diyorsunuz o zaman?" diye sorduğunda ise istihzayla aynen şu cümleyi sarf etmişti:
"Yani onlar bize mi saldıracaklar? Hayır efendim."
O programdan sonraki yazımda, YPG'nin bize saldırılarını tek tek hatırlatarak şöyle demiştim:
"Ülkesine ve insanına bu derece yabancılaşmış bir ana muhalefet liderinin kendisi 'bekâ sorunu'dur zaten. Ancak her şey bir yana, 2015'ten bu yana, YPG saflarında askerî eğitim görmüş birçok teröristin ve canlı bombanın estirdiği terör ortadayken, böylesi bir açıklama sadece cehaletle açıklanamaz.
YPG'nin PKK'dan farkı olmadığını bugün ABD bile büyük ölçüde kabullenmişken, Kılıçdaroğlu hem bu ayrımı yapıyor hem de YPG'yi bize defalarca saldırmış olmalarına rağmen temize çekiyor."
Ve dün bir askerimizi daha YPG terörüne şehit verdik... Kılıçdaroğlu için bir dönüm noktası olan açıklama da bundan sonra geldi. Sosyal medya hesabından şöyle yazdı:
"Fırat Kalkanı harekât bölgesinde, YPG/PKK'lı teröristlerin alçakça saldırısı sonucu şehit olan askerimize Allah'tan rahmet, kederli ailesine başsağlığı ve sabır, yaralanan askerlerimize acil şifalar diliyorum.!"
Ana muhalefet liderinin aradan geçen üç yıldan sonra ilk kez YPG'ye terörist demesine şaşıracak hale geldik. Fakat esas merak ettiğim, PKK kurucusu Sakine Cansız'ı bile terörist kabul etmeyen CHP İstanbul İl Başkanı Kaftancıoğlu başta olmak üzere CHP'nin HDP'liortaklarının buna ne diyeceğidir.

 

***

CHP'li 'nefret koçu'

Geçtiğimiz günlerde 4 yaşındaki bir evlâdımız cinsel saldırıya uğramış ve yoğun bakıma kaldırılmıştı. 'Yaşam koçu' olan CHP'li Çolpan Işın Taner ise bu olay hakkında şunu yazabildi: "Yılanın başı küçükken ezilmelidir. O çocuğun ailesi AK Parti'nin yemlediklerinden ise ve bir gün ortalıkta gezinip bilinçsizce AK Parti'yi destekleyenlerden biri olacaksa bugün bunu yaşamış olması daha iyidir. Değmez bu insanların çocukları için bile olsa..."
Bu cümleleri kuran kişi AK Partili olsaydı, yabancı basında bile yer alacağına eminim. Ne var ki 'nefret dili'nden yakınan CHP'liler nedense bundan daha iğrenç bir örneğini göremeyeceğimiz nefret dilini yayan bu insan müsveddesi hakkında tek kelâm etmiyorlar. Ne diyelim, herkes kendi imtihanını veriyor.