KİMİN CUMHURBAŞKANI

  • 6.08.2014 00:00

1965 genel milletvekili seçimlerinde siyasetle tanıştım. CHP’den Artvin milletvekili Turgut Altunkaya Hemşinli, Tosunoğullarından Ardanuç, Ğeva’da oturan avukat biri idi. Tanışıklığımız dayım Faruk Göktürk’ün arkadaşlığından. Hopa Ortaokulu’nda öğrenciyim ve de dayımın bekar evinde kalıyorum. Tugut Altunkaya avukat olduğundan sık sık Hopa’ya gelir, aynı evde kalırdık. Bugün eski pazar yerinde esnaf sokağının sağdaki ilk bina o dönem Lütfü Topaloğlu’nun mefruşat dükkanı idi. Murgul’daki Aslan Topaloğlu’nun kardeşi. Hasan Dedemin Man kamyonunu satın alan. Dedem ve dayım tarafından tanınmakta sınır yoktu. 1965 Artvin Öğretmenokulu gündüzlü bölümünü kazanmıştım. Hopa Ardala’dan (hasta ) Cemal’in önden çalıştırmalı Austin posta otobüsü vardı. Benden para almıyordu . Çünkü  dayımın,dedemin yedek parça dükkanı vardı. Derken TİP (Türkiye İşçi Partisi) ‘li Nuri Gül ( Mugul bakır fab. da sağlıkçı) Zarğina – Güneşli’den beni tanıyormuş. O dönemlerde Hemşinliler birbirini tanır, kimlerin ne iş yaptığını, okuyan , meslek sahibi olan , varsıl, yoksul  v.d.  Nuri abi TİP’le tanıştırdı. Akşam gazetesi ve Çetin Altan’ın taş köşe yazılarını önerdi . Dönemin siyaset belirleyicisi AP (Adalet Partisi) lideri Süleyman Demirel için ABD Morrison şirketinin temsilcisi olduğu söyleniyordu. 

Zamanla darbeli siyaset süreçlerinde sorunlar halı altına süpürülerek 2014 cumhurbaşkanlığı seçimlerine geldik. Çok önemli. İlk defa tüm olumsuzluklara rağmen cumhurbaşkanının  halk tarafından seçilecek olması. Diğeri Selahattin Demirtaş’ın ( Yeni Yaşam Belgesi ) ile adeta umudumuzu hoplatması. Bizler eşit, özgür, ekolojist ve demokratik bir yaşam için değişimi rehber olarak görmedik mi ? Otoriter ve baskıcı siyasetlerin karşısında mağdurların sesi, kucaklayıcı, kapsayıcı bir Türkiye siyaseti ile herkesi şaşırtan, yeniden düşündüren, radikal değişimi esas alan adayımızı görüyoruz. Kürt sorunu nedeni ile Kürt partisi algısını kıracak olan HDP (Halkların Demokratik Partisi) farklı, yeni, demokratik mücadele ile Türkiye’deki demokrasi zeminini genişletmesi görevinde yol haritası belli oldu. Demirtaş’ın şahsında görünen vizyon sorun ve çözüm odaklı politik birliktelikler döneminde olduğumuzu gösteriyor.  21. Yüzyıl gerçekliğine uygun Yunanistan v.b. örneklerinde olduğu gibi kısa ve uzun vadeli hedefler gerçeğe dönüşür. Özellikle AKP ve CHP arasına sıkışan seçmen açısından vicdanı olan, tıpış tıpış gitmeyenlerin seçeneği olabilecek, eski sağı solu aratmayan politik çıkış umudu büyütecektir. Diğer adayların benzeşmesi, özellikle sn. Tayyip Erdoğan tekçiliğine karşı MC (Milliyetçi Cephe) anlayışını günümüze taşıyan çatı adayının olması Demirtaş’a oy vermeyi adeta farz kılıyor. Sonuç olarak AKP, CHP, MHP gibi kullanım tarihleri geçmiş partilerin karşısında söz ve karar sahibi, özgür birey olarak oylarımızı vereceğiz.

Yani Demirtaş’a verilecek oylar bu dönemle ilgili olmayıp, tarihsel değişikliğe, barışçıl, eşit , özgür, bir Türkiye, yeşil bir dünya, ekolojik, demokratik toplum inşa etmenin de bir görevidir. Artık %10 barajı yakalamada Kürt halkı başarısını taçlandırıyor. Ya bizler! Türkler, Hemşinliler, Gürcüler, Lazlar, Çerkezler, inançlı insanlar, emekçiler yeni bir Türkiye’yi yeni yaşam belgesi ile Selahattin Demirtaş’ın vizyonu ile kurabilecek miyiz?

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.