• 2.03.2013 00:00
  • (3691)

 Bilindiği gibi İmralı görüşme tutanakları “Milliyet” gazetesine servis edildi. İttihatçılarda oyun bitmiyor… Yüzyıllık bir tecrübeyle olsa gerek artık profesyonelleşmişler. Hükümete dönük Uludere operasyonundan sonra bu ikinci büyük operasyonları oldu. Servis edilen bilgiler tam da MHP ve CHP’nin tezlerini güçlendiren bilgiler. Özenle seçilmiş, üzerinde titizlikle çalışılmış bir metin var karşımızda. MHP ve CHP’ye “Sizin muhalefetiniz AK Parti’yi bitirecek çapta değil alın bu bilgileri de  ülke bölünüyor propagandası yapın” der gibi.Öylede yaptılar ve yapacaklar..Daha ilk günden MHP İmralı canisi ile örgütü arasındaki diyaloglar, AKP-BDP müttefikliğiyle heyecanla yayılmaya ve yaygınlaştırılmaya çalışılmaktadır. Bunun hesabı sorulacaktır diyerek savcıları göreve çağırdı. Kılıçdaroğlu; Masanın bir ucunda Recep Tayyip Erdoğan diğer ucunda da Abdullah Öcalan oturuyor. Ortaklardan birisinin yaptığı açıklamaları bugün gazetelerde okuduk. Süheyl Batum ise Anayasa konusunda Abdullah Öcalan ve hükümetin ortak anayasa hazırladığını” ifade etti. Anlayacağız bu yarım yamalak sızdırılan metin tam da muhalefetin işine yaradı.

Sızdırılan metnin içeriğine dönük bir şey yazmayacağım..Türkiye’nin önde gelen birikimli- tecrübeli yazarları ve TV yorumcuları zaten her satırını titizlikle masaya yatırarak kamuoyuyla paylaşıyorlar! Sadece dikkatimi çeken bazı konu başlıkların muhalefet için hazırlandığı..Bundan daha da mühimi görüşmelerin sızdırılma nedeni..Peki, ne hedefleniyor? Başta barışı akamete uğratmak ve AK Partiyi kamuoyu nezdinde bitirmek. Neden AK Partiyi bitirmek istiyorlar? Bol bol yol, köprü yaptığı için mi? Hayır! AK Parti hala rejime muhalif bir parti de ondan bitirilmek isteniyor. Çünkü onlara göre rejim demek, milliyetçilik başka bir deyişle, güç, nüfuz, itibar, para, mülk demek. Bu diktatörlüktür. Bu diktatörlüğü terör örgütleri üzerinden kamuoyuna korkutarak elde tutmak istiyorlar. Kim elden gitmesini ister ki! Bu yüzden bu ülkede elden gitmesinden korkulan ne laiklikti, ne vatandı nede dindi. Kurdukları rejimden sağladıkları nüfuzdu, çıkardı,güçtü,paraydı..

 

Epeydir maskeleri inmişti ancak bu barış süreci tümden maskeleri indirecekti. O yüzden barışa en yakın parti olan AK Parti hedefe alınıyor. Peki, AK Parti bunun farkında mı? Ben farkında olduğunu ve aynı kararlılıkla yoluna devam ettiğini düşünüyorum. Başbakan karşısındaki gücün farkında bu yüzden daha en başta  “biz bu yola beyaz kefeni giydik öyle çıktık” demişti şimdide gerekirse “baldıran zehiri içeriz” (bilerek Sokrates’e atıfta bulunarak) diyerek adrese teslim sözler sarf etmektedir. Yani başbakan başta olmak üzere bu ülkenin özgürlükçüleri Türkiye’nin özgür, demokratik bir hukuk devleti olabilmesi için yeni bir anayasanın gerekli olduğu yönünde hemfikirler. Ancak Ergenekon’un baş aktörlüğünü yaptığı ve asla çözülmesini istemediği Kürt sorunu buna engel. Bu yüzden ciddi bir barış sağlanmalı ve Kürt sorunu ortadan kalkmalıdır.

Bu ülkede Kürdüyle, Türküyle, Alevisiyle, Müslümanıyla ve Ermenisiyle birlikte özgürce yaşayabilmemiz için Kürt sorunun mutlaka çözüme kavuşması gerekmektedir. Ergenekon ise sürekli darbe yapmak ve rejimi sonsuza dek sürdürmek dolayısıyla bundan nemalanmak niyetinde. Bunun için Kürt sorunu canlı tutulmalı, gençler ölmeli, Aleviler ile Hanefiler kavgalı olmalı, başörtüsü laikliğe engel bir irtica sembolü olarak kalmalı, Ermeniler ise sürekli düşman ilan edilmeli vs. Kısacası farklı kesimler birbirinden ne kadar nefret eder ve ülkede ne kadar kaos olursa bundan hep Ergenekon zihniyeti kazançlı çıkmaktadır. İstenen de budur. Görüşmeleri sızdıran da bu amaçla sızdırmıştır. Başbakan ülkeyi bir teröristin eline bırakmak ve bölmekle suçlanacak ve bir hain ilan edilecektir.BDP’den konuyla bir açıklama yapan Selahattin Demirtaş; "Biz hiçbir zaman 'ben baldıran zehiri içmeye hazırım' diyen bir başbakana karşı komplo içerisinde olmayız. Böyle bir ahlaksızlık içerisinde olmayız. Bundan herkesin içinin rahat olması lazım” diyerek görüşmelerin BDP tarafından sızdıramadığını ifade etti. Ben ülkede hiçbir alanı boş bırakmayan Ergenekon’un birtakım köşe başlarına (buna BDP dahil tüm partiler ve kurumlar) yerleştirdiği bazı karanlık kişiler tarafından bu işin yapıldığını düşünüyorum. Bunun için kitap, gazete okumaya ve TV programları izlemeye gerek yok tecrübeli her Türk vatandaşı bunu artık tahmine edebilir.

İmralı’da ihale AK Parti’ye  kalır mı diye sormuştum başlıkta..Hayır, ihale Ergenekon’a kalacak..Artık bu zihniyet bu ülkede yaşayanların zekasına hakaret etmekten vazgeçsin..Karşılarında eskiden olduğu gibi her türlü komploya kanacak insanlar yok artık. İnsanlar kimlerin samimi olduğunu ve gerçekten barış, huzur ve özgürlük istediğini çok iyi tahlil edebiliyorlar. Bu ülkede isteseler de istemeseler de, barış sürecini akamete uğratmak için her türlü yola başvursalar da herkesimden insanın iradesiyle yeni bir anayasa yazılacak.Zaman Kürtlerle Türklerin dayanışma zamanıdır.Bu sürecin ne kadar etkili olduğunu yapılan bu son saboteyle artık daha iyi anladık.Demek ki iş ciddi.Şimdi barış sürecini daha fazla sahiplenmeli ve 19 yüzyıldan kalma partilerin söylemlerini aldırmamalıyız..

 

http://sivildusunce.com/Imralida-ihale-AK-Partiye-kalir-mi.html