Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu -BDDK son döviz verisi perşembe gününe ait. 08 Mart günü 252,1 milyar dolar olan yabancı para-YP mevduatları 18 Mart perşembe günü 255,8 milyar dolara yükselmiş.  

CDS seviyesi 300’lerdeyken 3,7 milyar dolar döviz alan vatandaşlar meğerse pazartesi ve salı günü döviz satışına geçmişler.  

Hem de CDS seviyemizin 450’lere çıktığı dönemde. 

Peki, vatandaş çok mu büyük kazanç elde etti de döviz sattı?  

Son 1 haftada ortalama 7,55 liradan 3,7 milyar dolar döviz alan vatandaşlar meğerse azıcık kazanca hemen satışa geçmişler.  

Borsa endeksinin sadece 2 günde yüzde 17 değer kaybettiği atmosferde, tahvil faizlerinin yüzde 14,0’lerden yüzde 19,0’un üzerine çıktığı bu iki günde vatandaş döviz satmış.  

Çok ilginç... 

***

Hatırlarsanız 2019 başından Berat Albayrak’ın gidişine (affının kabul edilişine) kadar kamu bankaları döviz piyasalarında satışlar yapıyordu.  

Bu dönemde Merkez Bankası bankalardan swap yolu ile döviz almış ve bu dövizlerde piyasaya satılmıştı. Toplam 128 milyar dolarlık satışın hala izi bulunamazken yeniden ilginç döviz satışının gündeme gelmiş olması da ilginç olsa gerekir.  

Nasıl ki, yüksek faiz oranı enflasyonu da yükseltir teorisi yeniden Merkez Bankası yönetim değişimi ile geri geldi ise, benzer şekilde ilginç döviz işlemleri de gündemimize geri gelmiş oldu.  

Hayırlı olsun... 

***

Dün Merkez Bankası eski baş ekonomisti Hakan Kara çok önemli bir paylaşımda bulundu. Londra swap piyasasında TL faizini anormal yükselterek kuru düşürmek, hastayı buzlu suya sokarak ateşini düşürmeye benzer dedi. Aslında ateş geçici düşer ama hastalık vücutta kaldığı için sonrasında ateş daha da yükselir diye ekledi.  

Aslında olanları izah eden çok güzel açıklama.  

Geçen yıl ağustos başında da Londra swap piyasasında TL faizleri yüzde 1000’lerin üzerine çıkmıştı. O günlerde 6,90’larda seyreden dolar/TL kuru 8,50’ye kadar bir yolculuk yaptı.  

Acaba dün Londra swap piyasasında terse getirdiğimiz ve yüzde 9000’lere çıkarttığımız TL faizleri bize nasıl yansıyacak? Yani alternatif kur fiyatı olarak söylüyorum bunu... 

TL’ye yüzde binlerle faiz verip döviz almak istemenin bir süre sonra Türkiye’de maliyet yansımasından bahsediyorum.  

Bekleyip göreceğiz elbette... 

***

Tekrar içeriye dönelim.  

Geçen yıl CDS risk göstergemiz 500’lere geldiğinde 8,50’de bile fiyata bakmadan döviz alan vatandaşlarımıza dün-önceki gün ne oldu da döviz sattılar? 

Millet döviz sattı deniliyor mama milletin bu sattıkları dövizden bilinçli haberleri de var mı acaba? Ya da telefonla mı satıldı dövizler?  

Bilemiyoruz tabii. Ama geçen hafta Devlet Bahçeli olmak üzere, Cumhurbaşkanı ve yeni eski Bakanlar peş peşe “serbest piyasadan” yana olduklarını açıkladılar.  

Herkes serbest piyasadan yana olduğunu açıklamaya başladı ise, bu açıklamalar da ilginç geliyor bana. Neden birdenbire serbest piyasadan yana olunduğu açıklanır ki?  

***

Sadece 3 gün önce 6 lira olan Akbank hissesi şimdi 4,80 lira. Yine 3 gün önce 8,80 olan Garanti Bankası hissesi şimdi 7,20 lira.  

Borsa endeksinde ve içerisinde de yabancı payı ağırlıklı bu hisselerde yaşananlar, elbette yabancının Türkiye’ye bakışını gösteren birer barometredir. Acaba yabancı gözünde bu derece artan riski yerli döviz sahipleri ilginç şekilde şimdi neden göremedi? Nasıl bir anda döviz satışına geçtiler?  

İnsan gerçekten hayret ediyor. Bir toplumun dövize bakış karakteri uzun yıllar hiç değişmiyor ama son iki günde bir anda değişiveriyor.  

Ve bu değişim zamanı da risklerin arttığı, yabancının kaçtığı ve kurların emsal piyasalara göre geride kaldığı bir anda oluyor.  

İktisat literatüründe olmasa bile sosyolojik ve psikolojik bir analiz de gerekebilir. En azından biz iktisat kısmını yazıp buraya bırakalım.  

İlerleyen günlerde de görüşürüz diyerek... 

  • Abone ol