• 27.04.2021 06:32
  • (119)

Merkez Bankası Başkanının son konuşmasından iki bölüm:

Bankaların, piyasaların ihtiyacı olan TL’yi Merkez Bankası karşıladı. ‘Merkez Bankası’nın kaybolan rezervleri’ diyorsunuz ya, o rezervler sadece yer değiştirdi. Merkez Bankasının rezervleri varlık ve yükümlülük olarak yer değiştirdi.”

Şimdi kendinize sorun: Varlığınızın mı olmasını istersiniz, yoksa eksi yükümlülüğe mi düşmek ister misiniz?

Evet, Merkez Bankasında hala döviz var. Hatta altın rezervi de bulunuyor. Ama eskiden 120 TL’si varken bunun 70 lirası bankaların verdiği para örneği gibi yükümlülüktü. Kalan 50 TL ise Merkezin öz be öz dövizini oluşturuyordu.

Şimdi yine brüt rezerv denilen bir döviz var ama artık varlıkta görülenler de bir yükümlülük oldu. Yani şimdi kasada 70 TL gözüküyor ama artık yükümlülükler 120 TL oldu. Kalan 50 TL ise sizin öz be öz borcunuzu oluşturuyor.

Durum budur.

Net varlıklar gitmiş ve yerine net borçlar gelmiştir. Yani yükümlülükler..

İşte değişen budur diyor sayın başkan.

***

Başkanın konuşmasında bir bölüm daha var ki, asıl durumu özetleyen yer orası. Bakın konuşmayı tane tane aşağıda veriyorum:

Yurtdışı yerleşikler ucuz ya da pahalı alıp parasını gününde gitmiştir. Türkiye hiçbir şekilde bir temerrüde düşmemiştir. Bunun sağlıklı işlediğini şuradan görebiliriz: Daha sonra faiz yükseldiğinde yabancılar yine gelmiştir. Başkan değişikliğinden sonra alıp yine gitmiştir... Bazı şeyleri tartışabiliriz ama insanlar Türkiye’ye istediği zaman parasını getirip istediği zaman da parasını alıp gideceği bir ortamın olduğunu biliyor ve yaşıyorlar.”

Şimdi konuyu çözelim:

Faiz yükseldiğinde yabancılar gelmiştir” bölümü: Naci Ağbal’ın Kasım 2020’de MB Başkanlığına getirilmesi sonrası faizler reel olarak yükselmiştir. Reel faiz ve kararlı MB tutumu sonucu yabancılar yeniden gelmeye başlamıştır.

(Grafikte görüldüğü gibi Naci Ağbal koltuğa oturunca aylık DİBS ve Hisse senedi alımları pozitife yükselmiştir.)

tablo-001.jpg

Şimdi gelelim ikinci kısma.

Başkan değişikliğinden sonra alıp yine gitmiştir (Yabancılar)”

Sizce grafikte görüldüğü gibi yabancıların yüksek faiz devam etmesine rağmen BAŞKAN değişikliği ile yine gittikleri dönem ne zamandır? Elbette Naci Ağbal’ın gitmesi ve Kavcıoğlu’nun gelmesidir.

Bir Merkez Bankası Başkanı düşünün ki, kendisinden önceki başkan döneminde yabancıların geldiğini ama kendisinin koltuğa oturması ile yabancıların gittiğini söylesin.

Ben sadece tebrik ediyorum.

BETON TUTKUSU

Varlıktan yükümlülüğe geçmenin ardından bir de araziden arsaya geçmemiz gerekiyor. Zaten varlıktan yükümlülüğe geçmemizin en güçlü nedeni beton sevdası değil miydi?

Konut faizlerinin mevduat faizlerinin bile altına düştüğü günleri yaşamıştı ülkemiz.

Fabrikaların yerine AVM yapınca kazandığımızı sandık. Oysa bugün TL değersiz bir para olmasına ve ekonomi durgunlaşmasına rağmen cari açık veriyoruz.

Ülkemizin içeriden içeriye üretim gücünü bitiren bir beton aşkımız var. Hatta toprağı-araziyi tarım ve gıda üretimi olarak görmek yerine arsa-konut olarak görebilme sevdamız var.

Sözler maneviyat icraat ise maddiyat.

Sonuç ortada…