• 29.04.2021 05:54
  • (91)

İBB yeni Halk Ekmek büfesini Üsküdar’da kurarken, engel çıkaran Üsküdar Belediyesi’ne bir annenin feryadı: “Biz de istiyoruz sıcak ekmek yemeyi... Yeter artık ya, insanları canından ettiniz. Kuyruklarda bekliyoruz saatlerce. Yöneticiler bir de siz gelin şu kuyruklara...” 

Kuyruklar ülkesi olacağız dediğimde “Muhaliflik, hainlik yapıyorsun” diyorlardı.  

Hatta şunu söyleyeyim: Mevcut yönetim anlayışı sürerse ileride kuyruğa girecek ürün de olmayacak. Bunu da not edin bir kenara. 

Mesele bu değil. 

Mesele yaşadığımız paradoks. 

Hala anketlerde iktidar ittifakı önemli oy oranını gösteriyor. Bu müthiş bir başarı.  

Artık toplum ekonomik yoksulluğu, açlığı, sefilliği, işsizliği cezalandırmıyor. Aç kalırım, işsiz kalırım, sefil kalırım, perişan olurum ama oy tercihimi değiştirmem diyor.  

Bakın önceki gün IMF verileri açıkladı: Dünyada gelirine oranla kendi halkına en az destek çıkan 3 ülkeden biri oldu Türkiye. Burada zenginlik meselesi eğil, gelire oranla destek hesaplanıyor.  

Rakamlara göre Milletine zırnık vermemiş ülkelerden biriyiz.  

Ama aynı aylarda, haftalarda ve günlerde aklımız fikrimiz Kanal İstanbul olmuş. Mesela Cumhurbaşkanı Erdoğan inatla yapacağız ve bu yazın da temelini atacağız diyor.  

Millete para yok  

ama  

Kanal İstanbul’a para oluk oluk... 

İşte bu paradoksal duruma rağmen oy paradoksu da ilginç. 

***

Rize İkizdere’de benim annem, anneannem gibilerinin seslerini duyuyorum. “ala belanuzu versun” diyordu teyze.  

Kime karşı... Kime karşı yeşilini, deresini, ormanını koruyorlar? Cengiz İnşaat... 

Kim o? Rizeli... Mesut Yılmaz zamanında aşina olduk ve artık Türkiye’nin kamu ihale kralı. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan nereli? Rizeli... 

Oylar kime verilmiş: Nerede ise tamamı Cumhur İttifakına 

Ama olsun. Bizlerin görevi Milletin bilinçli olmasa bile hakkını, hukukunu savunmak durumundayız.  

Durumu anlatmak zorundayız.  

Yoksa biz de ileri yıllarda “bi şey yapın, arkadaş bi şey yapın. Çocuklarınız burayı görmek istiyorsa bi şey yapın” demeye başlarız.  

***

Esnaf Odası Başkanı Bendevi Palandöken sanırım son cesaret ile konuştu: “Biz krediyi aldık ödeyemiyoruz. Elektrik, su, doğalgazda, kirada en azından yanında çalışanın sigortası devlet tarafından yatırılacak. Bir 10 bin lira sektörüne göre 5 bin liradan hibe destek verilecek. Yani bitme noktasına geldi.” 

TÜSİAD Başkanının işsizlik ve hayat pahalılığı geleceğimizi tehdit eder duruma geldi sözü de önemli.   

İç politika olsun, dış politika olsun her nedense çok başarısız sonuçlar elde ediyoruz. Rusya turist konusunda Türkiye’ye uçuşları yasaklarken Mısır’ı tercih ediyor. 2015 yılından beri uçmadığı Mısır’a yeniden uçuşları başlatıyor.  

Haziran sonrası için ise tur operatörlerine Türkiye için uyarı vererek Tanzanya ile eş değerde tuttuğunu gösteriyor. Rusya Başbakan Yardımcısı Golikova, tur şirketlerine çağrıda bulunarak Türkiye’ye ve Tanzanya’ya 1 Haziran’dan sonraki dönem için yetkililer karar verene kadar tur satışı yapılmamasını söyledi. 

Bunlar acı gelişmeler.  

Rusya PKK’yı terör örgütü olarak tanımıyor. Sözde Ermeni soykırım iddiasını yıllar önce tanımış bir ülke ama biz hala ABD karşısında Rusya’yı aklımızdan çıkartamıyoruz.  

***

Saraylarımız müthiş... 

Altın veya altın renginde koltuklar, musluklar, odalar... Bahçeli ile Erdoğan’ın iftar görüntüsü verdikleri o salon mesela.  

Bir de Üsküdar meydanında “Sıcak ekmek yemeyi biz de istiyoruz” diyen vatandaş ya da anne... 

Uçaklarımızın sayısı 13 ya da 14 mü bilmiyorum ama daha bu yıl yeni yeni makam araçları da alındı.  

Ama “bi şey yapın, bi şey yapın yoksa buralar gidecek” diyen İkizdereli vatandaş... 

Tam bir paradoks ülkeyiz.  

Yaprak döker bir yanımız 

Bir yanımız bahar bahçe...