• 16.04.2019 00:00

 “Seçimlerin başlamasından bitimine kadar, seçimin düzen içinde yönetimi ve dürüstlüğü ile ilgili bütün işlemleri yapma ve yaptırma, seçim süresince ve seçimden sonra seçim konularıyla ilgili bütün yolsuzlukları, şikayet ve itirazları inceleme ve kesin karara bağlama” görevi Yüksek Seçim Kurulunundur (Any., m.79).

Bu düzenleme çerçevesinde YSK, “görevlerini yerine getirirken ve yetkilerini kullanırken bağımsız ve tarafsızdır. Hiçbir organ, makam, merci veya kişi Kurula emir ve talimat veremez” (7062 sy. K., m.3). Yerel seçim sonuçları üzerine il seçim kurulu kararlarına karşı itirazı, 298 sy.lı K. md. 130 ayrıntılı biçimde düzenliyor. YSK, il seçim kurul kararlarına karşı itirazlar üzerine nihai kararını verir. 6 kalemde toplanan itiraz ve süreleri dışında bir de “olağanüstü itiraz” öngörülüyor. İki itiraz türü arasındaki başlıca fark, süreye ilişkin: 3 gün ve 7 gün. “Oy verme günü işlemlerine ait kararlara karşı DERHAL” itiraz edilir.

Bunun dışında itirazlar, itiraza konu durumların ortaya çıkmasından veya öğrenilmesinden itibaren 3 gün içinde yapılır. Sürenin başlangıcı konusunda, seçim sonuçlarına ilişkin “il birleştirme tutanağı” esas alınmakta: “İl birleştirme tutanağının düzenlenmesinden sonraki üçüncü gün”.

OLAĞANÜSTÜ İTİRAZ

“Şu kadar ki; …tutanağın düzenlenmesinden sonra (7) gün içinde seçimin neticesine müessir olaylar ve haller sebebiyle yapılan itirazlar, seçimin sonucu hakkında karar vermek yetkisine sahip olan kurullarca, seçimin neticesine müessir görüldüğü takdirde…”

Şu halde, ‘seçim sonucunu etkileyecek durumlar’, ancak olağanüstü başvuru konusu olabilir.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı İl Birleştirme Tutanak Özeti 1 Nisan 2019 tarihli olduğuna göre, il genelinde İst. İl Seçim Kurulu kararlarına karşı YSK’ye itiraz süresi 8 Nisan günü saat 17.00’de sona ermiş bulunuyor.

“SAHTE, HAYALİ SEÇMEN YOK”

YSK Başkanı Sadi Güven’e ait (22.1.19) olan bu sözler, 13.12.18’de başlatılan çalışmaların ardından dillendirilmiş ve 31.3.19 akşamına kadar, seçimlerin, seçim hukuku çerçevesinde düzen içinde cereyanı ile teyit edilmiştir.

Gerçekten, 298 sayılı yasa gereğince seçim sandıkları öncesi çok ayrıntılı ve titiz çalışmalar yapıldı. Seçim günü, oy kullanma işlemi ve sayım işlemleri de sorunsuz gerçekleştirildi.

SORUN NE ZAMAN BAŞLADI?

Açılan sandıklardan çıkan oylar kamuoyuna yansıtılmaya başladığı saatlerde, seçme ve seçilme haklarını zedeleyen üç eylem kayda değer:

  • AKP Genel Başkanı, CB sıfatıyla konuştu (s. 22.15)
  • AA, oyların dağılımına ilişkin haberleri durdurdu (31 Mart s.23.20- 1 Nisan s.13.00)
  • İki Bakan, İst. BBB adayı Yıldırım’ı ziyaret etti.

‘Konuşma, yayın durdurma ve ziyaret’, Büyükçekmece operasyonu için ilk “partizan ve resmi” adımlar olarak teyit edilmiş bulunuyor.

BÜYÜKÇEKMECE OPERASYONU

İst. BBB seçimlerini kaybeden AKP ve arkasındaki devlet güçlerinin kolluk yoluyla başlatmış oldukları ev baskınları, sadece konut dokunulmazlığını ve özel yaşama saygıyı güvence altına alan anayasal hakları değil, seçme ve seçilme haklarından çocuk haklarına uzanan geniş bir hak ve özgürlükler yelpazesini ihlal edici…

Ulusal ölçekte ise, medya yoluyla da, kamuoyunda ‘sürekli algı operasyonları’ yürütmekte iktidar müptelası zevat. Seçim sonuçlarını kabul etmemek için, 31 mart gecesinden bu yana Anayasa dışı yol ve yöntemler kullanarak YSK yoluyla ‘başkanlık koltuğu’ na oturmaya çalışanlar, ülkemizin demokratik siyasal kazanımlarını da yok etme gayretkeşliği içinde. Bu nedenle, YSK’nin kararını, “yasa, Anayasa ve hukuk” çerçevesinde vermesi, Türkiye’nin bugünü ve geleceği açısından yaşamsal bir önem taşımaktadır.

YSK, hukuk yoluyla demokrasi bekçiliğinde tarihsel bir misyon ile karşı karşıya. Bekliyoruz.